Irk Vırk, Zulüm Mulüm
Size “Bir bayan olarak ayakkabı numaram 40-41 olduğu için gurur duyuyorum” veya “Kan grubumun A oluşu beni üstün ediyor” veya “Boyumun şu kadar olup da şu kadar olmaması beni ben ediyor” veya “Ne mutlu domates
Size “Bir bayan olarak ayakkabı numaram 40-41 olduğu için gurur duyuyorum” veya “Kan grubumun A oluşu beni üstün ediyor” veya “Boyumun şu kadar olup da şu kadar olmaması beni ben ediyor” veya “Ne mutlu domates
"TIME BALKAN"Haber Protalı’nın saygıdeğer okurları. Sizlere Türkiye'min Manisa Şehrinden yazıyorum. Benim adım Araştırmacı- Yazar ve Gazeteci Ilber Şiyak. Bundan böyle Rumeli Türkleri ve Göç konusunda ki araştırmalarımı, makalelerimi ve yazmış olduğum kitaplarımı sizlerle bu köşemden paylaşacağım. Bana
1. Bir Nisanı geride bırakalı çok oldu ama ülkedeki bir Nisan şakaları bitmiyor. Her gün yeni bir bir Nisana uyanma ihtimaliniz sabah ölü olma ihtimalinizden daha yüksek. Yeni bir Nisan şakasını açıklıyorum gençler hazır mısınız?
e güzel bir atasözüdür, “Yiğit er meydanında belli olur”. Yiğit, bir sıfattır. Çoğu zaman erkek çocuklara takılan bir isim olsa da sıfat olarak hem kadına hem erkeğe, hem çocuğa hem yaşlıya yakışır. Yiğitliğin bir yaşı
Çocukluğumuzdan da hatırlıyoruz: Birçok dost arasında birini en yakın dost, arkadaş, kanka seçiyorduk. Sırlarımızı, aşklarımızı, hayal kırıklıklarımızı, kızgınlıklarımızı onunla paylaşıyorduk. Annemiz bizi azarladığında, testlerimizde birkaç eksik puandan şüphelendiğimizde, derse istediğimiz gibi hazırlanmadığımızda, sığınağımız o arkadaş
“10 yaşındaydım. Köyde doğup babaannem, dedem, babam ve halam ile orada yaşamıştım. Annem ben daha bebekken ölmüş. Birkaç fotoğrafı vardı ve onu hayalimde canlandırmama yetiyordu. Mutlu bir çocukluktu. Köy hayatını hiçbir şeye değişmezdim. Yeşil ile
Bazen, bazı yazıları yazarken, yaşadığım ülkeye yabancı bir gözle bakmaya çalışıyorum. Belki o gözle bakarsam neyi anlatmam gerektiğini daha iyi görebilirim diye düşünüyorum. Ancak bu düşünce birkaç kelime yazdıktan sonra tamamen yön değiştiriyor ve içerden
Bir eğitim yılı daha sona erdi ve bir jenerasyon daha elimizden kayıp gitmek üzere. Yıllarca bu ülkede benliğinden vazgeçmeden yaşayan biz Türkler bir türlü hakettiğimiz eğitim standartlarına ulaşamıyoruz. Özellikle son yıllarda dilimize dolanan ve bir
Bir bayrama daha kavuştuk çok şükür. Ramazan ayının hüznü ve yaşlıların gözlerindeki derin bakış yüreğimizi biraz acıtsa da, gönlümüzde o güzel dua var: “Seneye tekrar bizi Ramazana kavuştur Allah’ım.” Orucun yorgunluğu olmaz tabii, ama biz
Alemlere rahmet olarak gelen Efendim’i (s.a.s) nasıl anlatsam diye derin düşüncelere dalıyorum. Okyanusun ortasında menzilini kaybetmiş bir gemiye benzetiyorum düşüncelerimi. Çaresiz kalan, menzilini bulamayan gemi gibi oluyor düşüncelerim. Nasıl başlasam anlatmaya, kelimeler yetmezken? Ya Rabbim,