Kuzey Makedonya’nın Kalkandelen (Tetovo) şehrindeki Osmanlı mirası Alaca Cami, zarafetiyle ender tarihi yapılardan biri olarak gösteriliyor.

Kalkandelen’i ortadan bölen Pena Nehri’nin yakınında bulunan cami, ihtişamlı görünümüyle adeta tarihe meydan okuyor. Duvarlarındaki dekorasyonundan dolayı Alaca adını alan cami, “Paşa Camisi” olarak da biliniyor.

Hurşide ve Mensure kız kardeşlerin çeyiz paralarını bağışlayarak 15. yüzyılda yaptırdığı rivayet edilen cami, iç ve dış cephe süslemeleriyle ziyaretçilerinin ilgisini çekiyor.

Avlusunda, kız kardeşlerin türbelerinin de bulunduğu Alaca Cami, 19. yüzyılda Abdurrahman Paşa tarafından büyük bir tadilattan geçirilerek bugünkü görünümüne kavuşturuldu.

Sanat harikası olarak tanımlanan caminin resim, süsleme ve bezemelerinin uzun süre dayanması ve canlılığını koruması için tadilatı sırasında 10 binlerce yumurta kullanıldığı sanat tarihi kaynaklarında belirtiliyor. 

Kare planlı olarak yapılan caminin giriş bölümünde üç tarafı açık, üstü mahfil bölümüyle kapalı son cemaat yeri bulunuyor. Mahfil, yarım küre şeklindeki üç balkon ile harime açılıyor. Kiremit kaplı çatı ile örtülü olan cami, bu haliyle daha çok klasik ev mimarisinde kullanılan çatı tipine benziyor.

AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan cami imamı Emir Kasami, camiyi Osmanlı tebaasından Hurşide ve Mensure kız kardeşlerin 1495 tarihinde yaptırdığını söyledi. 

Kasami, caminin depremlerden zarar görmesinin ardından 1883 yılında Abdurrahman Paşa tarafından onartıldığını belirterek, “Abdurrahman Paşa camiyi külliye şeklinde tekrar yaptırdı. Cami ile ilgili bilgiler giriş kapısının üzerindeki kitabede yer alıyor. Abdurrahman Paşa’nın, ‘Bu camiyi Kur’an okutmak ve hafız yetiştirmek için yaptım.’ ifadeleri kitabede yer alıyor.” dedi.

Camide bulunan Kabe tasvirinin 1800’lü yıllarda yapıldığını dile getiren Kasami, o dönemde yaşayan ve hacca gidip gelmiş bir ressamın Abdurrahman Paşa’nın izniyle Kabe’nin resmini cami duvarına işlediğini anlattı.

Kasami, Alaca Cami’nin benzerini daha önce görmediğini ifade ederek, süslemeler arasında bulunan köşk ve konak resimlerinin Endülüs medeniyetinden esinlenerek yapılmış olabileceğini aktardı. 

Caminin, bölgenin en önemli tarihi eserlerinden biri olduğunu söyleyen Kasami, “Salgın öncesi özellikle Türkiye’den günlük 10 otobüs ziyaretçi camiyi görmeye gelirdi ancak salgınla birlikte bu sayı azaldı. Günümüzde tekrar yavaş yavaş camiyi görmeye gelenler oluyor.” dedi.

AA

Önceki Haber

ABD: Bosna Hersek’in bölünmesine ilişkin tehditler kabul edilemez

Sonraki Haber

Kosova otobüsü Hırvatistan’da devrildi: 10 ölü