Bölgede çıkacak olası bir savaşın sorumlusunun Ermenistan olduğunu belirten uzmanlar, AGİT Minsk Grubunun uygulamalarından sonuç alamayan Azerbaycan’ın Ermenistan’dan gelecek saldırılara karşı meşru müdafaa hakkını kullanacağını belirtti.

Bölgede çıkacak olası bir savaşın sorumlusunun Ermenistan olduğunu belirten uzmanlar, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Minsk Grubunun çifte standartlı uygulamalarından sonuç alamayan Azerbaycan’ın Ermenistan’dan gelecek saldırılara karşı meşru müdafaa hakkını kullanacağını belirtti. 

Ermenistan’dan Azerbaycan’ın sivil yerleşim yerlerine gerçekleştirilen saldırıları AA muhabirine değerlendiren Prof. Dr. İbrahim Ethem Atnur, Dağlık Karabağ’ın 30 yıldır Ermenistan’ın işgali altında olduğunu, kör dövüşüne dönüşen bu sorunun daha fazla uzamadan çözülmesi gerektiğini söyledi.

Askeri olarak hazır olan Azerbaycan’ın bu saldırıyı fırsata çevirmesi gerektiğine vurgu yapan Prof. Dr. Atnur, “Türkiye 1990’lı yıllarda zayıftı, Azerbaycan’a gerekli desteği veremiyordu. Bugün Türkiye’nin tam desteğini arkasına alan Azerbaycan’ın bunu fırsata çevirmesi lazım. Bu kanayan yarayı artık ameliyat etmesi gerekiyor. Bu sadece Azerbaycan ile Türkiye’nin sorunu değil. Dünyada hak ve adalet isteyen herkes için kanayan yaradır. Bir toplumun toprakları işgal ediliyor. 1 milyondan fazla insan sürgün ediliyor ve kendini modern, adil diye tanımlayan dünya ancak seyrediyor.” ifadelerini kullandı.

“Minsk Grubu bu sorunu çözemez”

ABD ve Avrupa’dan gelen “Bu sorunu Minsk grubuna havale edin” açıklamalarının artık dikkate alınmaması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Atnur, şöyle konuştu:

“Minsk Grubu bu sorunu çözemez. Bunlar saçma sapan açıklamalar. Artık kulak tıkamak lazım buna. Ermenistan devletinin maalesef genlerinde sivillere saldırmak var. 1915’te, 1918’de yaptılar. Azerbaycan’da, Erzurum’da, Van’da, Diyarbakır’da da yaptılar. 1990’da, 1992’de de aynı şekilde. Dünya saldırıları görmezden geldikçe Ermenistan bunu bir cesaret olarak algıladı. Bu kez saldırı sadece Azerbaycan’a değil Türkiye’ye de yöneliktir. Türkiye’yi, Doğu Akdeniz’de, Libya’da, Suriye’de sıkıştırmak isteyen, çok yönlü meşgul etmek isteyen güçlerin bir oyunu olduğunu sağır sultan bile biliyor.”

Prof. Dr. Atnur, Ermenistan’ın ne siyasi ne askeri ne de ekonomik olarak Azerbaycan’a saldıracak güçte olduğunu, Rusya’nın desteği ile bu saldırıyı gerçekleştirdiğini ama Azerbaycan’ın eski Azerbaycan olmadığını artık anlamaları gerektiğini ifade etti.

Yunanistan’ın Avrupa’nın, Ermenistan’ın ise emperyalist Batı devletlerinin Kafkasya’daki şımarık çocuğu olduğunu anlatan Prof. Dr. Atnur, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Dolayısıyla Ermenistan’ın şımarıklıklarını görmezlikten geliyorlar. Azerbaycan’ın karşısındaki güç Ermenistan değil Rusya’dır. Bugün Ermenistan’ın sınırlarını dahi Rus askerleri koruyor. Türkiye ile Ermenistan’ı birbirine bağlayan Alican Kapısı’nda bile Rus askerleri duruyor. Azerbaycan, 1974’te dünyanın tüm baskılarına rağmen Türkiye’nin Kıbrıs çıkarması gibi bir harekete girişmeli ve Dağlık Karabağ’ın işgaline son vermeli. Ruslardan korkarak topraklarını geri alamaz, Azerbaycan’ın buna bir çözüm üretmesi lazım. Bugün tam o gündür.”

“ABD, Fransa ve Rusya bölgede kirli bir oyun peşinde”

Türkiye Azerbaycan Dostluk İşbirliği ve Dayanışma Vakfı Başkanı Prof. Dr. Aygün Attar, Ermenistan’ın son zamanlarda yasalara aykırı şekilde Rusya tarafından silahlandırıldığını belirterek, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in “Elimizde belgeler, kanıtlar var. Ermenistan bölgede bir savaş çıkarmak istiyor. Ermenistan aklını başına alsın.” sözlerini hatırlattı.

ABD, Fransa ve Rusya gibi aktörlerin bölgeye yönelik kirli bir oyun içinde olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Attar, “Güney Kafkasya’da olayları bilinçli bir şekilde farklı mecralara çekmek isteyen dış güçler var. Fransa’nın terör örgütü PKK ve Ermeni terör iş birlikçilerini devlet düzeyinde ağırlandığı yönünde resmi kanıtlar var. Ermenistan, dış güçlerden aldığı destekle haddini aşan hamleler yapıyor.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanlığının açıklamalarını hatırlatan Prof. Dr. Attar, Türkiye’de hükümet ve muhalefet partisi dahil tüm siyasi partilerin Azerbaycan’ın yanında bir duruş sergilediğini, bu desteğin kendileri için son derece önemli olduğunu ifade etti.

“Ermenistan bu saldırıyla bölgede kendi kazdığı kuyuya kendisi düşecek.” diyen Prof. Dr. Attar, şöyle devam etti:

“Azerbaycan’ın saldırıdan hemen sonra karşılık vermesi ve Ermenistan’ın işgale kalkıştığı yerleşim alanlarını geri alması ve Ermenistan’a savaş ültimatomu vermesinden hemen sonra Ermenistan Rusya’dan yardım istedi. Azerbaycan’ın dirayetli duruşu karşısında Rusya ve Yunanistan itinalı davranılması yönünde açıklamalar yapmak zorunda kaldılar.”

“Olası bir savaştan Ermenistan sorumludur”

Prof. Dr. Attar, 1945 tarihli BM Antlaşması’nın 51. maddesine istinaden gerçekleşen savaşın AGİT Minsk Grubunun yıllardır konuyu barışçıl yoldan halletme safsatasından bıkan Azerbaycan’ın önündeki tek seçenek olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Attar, şunları kaydetti:

“Dağlık Karabağ Azerbaycan topraklarıdır. Uluslararası hukuka göre Dağlık Karabağ üzerindeki işgalin kalkması gerekiyor. Ama maalesef Ermenistan hukuk dinlemiyor. Üstelik provokatif eylemlerde bulunarak sinir uçlarımıza dokunuyor. Azerbaycan, çıkacak olası bir savaştan Ermenistan’ı sorumlu tuttuğunu dünya kamuoyuna ilan etti. AGİT Minsk Grubu gibi devletlerin riyakar politikaları ve çifte standartları nedeniyle Azerbaycan bu hakkını kullanma zorunda kalıyor.”

AA

Önceki Haber

TBMM Başkanı Şentop: Azerbaycan, Türkiye için gönül coğrafyasıdır, kader coğrafyasıdır

Sonraki Haber

Kosova’da yayınlanan “Türkçem” Dergisi’nin 237. ve 238. sayısı çıktı