Kuzey Makedonya Adalet Bakanlığı, seçim mevzuatında yapılacak değişikliklerin AGİT/ODIHR tavsiyeleri temel alınarak hazırlanacağını açıkladı.
Bakan ve aynı zamanda partiler arası çalışma grubunun başkanı olan Filkov, bugün parlamentodaki siyasi parti temsilcilerine ilgili materyalleri dağıttı. Partilerin önümüzdeki iki hafta içinde bu belgeleri analiz ederek görüş ve önerilerini sunmaları bekleniyor.
Bakanlıktan yapılan açıklamada, seçim reformlarının ancak siyasi diyalog ve geniş uzlaşıyla mümkün olabileceği vurgulandı:
“AGİT/ODIHR tavsiyelerinin detaylı analizi başladı. Hedefimiz, uluslararası standartlarla uyumlu, güvenilir ve adil bir seçim sistemi oluşturmak ve vatandaşların seçim sürecine olan güvenini artırmaktır.”
Partilerin farklı önerileri
Siyasi partiler arasında bazı konularda görüş ayrılıkları bulunuyor:
VMRO-DPMNE, önerilerin büyük kısmını kabul etmekle birlikte, tek seçim bölgesi ve belirli bir seçim barajı getirilmesini değerlendiriyor.
Arnavut siyasi blok, 3 ila 8 arasında değişen birden fazla seçim bölgesi modelinde ısrar ediyor.
SDSM daha önce tek seçim bölgesine sıcak baksa da, yeni toplantıdaki pozisyonunu henüz açıklamadı.
Levica, tüm parlamenter partiler için devlet reklamcılığı kurallarının değiştirilmesini talep ediyor.
ZNAM, milletvekili sayısının 120’den 90’a düşürülmesini öneriyor; ancak bunun için anayasa değişikliği gerekiyor ve büyük partiler buna sıcak bakmıyor.
Liberal Democratic Party ise tek seçim bölgesinin yanı sıra açık liste sisteminin getirilmesini savunuyor.
Kurumlarla istişare yapılacak
Adalet Bakanlığı, reform sürecinde yalnızca siyasi partilerle değil, aynı zamanda şu kurumlarla da görüş alışverişinde bulunacak: Devlet Seçim Komisyonu (DİK), Yolsuzlukla Mücadele Komisyonu, Devlet Denetim Kurumu ve Medya Ajansı.
Seçim yasası, ülkenin reform gündeminin önemli bir parçası. Aslında Haziran 2025’e kadar kabul edilmesi planlanıyordu. Ancak önceki seçim öncesi değişikliklerin başarısız olması nedeniyle Brüksel tarafından süre Haziran 2026’ya kadar uzatıldı.
Yeni düzenlemelerin, ülkenin Avrupa Birliği yolundaki ilerlemesi açısından kritik öneme sahip olduğu belirtiliyor.











