Kuzey Makedonya Başbakanı Zoran Zaev’in istifası ülkeyi bir kez daha politik krize sürüklemeye doğru gidiyor. Yıllardır sağlanılamayan politik istikrar yeniden ülkenin başına bela olmaya hazırlanıyor.

Sosyal demokratların 2016 öncesi seçim vaatlerinin birçoğunu yerine getirmemesi ve her seçim ivme kaybetmesi SDSM lideri ve aynı anda kuzey Makedonya Cumhuriyeti Başbakanı Zoran Zaev’in istifasını getirdi. 

Sosyal demokratların 2016 da iktidar gelmesi için ciddi atılımlarda bulunan Avrupa ailesi ise daha sonrasında bu hükümete verdiği sözleri yerine getirmeyince SDSM’nin düşüşüne de sebep olmaya başladılar.

Başbakan yerel seçimler öncesi olası bir kötü sonuç tablosunu kendisi üstlenebileceğini zaten söylemişti, nitekim de öyle oldu, ikinci tur seçimleri akşamı hiç zaman kaybetmeden kamuoyu önünde görevinden istifa edeceğini belirtti.

Şimdi burada asıl mesele Başbakan’ın istifasıyla kim ne kazanıp kimler ne kaybedecek? 

Muhalefet akıl almaz vaatlerde bulunup kendi seçmen grubunu sarhoş etti, sosyal demokratların iktidar dönemindeki zor kararlarının hepsini bir koz olarak kullanıp çok ciddi bir şekilde iktidara yüklendi, peki ya şimdi bu muhalefet verdiği o tüm vaatlerin altından kalkabilecek mi?

Sosyal demokratlar ülkenin isim değişikliği başta olmak üzere birçok can alıcı noktaya çözüm bulmak zorunda kalmıştı, bu sorunlar çözülmeden ülkenin ilerlemesini beklemek zaten bir hayaldi. 

Ancak buradaki asıl soru tüm bu sorumlulukları alan Zoran Zaev Avrupa tarafından yalnız mı bırakıldı… 

Kuzey Makedonya için bu kadar risk alıp belki de tüm politik kariyerini ateşe atan bir liderin arkasında durması gerekenler şu anda suspus olmuş durumda, buradan da şu anlaşılıyor ki Avrupa ve takım arkadaşlarının ipiyle kuyuya inilmez.

Muhalefet lider Mickovski vaatlerin arasında Kuzey Makedonya’nın eski ismini bile geri getireceğini söylüyordu, ancak bunun bir boş vaatten öteye gitmediğini hemen hemen herkes bilir. Belki de Zoran Zaev İstifa ederek saatli bombayı muhalefetin kucağına bıraktı, çünkü ülkenin bulunduğu pozisyonda başbakan ve aynı zamanda hükümet olmak çokta kolay bir iş değil. Nitekim de muhalefet Başbakan’ın istifasını çokta mutlu karşılamadı gibi, muhalefet lideri basın karşısına çıktığı ilk andan itibaren yüzündeki ifade çokta kendinden emin ve mutlu bir ifade değildi.

Sanıyorum ki muhalefet hükümetten bir erken seçim anlaşması bekliyordu faka bu kadar hızlı gelişmesi onları da hazırlıksız yakalamışa benziyor.

İsim değişikliğini çok eleştiren muhalefet yalnız bununla kalmayıp Zoran Zaev iktidarı döneminde Arnavut partilerine çok fazla taviz vermekle eleştiriliyordu, ancak bu günlerde Mickovski mecliste çoğunluk oluşturmak için yaptığı görüşmelerde oturduğu masada üç ayrı Arnavut partisi bulunmakta, bu durumda kendisi iktidar olmak için çok fazla eleştirdiği Zaev hükümetinden daha çok taviz vermek zorunda kalabilir.

Buradan karşımıza çıkan sonuçlar ise; birincisi yazının içinde de söylediğim gibi Avrupa’nın ipiyle kolay kolay kuyuya inilmemesi, nitekim Kuzey Makedonya hükümeti Avrupa Birliği’nin istekleri doğrultusunda gerçekten tüm adımları attı, daha önce yıllardır çözülemeyen tüm sorunları çözmek için ülkeyi Avrupa birliği ailesine Yaklaştırmaya çalışan hükümet hiçbir türlü karşılık göremeyince ülke içinde dört yıllık kısa bir sürede ciddi bir destek kaybına uğradı, sonuç olarak ülke yeniden bir politik krizin  eşiğinde, zaten bir çok Avrupa ülkesi basınında da Zoran Zaev’in istifasının asıl sorumlusu olarak Avrupa Birliği gösterilmekte.

Bir diğer dikkat edilmesi gereken konu ise bundan sonraki dönemde her kim iktidar olursa olsun yola devam edilecek olan partnerlerin çok iyi seçilmesi gerekmektedir, Kuzey Makedonya’nın kuzey komşusu olan Sırbistan bu dönemde Kuzey Makedonya için iyi bir rol model olabilir. 

Önceki Haber

Bosna-Hersek’teki Kargaşanın Arka Planı

Sonraki Haber

VMRO DPMNE, hükümet için güvenoyu önergesi sundu