Türklüğüm ve Türkçem

TÜRKÜ’M,NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE
ÖLÜRÜM YAN BAKTIRMAM TÜRK ELİNE
BEN TÜRK’ÜM GÜVENİRİM SÜNGÜME GÜCÜME
DAHA OLMAZSA RUHUMLA ŞAHLANIRIM ÜZERİNE…
(Çanakkale Gözetlemetepe Şehitliği Anıtı üzerinde yazan Şiir)

İnsanoğlunu güçlü yapan kimliği, kişiliği, Milliyeti ve eğitimidir. Bunlarsız Bir Millet olamaz, kendi varlığını dünyaya duyurmakta tabiki bu unsurları ezdirmeyip yaşatacaktır. Derken, Aralık ayındayız, bu ay bizlere-Makedonya Türkler’ine birşeyleri çağrıştırıyor mu? Çok tabii ki evet. Bu ay içerisinde Makedonya’da Bizi Biz yapan unsurların kurulduğu bir dönemdir. Türkler tarih boyunca çok savaşmış, aynı zamanda kendi kimliğini asla ayaklar altına almamış ve aldırtmamıştır. Dünya tarihinde Türkler, hangi dönemde olursa olsun Savaşçı, güçlü ve boyun eğmeyen bir Millet olarak anılmaktadır. Bunları nasıl elde ettik , tabiki savaş, eğitim ve de kültürümüzle kazandık…

Bulunduğumuz ay içerisinde çok önemli bir Bayramı kutluyoruz. Dil Bayramı, ne mutlu Bizlere ki böyle Bayramlarla atbaşı gidiyoruz. Ülkemiz Makedonya, Osmanlı Döneminde de eğitime önem verilmiştir. Ancak bu dönemde öğrenim gören sayısının da pek memnun edici olmadığına dair belgeler bulunmaktadır. Üsküp kentinde ‘TEFFEYYÜZ’ 1884 yılında kurulmuş. Sözünü ettiğim okulda mutlaka birçoğumuzun baba veya dedelerimiz eğitim almıştır. Sözünü ettiğim okulda ünlü şair Yahya Kemal Beyatlı, da eğitim görmüştür…

Ancak Türkiye Cumhuriyeti Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk yeni ülkenin başarısı için birçok getirmiş olduğu devrimleri kadar önemli olan “HARF DEVRİMİNİ”de getirmiştir ki bu Devrim daha sonraları, Yugoslavya’nın kuruluşunda, tabiki buralarda yaşayan Türkler’in de yararına olmuştur. Nasıl olmuş, bilmek isteyenlere şöyle anlatayım: Kurtuluş Savaşı sonrası, Tito Yugoslavya’sı Halkların eşitliğine yönelik çalışmalarda bulunup, ülkenin Yeni Anayasa’sını getirdi. Halkların eşitliğinden söz ederken, Yugoslavya’nın Ulus ile Halkların dil,eğitim,din ayrımcılığı yapılmaksızın kullanılmasına ilişkin kanunu getirmiştir…

Böylece, Bizler Makedonya Türkleri, kabul edilen böyle bir Anayasa’dan yararlanma hakkını kazandık ki, 1944 yılının Aralık Ayı, nda Yeni ‘TEFFEYÜZ’ okulu faaliyetine başladı. Kimler okumadı ki bu okulda. ‘Teffeyyüz’ okulunun kurulmasından sonra Makedonya’nın Türkler’in yaşadığı bölgelerde Türk Dilinde eğitim yapan okullar yavaş yavaş boy vermeğe başladı. Üsküp kentinde ‘TEFFEYÜZ’ okulundan başka ‘İRFAN’ ve ‘VUK KARACİÇ’ okulları da Türk dilinde eğitime başladı…

Ben ilk okulumu ‘İRFAN’ okulunda bütünledim. Okulumuz SULTAN MURAT Camisinin külliyesindeydi. Anlayacağınız Saat Kulesi’nin hemen yanında. Eğitim alırken insan ilk okulunu ve ilkokulundaki öğretmenini asla hatıralarından silemez. Ben de kendi ilkokul öğretmenim FAHRETTİN Ali’yi asla unutmadım. Bizimle nasıl ilgilendiği bugün hatıralarımda canlıdır… Öğretmenimiz Bay Fahrettin Ali, Türkçe ve Matematik dersine fazlasıyla önem verirdi. Öğretmenimizin bu derslere önem verdiğinin nedenini tabiki daha sonraları, yaşamımız dahilinde öğrendik… Nur İçinde yatsın….

