“Yükseköğretimde Tekelleşme ve Akademik Tasfiye” Endişesi: Taslak Kanuna Sert Tepki

Kuzey Makedonya’da Yükseköğretim Kanunu Taslağı, kamuoyunda ve akademik çevrelerde ciddi tartışmalara yol açtı.

Avrupa standartlarına uyum iddiasıyla hazırlanan taslak, eleştirmenlere göre yükseköğretim sistemini güçlendirmek yerine tekelleşme, akademik güvencesizlik ve yapısal eşitsizlik riskini beraberinde getiriyor.

Taslağın en çok tartışılan hükümlerinden biri, belirli bölümlerin yalnızca kamu ve kamu-özel üniversitelerde açılmasına izin verilmesi. Hukuk, tıp, eczacılık, mimarlık ve öğretmenlik gibi birçok programın özel üniversitelere kapatılması, uzmanlara göre “fiilî bir kamu tekeli” anlamına geliyor. Eleştiriler, bu düzenlemenin kaliteye değil mülkiyet yapısına dayalı bir ayrımcılık oluşturduğu yönünde.

Akademik çevreler ayrıca, taslakta yer alan atama ve yeniden atama kriterlerinin birçok Avrupa Birliği ülkesine kıyasla daha ağır olduğunu vurguluyor. Web of Science yayın zorunluluğu ve yüksek h-indeksi şartı özellikle sosyal bilimler, hukuk ve beşerî bilimler alanlarında çalışan akademisyenler için ciddi bir engel olarak değerlendiriliyor. Düzenli profesörlerin yeniden seçiminde daha da ağır kriterlerin getirilmesi ise “akademik tasfiye” olarak nitelendiriliyor.

Taslakta kamu üniversitelerindeki profesörlere süresiz iş güvencesi sağlanırken, özel üniversitelerde görev yapan akademisyenler için açık bir koruma hükmünün bulunmaması da eleştiri konusu. Akademisyenler, bu durumun aynı unvana sahip öğretim üyeleri arasında hukuki eşitsizlik yarattığını savunuyor.

Öte yandan, özel üniversiteler için getirilen yüksek banka teminatı şartı ve “bakanlık kararıyla kapatma” gibi hükümler yatırım ortamını belirsizleştiriyor. Uzmanlara göre bu durum, özellikle sağlık ve mühendislik gibi maliyetli alanlarda yeni programların açılmasını zorlaştıracak.

Eğitim politikaları uzmanları, yükseköğretimde kalite artışının tekelleşmeyle değil, güçlü ve bağımsız akreditasyon mekanizmalarıyla sağlanabileceğini belirtiyor. Taslağın mevcut haliyle rekabeti azaltacağı, kurumsal çeşitliliği zayıflatacağı ve uzun vadede sistemin dinamizmini düşüreceği ifade ediliyor.

Read Previous

Dünyada çocuklar silahlı çatışmalarda casusluk ve cinsel istismar dahil ağır ihlallerle karşı karşıya