Yüce Allah, insanı karakter, sorumluluk, üstünlük ve kabiliyet bakımından diğer varlıklardan farklı biçimde yaratmış ve yeryüzünün halifesi yapmıştır. İmanın gereğini yaşayabilmek, Allah ve Rasûlü’nün emrettiği şekilde kâmil mü’min olabilmek için Kur’an ve Sünnet’te tavsiye edilen pek çok husus bulunmaktadır. Bir kişinin kâmil mümin olup olmadığını anlamak için onun Allah ile, insanlarla ilişkilerine bakmamız gerekmektedir.
Allah ile ilişkilerde kâmil müminin en önemli vasıfları iman, tevekkül, teslimiyet, sabır ve şükürdür. Kamil mü’min, dinini en güzel şekilde temsil eden, çevresine en güzel örnek olan, ahlakı en güzel olan insandır. Kamil mümin herkesle güzel geçinir, herkese karşı saygılı olur velhâsıl kendisine kötülük edeni affeder, mütevazi olur. Söz ve davranışlarıyla sadece müminlere değil, herkese örnek olmaya özen gösterir. Bu yazımızda konuyla ilgili olarak Mü’minun Suresi’nin ilk ayetlerini incelemeye çalışacağız. Bu ayetin nuzül sebebine baktığımızda şu rivayete rastlamaktayız:
Hz. Ömer’den rivayet edildiğine göre Resulullah s.a.v. şöyle buyurmuştur: “Bana on ayet indi. O ayetlerle amel eden cennete girer” [1] buyurdu ve Mü’minûn Sûresi’nin bu on ayetini okudu: “Gerçekten müminler kurtuluşa ermiştir. Onlar ki, namazlarında huşu içindedirler. Onlar ki, boş ve yararsız şeylerden yüz çevirirler. Onlar ki, zekâtı verirler. Onlar ki, iffetlerini korurlar. Ancak eşleri ve ellerinin sahip olduğu hariç. (Bunlarla ilişkilerinden dolayı) kınanmış değillerdir. Kim bunun ötesine gitmek isterse, işte bunlar, haddi aşan kimselerdir. Onlar ki, emanetlerine ve ahidlerine riayet ederler. Ve onlar ki, namazlarını muhafaza ederler. İşte asıl bunlar varis olacaklardır. (Evet) Firdevs (Cennetin)’e varis olan bu kimseler orada ebedi kalıcıdırlar.” [2]
Kurtuluşa eren ‘Müminler’ Hz. Muhammed’in (s.a) mesajını kabul edip, Onu rehber edinerek gösterdiği yolda gidenlerdir. Bu ayetleri göz önünde bulundurarak bu vasıflara sahip olan müminlerin kurtuluşa erecekleri ifade olunmaktadır.
1. Namazlarında Huşû İçindedirler;
Namaz, imandan sonra en önemli olan İslam’ın beş esasından biridir. Bu nedenle Peygamberimiz, kulun kıyamet günü ilk önce namaz ibadetinden sorgulanacağını bildirmiştir. [3] Huşû, sözlükte sessiz ve sakin durmak, hakka boyun eğmek gibi anlamlara gelir. Terim olarak ise Allah’ın huzurunda derin bir saygı ile durmak demektir. Allah’ın kendisini gördüğüne inanan kimse O’nun huzurunda dururken başka hiçbir şeyle ilgilenmez. İşte namaz böyle huşû içinde kılındığı zaman makbul olur ve insanın duygu ve düşünceleri üzerinde etkili olur.
2. Boş ve Yararsız Şeylerden Yüz Çevirirler;
Ayette geçen “lağv”, sözlük anlamıyla; yararı olmayan şey demektir. Müminler böylesi şeylere önem vermemelidirler. Kâmil mümin kendisine bir görevin verildiğini bilir ve omuzlarında sorumluluğunun yükünü hisseden kişidir, dünya onun için bir imtihan yeri ve hayat da bu imtihan için ayrılmış sınırlı bir süredir. Kâmil mümin hayatının her anını yararlı ve nihaî sonuca götürücü işlerle geçirir, doğru düşünür. Peygamberimiz: “Boş ve faydasız işleri terketmek, kişinin İslâmiyetinin güzelliğindendir.” [4] diye buyurarak kişinin âhiretine faydası olmayan boş ve yararsız şeylerden yüz çevirmesi ve yararlı olan şeylere yönelmesini teşvik etmektedir.
3. Zekâtlarını Verirler;
Zekât, malî ibadetlerimizdendir ve İslâm’ın beş temel ibadetinden biridir. Zekât bir arınma şeklidir, insanların da arınmaya ihtiyacı vardır.
4. İffetlerini Korurlar;
İffetli yaşamak müminin özellikleri arasındadır. İnsanların bir takım tabii ihtiyaçları vardır. Cinsi ilişki de bunlardan birisidir. Bu ihtiyacın meşru bir şekilde yerine getirilmesi dinimizin emirleri arasındadır. Bunun meşru yolu nikâhtır. Erkekle kadının kendi rızaları ile şahitler huzurunda evlenerek aile kurmalarıdır. Peygamberimiz: “Gençler! İçinizden evlenmeye gücü yeten evlensin. Zira evlenmek, gözleri (haramdan) daha çok korur, iffeti daha çok muhafaza eder.” [5] diye buyurarak evlenmenin iffeti korumanın bir yolu olduğuna vurgu yapmaktadır.
5. Emanetlerine ve Ahitlerine Riâyet Ederler;
Müslümanın en belirgin özelliği güvenilir ve dürüst olmasıdır. Peygamberlerde bulunması gerekli sıfatlardan birisi dürüstlük, diğeri de güvenilir olmaktır. Bizler Peygamber olmadan once bile El Emin yani güvenilir sıfatına sahip olan bir Peygamberin ümmetiyiz, o halde kâmil mümin olmayı arzu ediyorsak emanete ihanet etmemeli ve ahidlerimizi yerine getirmeye çalışmalıyız.
6. Namazlarını Muhafaza Ederler;
Bu surenin ilk ayetinde huşu ile namaza vurgu yapılırken, birkaç ayet sonra “namazlarını muhafaza ederler” ayetinin gelmesinin ayrı bir hikmeti vardır. İlk ayette namazı derin bir saygı ile kılarlar buyurulmuş, sonra da namaza özen gösterirler denmiştir. Namazın bu âyet-i kerimelerde iki defa anılmış olması namazın önemini gösterir.
Mü’minun Suresi’nin ilk ayetlerinde belirtilen vasıflara sahip kişilerin Firdevs Cenneti’ne varis olan bu kimseler orada ebedi olarak kalacakları müjdesi verilmektedir. Ne mutlu bu ayet-i kerimelerin gereğini yerine getirenlere ve bu ayetlerde belirtilen vasıfları taşıyan kamil müminlere…
[1] Tirmizî, Kitabu Tefsiri’l-Kur’an, 24
[2] Mü’minûn, 23/1-11
[3] İbn Mace, Salat, 202
[4] Tirmizî, Zühd, 11
[5] Buhârî, Nikah, 2