‘VUK KARACİÇ’ ve ‘İRFAN ’ilkokullarından sonra eğitimlerine öğrenciler ‘TEFFEYÜZ’ okulunda devam ederdi,ki bugün de durum aynıdır, ancak günümüzde ‘İRFAN’ ve ‘VUK KARACİÇ’ okulları Türkiye Cumhuriyeti’ne yapılan yoğun göçlerden dolayı öğrencisiz kalınca ister istemez eğitime kapılarını kapattılar. Bugün, Üsküp’te Türk Dili üzerine eğitim yapan, ‘TEFFEYÜZ’, ‘YANE SANDANSKİ’ ve de ‘YOSİP BROZ TİTO’ lisesi hala dimdik ayaktalar…. Bir de ‘KİRİL METODİ’ Devlet Üniversitesinde, Türk Dili ve Edebiyat Kürsüsü günümüzde faaldır…

Demem o ki, kişioğlunun varlığında DİL EĞİTİMİ HERŞEYDEN ÖNEMLİDİR. Ne mutlu Bizlere ki kendi ana dilimizde eğitimizi alabilmiş bir ülkede yaşıyoruz. Dünyanın çok az ülkede halklara böyle bir eşitliğe günümüzde rastlanır. Bizler ise, OSMANLI DEVLETİ’ndeki eğitimden sonra, Yugoslavya Halk Kurtuluş Savaşı sonrası, Ulus ile Halkların haklarına ilişkin Anayasa getirilmiş ki buradaki DİL Eğitimi haklarından yararlanabildik. ‘TEFEYYÜZ’ sekiz yıllık okulundan mezun olanlar bilirler, burada yaşadıkları arkadaş sevgisi, beraberlik mutluluğu daha geç yaşlarında hiçbir yerde bulamamıştır. ‘TEFFEYÜZ’ sekiz yıllık çocuk ve ergenlik çağındaki tüm mutlulukların kaynağıdır. Tabiki , dil eğitiminden ülkemizde Türk Dilinde faaliyet gösteren birçok kurumlar kurulmuştur…. Türkçe eğitim yapmak cesaretini yüreklerimize mıhlayan çok sevdiğimiz okulumuzun sonsuza dek yaşamasını daha çok nesillerin yetiştirmesin idileriz. Sevgili okulum ve eğitimcileri hayatta olmayanları saygıyla anıyor,nur içinde yatsınlar… Günümüz öğretmenlerine de eğitim dalında başarılarla sevdamız ‘TEFFEYÜZ’ okulumuzun dimdik ayakta durmasına elinden geleni yapmalarında yolları açık olsun. Sevgili okulum ‘TEFFEYÜZ’ nice değerli nesillerin yetiştirme gücüne sahip olmanı yürekten dilerim…

Aralık ayında kurulan yeni kurumlar hakkında gelecek hafta yazımda okuyabilirsiniz. Ancak şunu belirtmek isterdim ki, nerede olursanız olun, kendi Milliyet, kendi öz dilinizden asla ve asla vazgeçmeyin. İnsanı İnsan eden İnsanı güçlü eden ÖZ VARLIĞININ gücüdür. Bu gücü kaybeden Kişioğlu inanın ki KİŞİLİĞİNİ DE da ayaklar altında almıştır. Bu yüzden hayatınız boyunca başta Millet, Dil, Eğitim ve Kültürünüze önem vererek yaşamınızdaki tüm güçlükleri yenmiş olursunuz. Unutmayınız ki Türk Milleti Güçlü ve çalışkandır, bununla yolunuza devam ederek yaşamınıza renk ve başarılar katacaksınız…

Read Previous

Sırbistan Kosova’ya karşı özel tim kuracak

Read Next

Erdoğan: Türkiye ile Yunanistan arasında o olumsuz ilişkiler bir tarih olmuştur

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *