Edep Yahu!!!
“Edep bir tâc imiş Nûr-i Hudâ’dan, Giy o tâcı, emin ol her belâdan.” Edep… Herkesin bildiği ama çoğu zaman gereği gibi yaşamadığı bir kavram. İnsanlık tarihinin en eski kelimelerinden biri; ancak çağımızda anlamı en fazla
“Edep bir tâc imiş Nûr-i Hudâ’dan, Giy o tâcı, emin ol her belâdan.” Edep… Herkesin bildiği ama çoğu zaman gereği gibi yaşamadığı bir kavram. İnsanlık tarihinin en eski kelimelerinden biri; ancak çağımızda anlamı en fazla
Franz Kafka’nın eseri “Dönüşüm”, bir insanın böceğe dönüşmesiyle ilgili grotesk bir hikâyeden çok daha fazlasıdır; insanlık durumuna dair keskin bir alegoridir. Fantastik görünümünün ötesinde, Gregor Samsa’nın trajedisi günümüz toplumundaki pek çok insanın varoluşundan o kadar
Bir ülke veya başkent düşünün ki tek gündemi çöp olsun. Evet, yanlış duymadınız. Son dönemde, özellikle son on gündür, Makedonya’nın en önemli gündem maddesi Üsküp’te yaşanan çöp toplama krizidir. Öyle bir hâl aldı ki mesele,
Geçtiğimiz hafta ülkemizde belediye seçimleri gerçekleşti. Makedonya’nın bağımsızlığından bu yana sekizinci kez yapılan seçimlerde, konjonktürel şartların da etkisiyle bazı sürpriz sonuçlar ortaya çıkarken, bazı alışkanlıkların hâlâ değişmediği görüldü. Sürpriz olarak nitelendirilebilecek en dikkat çekici gelişme,
Seçim kampanyası ve seçim gecesi gürültüsü sona ermiş, milli irade kararını vermiştir. 80 belediyenin 53'ünde birinci parti olan VMRO DPMNE oy düşüşüne rağmen iktidarını perçinledi. Ülke genelinde büyük düşüş yaşayan, ilk turda sadece 3 belediye
“Bir Gençlik, bir gençlik, bir gençlik… ‘Zaman bendedir ve mekân bana emanettir!’ şuurunda bir gençlik…”diye başlar Üstad Necip Fazıl Kısakürek, Gençliğe Hitabe’sinde. Gençlik, toplumların geleceği; medeniyetlerin ise varlık sebebidir. Tarih sahnesine baktığımızda, bütün büyük devrimlerin,
Bir Behiç abimiz vardı bizim Üsküp’te… Muhabbetiyle, tarzıyla, ince mizahıyla ve kendine has haliyle tam bir Üsküp beyefendisiydi. Her ortamda, her buluşmada, sohbetiyle yüzümüzü güldürür, en zor anlarda bile neşesiyle içimizi ısıtırdı. Fakat geçen hafta,
Fenomenoloji, felsefî bir disiplin olarak yalnızca nesnelerle değil, aynı zamanda bu nesnelerin bilincimize nasıl göründüğüyle ilgilenir. Bu yaklaşımı, çağdaş insanın en büyük dehşetlerini – yani rasyonel ayrımcılığı ve soykırımı – anlamak için uyguladığımızda, yalnızca tarihsel
Kimlik meselesi, insanlık tarihi boyunca var olmuş en önemli tartışmalardan biridir. Ancak özellikle 20. yüzyılda, ulus-devletlerin ortaya çıkışıyla birlikte dünyanın gidişatını belirleyen temel mesele hâline gelmiştir. Osmanlı, Avusturya-Macaristan ve Çarlık Rusya gibi çok milletli imparatorlukların
Bu masalı çoğunuz bilirsiniz, ama hatırlatma babında kısaca özetleyeyim. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, bir ülkenin bir kralı varmış. Bu zalim kral, sürekli süslenip püslenmek ve yeni kıyafetler diktirmekle meşgul olurmuş. Günlerden bir gün