Slovenya’nın, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da 1.200 yerleşim konutu inşa etme planını kınayan Avrupa Birliği (AB) ortak açıklamasını engellediği bildirildi.
EUobserver’ın haberine göre Brüksel’de, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas’ın 27 üye ülke adına yapması planlanan ortak bir açıklama hazırlandı. Ancak açıklamanın kabul edilmesi için gerekli üye ülke mutabakatı sağlanamadı.
Bunun üzerine Avrupa Dış Eylem Servisi, pazar günü yalnızca Kallas’ın kendi adına yaptığı açıklamayı yayımladı. Bu açıklama, tüm üye ülkelerin onayını gerektirmediği için kabul edilebildi.
Kallas açıklamasında, işgal altındaki Batı Şeria’da tartışmalı E1 projesi kapsamında 1.200 konut inşa edilmesi planını kınadı. Projenin iki devletli çözüm ihtimaline ciddi zarar vereceğini belirten Kallas, E1 projesinin hayata geçirilmesi halinde Batı Şeria’nın ikiye bölünebileceği uyarısında bulundu.
Yaklaşık 12 kilometrekarelik alanda 3.400 konut inşa edilmesini öngören projenin Batı Şeria’nın kuzey ve güney bölgeleri arasındaki bağlantıyı kesebileceği belirtildi.
Slovenya: Yeni açıklama ek değer sağlamaz
Slovenya Dışişleri Bakanlığı, 27 AB ülkesinin yeni bir ortak açıklama yayımlamasının mevcut durumda ek bir değer sağlamayacağını açıkladı.
Bakanlık, Avrupa Konseyi’nin haziran ayında söz konusu proje hakkında zaten bir tutum belirlediğini, ağustos ayında da bir grup Avrupa liderinin ortak açıklama yaptığını hatırlattı.
Slovenya’nın tutumunun değişmediğini belirten Bakanlık, ülkenin uluslararası hukuka ve her iki tarafın meşru çıkarlarını dikkate alan iki devletli çözüme destek verdiğini vurguladı.
Slovenya’nın tutumu ülkede muhalefet ve bazı siyasetçiler tarafından eleştirildi.
Slovenyalı Sosyal Demokratlar, kararın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun politikalarına hizmet ettiğini savundu.
Avrupa Parlamentosu üyesi Matjaž Nemec ise Slovenya’nın bu tutumuyla AB’nin birlik görüntüsünü ve ülkenin diplomatik ağırlığını zayıflattığını söyledi.
Slovenya Cumhurbaşkanı Nataša Pirc Musar da ülkesinin AB’nin ortak açıklamasını desteklemesi gerektiğini belirtti. Pirc Musar, uluslararası hukukun siyasi tercihe göre uygulanamayacağını ve bu konuda çifte standartlara izin verilmemesi gerektiğini vurguladı.











