Makedonya Türkleri Hak ve Demokrasi Hareketi’nin Avrupa Cephesi’nden seçilen milletvekili Salih Murat, Kültür Bakanlığı’nda seçici ve sistematik ayrımcılık yapıldığını belirtti.
Milletvekili Salih Murat, konuyla ilgili sosyal medya hesabından yaptığı detaylı açıklamada şu değerlendirmelerde bulundu:
“28 Ekim 2025 tarihinde Kültür Bakanlığı’na, Türk toplumunun bakanlıktaki temsiline ilişkin beş somut talep içeren bir milletvekili sorusu yönelttim. Soru, hukuki temellere dayanıyor ve Anayasa’nın VI. Değişikliği’nin uygulanmasına dair ayrıntılı veriler talep ediyordu.
Bakan tarafından imzalanan 26 Şubat 2026 tarihli yanıt, son derece yetersiz kaldı. Bakanlık, yöneltilen beş sorudan yalnızca birine tek cümleyle yanıt verdi; anayasal uyumluluğun değerlendirilmesine yönelik talepleri ise tümüyle görmezden geldi.
Ombudsman’ın 2024 raporuna göre Kültür Bakanlığı’nda toplam 126 kişi görev yapmaktadır. 2021 Nüfus Sayımı verileriyle yapılan karşılaştırma, kaygı verici eşitsizlikleri gözler önüne sermektedir:
(Tablo 1)
Veriler, sistematik ve seçici bir ayrımcılık örüntüsünü açıkça ortaya koymaktadır. Makedonyalılar ve Arnavutlar nüfus oranlarına göre adil biçimde temsil edilirken, üç topluluk sistematik ayrımcılığa maruz kalmaktadır:
∙ Türkler (-%79,9)
∙ Romanlar (-%100)
∙ Boşnaklar (-%100)
Buna karşın Sırplar (+%239) ve Ulahlar (+%627) gibi küçük topluluklar orantısız biçimde aşırı temsil edilmektedir.
Özellikle dikkat çekici olan husus şudur: Kültürel çeşitliliği teşvik etmek ve korumakla yükümlü olan bu bakanlığın, Romanları ve Boşnakları çalışan kadrosunda sıfıra indirmiş olması; Türk toplumunun ise hak ettiği beş temsilci yerine yalnızca bir temsilciyle temsil edilmesidir. Bu durum, Anayasa’nın VI. Değişikliği’ni ve ayrımcılıkla mücadeleye ilişkin uluslararası yükümlülükleri doğrudan ihlal etmektedir.
Kültür Bakanlığı’ndaki bu tablo, diğer bakanlık ve kurumlarda da benzer biçimlerde karşımıza çıkmaktadır. Bu dava, ülkemizin yakın tarihinde belgelenmiş en ağır kurumsal ayrımcılık örneklerinden birini oluşturmaktadır.
Bakanlık yalnızca meşru milletvekili sorularını yanıtsız bırakmakla kalmamakta; anayasayı açıkça ihlal eden seçici ayrımcılığı aktif olarak sürdürmektedir.
Bu bağlamda hükümetten şunları talep edeceğim:
1. Yetersiz temsil edilen topluluklardan en az 8 kişinin acilen istihdam edilmesi,
2. Bu utanç verici tablonun giderilmesine yönelik somut ve takvimli bir planın kamuoyuyla paylaşılması.
VMRO-VLEN-ZNAM Hükümeti döneminde denetim kurumları, seçici ve ayrımcı uygulamalar karşısında tamamen işlevsiz hale gelmiş; seyirci konumuna düşmüştür. Bazı Türk kurumları, ayrımcı hükümet politikalarına karşı sesini yükseltmesi gerekirken sessizliğini ve boyun eğişini sürdürmektedir. Bu tutum, toplumsal sorumluluğun açık bir ihlalidir.”
















