Hırvatistan’ın başkenti Zagreb şehir merkezinde, “Parkinson i mi” derneğinin organizasyonuyla Parkinson hastalığına dikkat çekmek amacıyla düzenlenen etkinlik bu yıl 16. kez gerçekleştiriliyor. Saat 11.00 ile 13.00 arasında yapılacak etkinlikte vatandaşlara bilgilendirici materyaller ve hastalıkla mücadelenin simgesi olan kırmızı laleler dağıtılıyor.
Dünya genelinde en hızlı artış gösteren nörolojik hastalıklardan biri olan Parkinson hastalığı ile 10 milyondan fazla insanın yaşadığı tahmin ediliyor. Son 25 yılda hasta sayısının iki katına çıktığı belirtiliyor.
Hastalık, beyinde ilerleyici dejenerasyona yol açarak hareket kabiliyetini, dengeyi ve koordinasyonu etkiliyor. Uzmanlar, artan vaka sayısı nedeniyle erken teşhis ve hastalara yönelik sistemli destek mekanizmalarının hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor.
Hırvatistan Sağlık Bakanlığı ve Zagreb Belediyesi’nin himayesinde düzenlenen etkinlik kapsamında Cvjetni Meydanı’nda psikologlar “mental köşe” aracılığıyla hastalara destek sunacak. Ayrıca fizyoterapistler, fiziksel aktiviteyi teşvik etmek amacıyla dans ve bireysel egzersizler yaptıracak. Etkinliğin ana mesajı ise: “Parkinson’a rağmen fiziksel ve zihinsel olarak aktif kalın.”
Destek sisteminde eksiklikler
Bu yılki Avrupa kampanyası “Bakımda açığı kapatalım” mesajıyla, destek sistemindeki eksikliklere dikkat çekiyor. Öncelikler arasında, tanı konulduktan hemen sonra hastalara açık ve erişilebilir bilgi sağlanması, Parkinson konusunda uzman sağlık personeline erişimin artırılması ve sağlık sisteminin hastalığın ilerleyişine göre uyarlanması yer alıyor.
Parkinson hastalığı ilk kez 1817 yılında İngiliz doktor James Parkinson tarafından yayımlanan “Titreyen Felç Üzerine Deneme” adlı çalışmada tanımlandı. 11 Nisan, onun doğum günü olması nedeniyle Dünya Parkinson Günü olarak anılıyor.
Hastalık, hareket kontrolünden sorumlu beyin bölgesinde dopamin üretiminin azalması sonucu ortaya çıkıyor. Genellikle ileri yaşlarda görülse de daha genç bireylerde de gelişebiliyor. Kesin nedeni bilinmemekle birlikte genetik yatkınlık, hava kirliliği, pestisitler ve bazı kimyasallara maruz kalma risk faktörleri arasında sayılıyor.
Belirtiler arasında titreme, kas sertliği ve mimiklerde azalma yer alıyor. Bunun yanı sıra konuşma ve yazma zorlukları, depresyon, anksiyete ve uyku bozuklukları da sık görülüyor.
Hastalığın kesin bir tedavisi bulunmasa da Levodopa ve Karbidopa gibi ilaçlar, fizik tedavi ve rehabilitasyonla birlikte kullanıldığında hastaların yaşam kalitesini artırabiliyor.
Uzmanlar ayrıca, Parkinson hastalarının iş hayatında ve sosyal yaşamda damgalanma ve ayrımcılıkla karşılaştığını belirterek, toplumun bilinçlendirilmesi ve eşit sağlık ile sosyal hizmetlere erişimin sağlanmasının önemine vurgu yapıyor.











