Türk Demokratik Partisi (TDP) Genel Sekreteri Orhan Barov, yaptığı yazılı açıklama ile Milletvekili Salih Murat’a yanıt verdi.
TDP Genel Sekreteri Orhan Barov, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“Son günlerde Avrupa Cephesi milletvekilinin kamuoyuna yönelik yaptığı açıklamaları üzülerek takip etmekteyiz.
Öncelikle ifade etmek isteriz ki, daha geçtiğimiz aylarda yerel düzeyde halktan beklediği desteği alamayan ve uzun süredir Türk Demokratik Partisi’ni eleştirerek siyaset üretmeye çalışan söz konusu milletvekili, bugün de yapıcı öneriler ortaya koymak yerine asılsız iddialarla kamuoyunu yanıltmayı tercih etmektedir.
Ciddiyetsizliği yüzünden, Partimizden kovulmasına rağmen, kongre öncesinde üyelerimizle tek tek irtibat kurarak Genel Başkan seçilme hayalini dile getirmiş, ancak ciddiye alınmaması belli ki İçinde ağır bir iz bırakmış.
Yıllarca parti Başkanı seçilme hasretiyle, her kulvarda devreye insanlar sokarak, partimizi yalan yanlış iftiralarla zedelemeye çalışmasını Türk toplumu olarak iyi biliyoruz. Ancak hiçbir zaman ciddiye alınmamış ve hiçbir zaman hedefine ulaşamadığını elbette ki hepimiz iyi hatırlıyoruz.
Buna rağmen bugün hâlâ aynı yaklaşımı sürdürmesi, çözüm üretmekten çok polemik oluşturmayı tercih ettiğini görmek, Anayasa mahkemesi üyeliğine bizim seçtirdiğimiz bir kişinin bu duruma düşmesi bizi derinden üzmektedir.
Özellikle, bugüne kadar Parlamento kürsüsünde yaptığı konuşmaların büyük bölümü maalesef Kuzey Makedonya’da yaşayan Türk toplumunun hak ve menfaatlerine somut bir katkı sağlamamıştır. Hamasi söylemlerle kamuoyu oluşturulmaya çalışılmış, ancak Türk toplumunun karşı karşıya olduğu temel sorunların çözümüne yönelik ciddi bir sonuç ortaya veya çözüm konulamamıştır.
Daha da vahimi, hiçbir somut delil ortaya koymadan Türk Demokratik Partisi’nin hükümet nezdinde “gizli kapaklı pazarlıklar” yürüttüğünü iddia etmesidir. Elinde bunu ispatlayacak tek bir belge veya kanıt yoksa, bu tür ithamlar ya büyük bir sorumsuzluğun ürünüdür ya da “çamur at, izi kalsın” anlayışıyla yürütülen bir algı operasyonundan ibarettir.
Siyaset; dedikodu, iftira ve ima üzerinden değil, belge, doğruluk ve sorumluluk ilkeleriyle yapılmalıdır.
Türk toplumunun birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğu bir dönemde, ayrıştırıcı söylemler yerine çözüm üreten bir anlayışa ihtiyaç vardır. Kişisel siyasi hesaplar uğruna Türk toplumunun ortak değerlerini yıpratmak, hiç kimseye fayda sağlamayacaktır.
Eğer gerçekten Kuzey Makedonya Türklerinin geleceğini ve haklarını düşündüğünü samimi bir şekilde ifade ediyorsa, bunun yolu sürekli eleştirmek değil, sorumluluk almaktır. Buyursun; resmî olarak bir siyasi parti kurarak Türk toplumuna hizmet etsin veya Türk milletinin ortak davası için partimizle birlikte omuz omuza mücadele etsin.
Ancak Türk toplumunun hassasiyetlerini kullanarak, mevcut siyasi yapıya şirin görünmeye çalışıp bir sonraki dönemde yeniden milletvekili adaylığını garanti altına alma çabası ne Türk milletine ne de siyasetin ciddiyetine yakışmaktadır.
Ayrıca belirtmek isteriz ki, siyaset, sosyal medya üzerinden sürekli yazılar yazarak, özellikle sahte profiller aracılığıyla ve aynı çevreler tarafından yürütülen algı çalışmalarıyla yapılmaz. Türk toplumunun hassasiyetlerini istismar ederek kamuoyu oluşturmaya çalışan, gerçek kimliklerini gizleyerek sosyal medya üzerinden eleştiri üretmeyi siyaset zanneden zihniyeti biliyoruz, ancak ciddiye almadığımızı kamuoyunun bilgisine sunarız. Bizim muhatabımız, milletimizin iradesi ve demokratik siyaset zeminidir.
Kaldı ki, bu tür söylemlere ve algı çalışmalarına en güzel cevabı da daha geçtiğimiz aylarda sandıkta, milletimizin güçlü iradesiyle vermiş bulunuyoruz. Halkımızın ortaya koyduğu tercih; kimin güven verdiğini, kimin samimiyetle hizmet ettiğini ve kimin siyasetinin karşılık bulduğunu açıkça göstermiştir.
Bizim önceliğimiz makamlar değil, Kuzey Makedonya Türk toplumunun hakları, birliği ve geleceğidir. Bu mücadeleyi de kişisel hesaplarla değil; samimiyet, sorumluluk ve hizmet anlayışıyla sürdürmeye devam edeceğiz.”








