Saruhan’dan Rumeli’ye Gönül Köprüleri

” Geldik bir zaman Sarı Saltuk’la Asya’dan,

Bir bir Diyar-ı Rum’a dağıldık Sakarya’dan.”

Üsküp’lü Şair Yahya Kemal Beyatlı’nın bu dizelerinde dile getirdiği gibi; Orta Asya’nın Bozkırlarından kalkıp önce Anadolu’yu ve daha sonraları Rumeli coğrafyasını nasıl yurt haline getirdiğimizi bizlere en güzel sözlerle ifade ediyor.

Ben yıllardır yazdığım makale, köşe yazıları ve kitaplarımda Rumeli’nin fethi ve iskan hareketlerini ve Anadolu’ya gerçekleşen göç hareketlerini yazdım. “Saruhan’dan Rumeli’ye Gönül Köprüleri” isimli son kitabımda sizlere bu kez değişik konuları anlatmaya çalıştım.

Rumeli’nin bilinmeyen tarihini ve Saruhan Diyarından Rumeli’ye gerçekleşen fetih ve iskan hareketlerini , Akıncı Beylerini , Gazi Dervişleri anlattım. Sizlere “Rumeli” dedikleri Ecdat Diyarının kalbi Üsküp’ün Türkler tarafından fethedilmesini anlatacağım.

Ancak öncelikle Rumeli Diyarını tanımamız gerekmektedir.

Bizler; Rumeli’yi , Balkanları ve özellikle yaklaşık 600 yıl hükmettiğimiz, yurt bellediğimiz, aslında Anavatan olarak yitirdiğimiz bu coğrafyayı, tarihimizi anlayabilmemiz için doğru ve yerinde tespitler yapmamız gerekmektedir. Unutmayalım ki…!

Türk Milleti, Rumeli ‘de koskoca bir Anavatanını kaybetmiştiryy. da ayak bastığımız Rumeli diyarını 14. yy. ‘ın başlarında insanlık tarihinin görmediği ve bir daha göremeyeceği Vahset , Katliam ve Asimilasyonlara maruz kalmak suretiyle terk etmek zorunda kalan Osmanlı Devleti’nin, Balkanlarda iskanını, fetihlerini ve yaklaşık 600 yıl sonra geri çekilmenin yaşattığı yıkım, hüsran ve göç yıllarını 1915 yılında Çanakkale’de destanlaşan Milli ve Manevi Ruh’un, 1920 yılında bir Milletin Kurtuluş Mücadelesine nasıl dönüştüğünü çok iyi bilmemiz gerekmektedir.

“Yer yüzünde Rumeli insanının yaşayabileceği başka hiç bir acı, ölüm, soykırım ve sürgün kalmamıştır. “…!

13 Ocak 1392 tarihinde Vezir Çandarlı Ali Paşa’nın emriyle Saruhan (Manisa) diyarının Cengaver Evlâdı Yiğit Paşa Bey’in Üsküp’ü fethi ile Rumeli’nin kalbi Türk Yurdu haline gelmiştir. Rumeli’nin tam orta yerinde yer alan Şardağları’ na yaslanmış, Vardar Nehri’nin her iki yakasına kurulmuş ve günümüzde Makedonya Cumhuriyeti’nin Başkenti olan Üsküp’ ün, Saruhan (Manisa) Kökenli bir Akıncı Bey’i tarafindan feth edildiğini biliyormuydunuz.?

İzninizle sizlere anlatmaya gayret edeyim.

ÜSKÜP  FATİHI “PAŞA YIĞIT BEY” … Saruhan (Manisa)’nın  “Anemon Lalesi”ni , Şardağ’ın zirvelerinde yeşerten Akıncı Beyi… Gediz Nehri’nin sularını ,  Vardar’ın sularına karıştıran Cengaver… Vezir Çandarlı Halil Hayrettin Paşa’nın komutasında  Rumeli’ye geçen ve Orta Kol üzerinde fetihlere katılarak ‘Rumeli Diyarı”nın tam kalbine, Türk Sancağını diken Akıncı Beyi ‘”Yiğit Paşa Bey”… 1392 yılında fethettiği Üsküp’ü, 1414 yılına kadar tam 22 yıl süreyle yönetmiştir.

Daha sonra Üsküp’ün yönetimini , oğlu ”İshak Bey”e devretmiştir. İshak Bey’de, Üsküp’ü 1414 yılından 1439 yılına kadar yönetmiştir. İshak Bey’in ardından Üsküp’ün Vilayet Konağına, Yiğit Paşa Bey’in Torunu ”Gazi İsa Bey” geçmiştir. Gazi İsa Bey , bu görevinde 1463 yılına kadar kalmıştır.

Üsküp, Türklerin fethinden sonra tam 71 yıl boyunca, Saruhan (Manisa) kökenli bir aile tarafından yönetilmiştir. Gazi İsa Bey; Fatih Sultan Mehmed Han’ın emri üzerine Bosna’nın fethi seferine katılmış Önce , Sancak Bölgesini feth ederek Novi Pazar (Yeni Pazar) kentini kuran ve daha sonra Bosna’nın güneyinden bugünkü ”Saraybosna” Şehri’nin olduğu ”VRHBOSNA” isimli kasabaya gelir .

Sultan’ın emriyle Ordugahını buraya kurar. İlk iş olarak Sultanın geldiğinde Namaz kılabilmesi için ”Hünkar Camii – (Careva Dzamıja)” inşa ettirir. Sonra da büyük ve görkemli bir saray inşa ettirir. Bu sarayı gören yerli halk Kente; “Sarayevo” , Türkler de “Saraybosna” demeye başlamışlardır.  Bu saraydan dolayı kentin ismi ”Saraybosna” olarak anılmaya başlar. Gazi İsa Bey, Saraybosna’nın kurucusu ve İlk Sancak Beyi olarak tarihe geçmiştir. Gazi İsa Bey Saraybosna’da vefat etmiştir. Mezarı Hunkar Camii Haziresinde olduğu bilinmektedir.

Yiğit Paşa Bey ve İshak Bey’in kabirleri Üsküp’te bulunmaktadır. Yiğit Paşa Bey’in Kabri, Üsküp’ün merkez ilçelerinden olan, ”ÇAIR” – (ÇAYIR)” Belediyesi’nde  bulunan ”Meddah Baba Camisi” İçinde bulunmaktadır. Mezarı bakımsızlık ve Vefasızlık neticesinde harabe haline dönen Türbe,  Çair Belediyesi , Bursa Büyük Şehir Belediyesi ve Enka Holding Başkanı  Şarık Tara’nın yardımlarıyla, Türbe ve Meddah Baba Camisi Restore edilerek viran ve sahipsiz görünümünden kurtarılmıştır. Bu çalışmalarından dolayı emeği geçen herkese şükranlarımı sunarım.

Üsküp’te Türbeyi gezip görmek ve Yiğit Paşa Bey’e Manisa’nın Selamlarını ileterek Ruhuna Fatiha okumak nasip oldu. Yiğit Paşa Bey’in Arkadaşı olan Meddah Baba’nın Bursalı olduğu ve Üsküp’ün fethine katıldığını biliyoruz.

İşte durum böyle değerli okurlarım. Bir Ata yadigarı Yurt’tur bizlere “Rumeli Dedikleri”… Bizler tam 600 yıldır Atalarımızı ve nereden geldiğimizi biliyoruz. Rumeli Türkleri olarak Gurur ve Şerefle yaşadık ve yaşamaya da devam edeceğiz.

Üsküp … Unutamadığım,  Ecdat Yadigarı, Vardar’ı, Taşköprü’sü ve Camileri ile, Bizden olan, Bize benzeyen Üsküp …

Üsküp’lü Şair Yahya Kemal Beyatlı’nın şu dizelerinde anlattığı gibi ;

”Vaktiyle öz vatanda bizimken bu gün niçin

Üsküp bizim değil , bunu duydum için için .

Kalbimde bir hayali kalıp

KaybolanŞehir .

Ayrılmanın bıraktığı hicran derindedir .

Çok sürse ayrılık , aradan geçse çok sene.

Biz sende olmasak bile , Sen bizdesin gene…”

Önemli:

Bu bilgilerin kaynağı, “Araştırmacı- Yazar Ilber Şiyak’ın Saruhan’dan Rumeli’ye Gönül Köprüleri”isimli  isimli kitabından alıntı olup , başka bir amaçla izinsiz kullanılamaz. !

Rumeli Diyarının güzel insanları, hemşehrilerim. Selam ve Dua ile ,

Allah’a Emanet olunuz. I

 

Read Previous

Muhittin Kahveci’den basın açıklaması

Read Next

“Arnavutluk Türkiye’nin yardımıyla Kosova ve Makedonya’yı alabilir”

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *