Başarı

Sevgili dostlar! Her birimiz hayatta başarılı olmak için bir gayret uğraş içindeyiz. Özellikle son zamanlarda hayat şartları, değişen dünya, bizi bu çabanın içine adeta itiyor, teknolojinin ilerlemesiyle birlikte dünyanın hızına yetişmek hayli zor.

Özellikle son zamanlarda gerek ailemizden gerek çevremizden sıkça duyduğumuz Başarılı ol, başarılı ol, başarıl ol… peki nedir başarılı olmak? Bir hedef belirledik o hedefe ulaşmak için gece gündüz çalışmamız mıdır başarılı olmak. İş sahibi olmak çokça para kazanmak mıdır, ya da çok zengin olmak mı demek başarılı olmak.

Peki bu hedeflere ulaştığımızda mutlu olacak mıyız? Bizim mutlu olmamız, hedefimize ulaşmamız, etrafımızdakileri mutsuz ediyorsa, bizim başarılı olduğumuzu sandığımız şey başkalarına rahatsızlık veriyorsa biz başarılı olduk anlamına gelir mi?

Bizim önümüze koyduğumuz hedef insanlar için faydalı bir hedef değilse yine başarmış mı? Oluyoruz.

Bu başarı sizce gerçek başarımıdır. Ya bu başarı bizi rahatsızlığa sürüklüyorsa, Yani gelmek istediğimiz noktaya erişebilmek için her yolu kullanabilir miyiz, başarılı olmak için her şey mübah mıdır?.

Einstein “Başarılı bir insan olmaya çalışmayın, değerli bir insan olmaya bakın” der.

Amerikalı bir zengine sorarlar, daha ne kadar paran olursa mutlu olursun “biraz daha olsa yeter” der. Halbuki dünyanın zenginlerinden biridir, o halde başarılı insan kimdir?

Sevgili dostlar! İşlerimizin biri bitiyor diğeri başlıyor, tam oldu diyoruz başardık derken farklı bir sorunla karşılaşıyoruz.

Birçoğumuz şu liseyi bir bitirebilsem başarıya ulaşmış olacağım diyoruz, lise bitiyor üniversite sorunu ile karşılaşıyoruz, evet üniversite sınavını kazana bilsem işte o zaman başarılı olurum diyoruz. Üniversiteyi kazanıyoruz bu sefer bir mezun olabilsem o zaman mutlu olurum diyoruz, derken üniversite bitiyor bu sefer işsizlik sorunu. Evet bir iş bulabilsem bir atanabilsem her şey yoluna girecek derken iş buluyoruz bu seferde evlilik sorunu ile karşılaşıyoruz, evlilik gerçekleşiyor derken baba olma, çocuğunu okutma, çocuğunun okulu, işi, evliliği, derken hayatın sonuna gelmiş oluruz ve biz başarılı olmak için geç kalmış oluruz.

Sevgili dostlar! Başarı mutluluk ile gerçekleşen bir hadisedir, eğer ki biz yaptığımız işte mutlu isek ve ailemizi ve toplumu mutlu edecek işlerle meşgul isek işte o vakit başarılı ve mutlu olmuş olacağız.

O halde mutluluk nedir?  bir gün baba ile oğlu ormana geziye çıkmışlar, çocuğun ayağı taşa takılıp düşer ve acısından ah diye ses çıkarır o esnada ormandan ah diye karşılık gelir, çocuk sen kimsin der ormandan cevap gelir sen kimsin? Çocuk bu sefer babasına döner ve sorar baba bu nedir? Oğul buna “yankı” derler. Baba oğluna derki bak dinle şimdi. Hayat seni seviyorum diye seslenir cevap gelir, hayat seni seviyorum.

İnsanları, çiçekleri, doğayı, dünyayı seviyorum diye seslenir. Dağdan cevap gelir İnsanları, çiçekleri, doğayı dünyayı seviyorum.

Baba oğluna döner ve derki: oğul dünya işte böyledir, sen hayata gülümser ve güzel lisan ile konuşursan hayatta sana güzel lisan ile mukabele eder ve mutlu olursun, kötü lisan ile konuşur isen hayatta sana kötü gözükür ve mutsuz olursun.

Dostlar! Bizler bir geminin içinde yolculuk yapıyoruz, elbette sürekli güneş ışığı altında yolculuk devam etmeyecek, bazen rüzgâr esecek, bazen fırtına çıkacak, bizler her şeye hazırlıklı olmalıyız.

Sevgili dostlar! Hayatı sevmeliyiz iyi dostluklar edinmeliyiz ve hayatı iyi tanımalıyız nerede nasıl hareket edeceğimizi bilmeliyiz.

Biz mutluluğu hep ulaşılacak bir yer olarak görüyoruz.

Ev sahibi olursam mutlu olacağım iş bulabilirsem mutlu olacağım. Peki ne zaman?

Beş sene on sene, peki aradan geçen zaman ne olacak.

Dostlar mutluluk bizim içimizde, mutluluğu bize bir başkası vermeyecek. İnsanlar mutluluğu bir başkası verecek düşüncesi içerisinde, hayır bir başkası bize mutluluk vermeyecek. Mutluluk yanı başımızda, sadece biz uykudan uyanmamız gerek.

Dostlar yaptığımız ne iş olursa olsun severek yapmalıyız, temizlikçi miyiz en güzel şekilde temizlemeliyiz,

Esnaf mıyız? Müşterilere güler yüzle davranmalıyız, ayakkabı tamircisi miyiz? En güzel şekilde tamir etmeliyiz,  öğretmen miyiz? En güzel şekilde öğretmeliyiz.

İşte o vakit başarmış ve mutlu olmuş olacağız.

 

Read Previous

Batı himayesinde Kosova’da devlet eliyle Hristiyanlaştırma hareketleri

Read Next

YouTube’dan İsrail şiddetini gösteren video’ya sansür

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *