Hırvatistan’da ilkokullarda uygulanan “Medijski jak – kao superjunak!” programı kapsamında yapılan araştırma, medya okuryazarlığı eğitimi alan çocukların internet ortamındaki manipülasyon, siber zorbalık ve gizli reklamları çok daha iyi ayırt edebildiğini ortaya koydu.
Zagreb’de açıklanan sonuçlara göre, medya eğitimi alan öğrenciler; medyanın rolünü, reklamların etkisini ve internette gizliliğin önemini daha iyi kavrıyor. Aynı zamanda bu öğrenciler, çevrim içi şiddeti ve yanıltıcı içerikleri akranlarına kıyasla daha başarılı şekilde tanıyabiliyor.
Araştırma; Zagreb, Sisak, Krnjak ve Sv. Martin pod Okićem’deki ilkokullarda eğitim gören 115 öğrenci üzerinde gerçekleştirildi. Çalışmada, programa katılan öğrenciler ile medya okuryazarlığı eğitimi almayan öğrenciler karşılaştırıldı.
Reklamları Anlamada Büyük Fark
Program kapsamında eğitim alan öğrencilerin yaklaşık %95’i reklamların amacını doğru şekilde açıklayabilirken, bu oran eğitim almayanlarda %57,6’da kaldı.
Ayrıca medya okuryazarlığı eğitimi alan öğrencilerin %90’dan fazlası hangi içeriklerin reklam olarak sunulabileceğini bilirken, bu oran diğer grupta yalnızca %16,9 olarak ölçüldü. Gizli reklamları tanıma konusunda da eğitim alan öğrencilerin belirgin şekilde önde olduğu görüldü.
Dijital Bilinç ve Eleştirel Yaklaşım Gelişiyor
Eğitime katılan öğrencilerin neredeyse tamamı, arama motorlarında çıkan ilk sonucun her zaman doğru olmayabileceğinin farkında. Aynı zamanda internet içeriklerinin manipülatif olabileceğini biliyor ve dijital ayak izi ile güçlü şifre kullanımı gibi konularda daha bilinçli hareket ediyor.
Siber Zorbalık Konusunda Daha Duyarlılar
Araştırma, üç yıl boyunca programa katılan öğrencilerin siber zorbalığı tanıma ve buna karşı doğru tepki verme konusunda da daha bilinçli olduğunu ortaya koydu. Bu öğrencilerin, çevrim içi şiddeti yetişkinlere bildirme ve mağdur arkadaşlarını koruma konusunda daha istekli olduğu belirtildi.
Eğitimciler, bu tür programların çocukların sadece teknolojiyi kullanmayı değil, aynı zamanda eleştirel düşünmeyi, sorumlu davranmayı ve dijital ortamda güvenli kalmayı öğrenmeleri açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekti.
Uzmanlar, medya okuryazarlığının eğitim sistemine daha sistematik şekilde dahil edilmesi ve aileler ile kurumların bu süreçte birlikte hareket etmesi gerektiğini vurguluyor.











