MÜBÂREK MÂBED “MESCİD-İ AKS”

Mescid-i Aksâ, Kudüs’te eski Süleyman Mâbedi’nin bulunduğu yerde yer alan caminin adıdır. Mescid-i Aksâ; “İliya” veya günahlardan arınma anlamında “Beyt-i Makdis”, İbrânice “Bethammikdaş” kelimesinden mülhem kullanılmış olup “mabed” manasına gelmekte ve bununla Hz. Süleyman’ın mâbedi kastedilmektedir. (İslâm Ansiklopedisi, “Mescid-i Aksâ”, “Kudüs”mad.)

En uzak mescid anlamına gelen “Mescid-i Aksâ” tabiri ilk olarak Kur’an-ı Kerim’de  geçmektedir: ”Kulu Muhammed’i, gece vakti, ayetlerimizden bazılarını göstermek için El-Mescidü’l-Aksâ’ya götüren Allah, noksan sıfatlardan münezzehtir. O, her şeyi işitir ve görür.” (İsrâ, 17/1) Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) de Mîraç gecesinde; “Burak’a bindim Beytü’l-Makdis’e gittim.” buyurmuştur. Mescid-i Aksâ’nın en uzak mescid olarak isimlendirilmesi, Mekke’deki Mescid-i Haram’a yaya yürüyüşü ile bir aylık uzaklıkta yer almasından dolayıdır.

Dünyada Mescid-i Haram’dan sonra inşâ edilen en eski camilerden biri olan Mescid-i Aksâ’nın inşâsına Hz. Davud (a.s.) zamanında başlanmış ve inşâsı Hz. Süleyman (a.s.) tarafından tamamlanmıştır. Hicretin 16. ayına kadar Müslümanların kıblesi olan bu mübarek mescid hakkında Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Ziyaretler ancak üç mekâna yapılır. Mekke’deki Mescidü’l Haram’a, Medîne’deki benim bu mescidime (Mescid-i Nebevî) ve Kudüs’teki Mescid-i Aksâ’ya.” Bu hadiste Peygamberimiz (s.a.v.) biz Müslümanlara Mescid-i Aksâ’yı da ziyaret etmemiz gerektiğini telkin etmiştir.

Müslümanların ilk kıblesi olan Mescid-i Aksâ biz Müslümanlar için büyük ehemmiyet arzetmektedir ve bize emanettir. Dolayısıyla bu emanete sahip çıkmak dünyadaki bütün Müslümanların görevidir. Peki Müslümanlar olarak bizler ne yapmalıyız? Öncelikle ümmet bilinciyle hareket ederek Mescid-i Aksa’ya canımız pahasına sahip çıkmalı ve bu kutsal mekanın siyonist birlikler tarafından kirletilmesine müsaade etmemeliyiz. Ve tabi ki kavlî ve fiili olarak da çok dua etmeli, Fetih ve İsrâ sûrelerini mealleriyle birlikte okumalıyız. Bu Mekanın ehemmiyetini idrak etme ve anlatma adına kitap, makale ve şiirler okumalıyız. İmkanı olanlar mutlaka bu mübârek yeri ziyaret etmeli ki Mekke ve Medîne’den sonra Efendimiz’in ziyaret etmemizi buyurduğu üçüncü yerdir Mescid-i Aksâ.

Yazımı Şâir Mehmet Akif İnan’ın Mescid-i Aksâ hakkında yazmış olduğu şiirle noktalamak istiyorum.

            MESCİD-İ AKSÂ

Mescid-i Aksâ’yı gördüm düşümde

Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu

Varıp eşiğine alnımı koydum

Sanki bir yer altı nehir çağlıyordu

Gözlerim yollarda bekler dururum

Nerde kardeşlerin diyordu bir ses

İlk kıblesi benim ulu Nebî’nin

Unuttu mu bunu acaba herkes

 

Burak dolanırdı yörelerinde

Mîraca yol veren hız üssü idim

Kutsallığım belli şehir ismimden

Her yana nur saçan bir kürsü idim

            Hani o günler ki binlerce mü’min

Tek yürek halinde bana koşardı

Hemşehrim nebîler hatırı için

Cevaba erişen dualar vardı

            Şimdi kimsecikler varmaz yanıma

Mü’minden yoksunum tek ve tenhayım

Rüzgârlar silemez gözyaşlarımı

Çöllerde kayıp bir yetim vâhayım

            Mescid-i Aksâ’yı gördüm düşümde

Götür müslümana selâm diyordu

Dayanamıyorum bu ayrılığa

Kucaklasın beni İslâm diyordu

                        Mehmet Akif İNAN

 

 

Read Previous

Stres

Read Next

Uzayda serbestçe dolaşan ilk insan yaşamını yitirdi

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *