Millet Havasını Alabilir

Okuyucularımla hasbihal yapmayalı uzun zaman oldu. Bu süreçte tabiki de beni özleyenler olmuş. Sosyal medyadan, e postadan yazan yazana. Mesaj yağmuruna tutuldum desem yalan olur. Cidden yalan olur. Çünkü mesaj yağmurunu geçin tek bir mesaj bile yok. Hadi okuyucuyu geçtim gazetenin yazı işleri müdürü de mi yazmaz? ‘Sayın Bülent Bey yazdığınuz yazıları ya da yazmadığınız ama yazmayı düşündüğünüz yazıları bizle de paylaşın. Bizler de değerli halkımızla paylaşalım’ diye ricada bulunmaz mı? Sayınla Bey’i geçtim sadece Bülent deseydi de olurdu. Hadi Bülent’i de geçtim sadece dürteseydi de olurdu. Ama yok…Gelen mesaj sifir sifir sifir…

1.Diğer yıllara olduğu gibi bu 2018 yılına da girmiş olduk. Hayırlısı olsun. Geçen yıl yanlış hatırlamıyorsam 2017 yılına girmiştik. Bi önceki yıl da 2016’ya girmiştik. Hafızam yerinde yılları saymayı unutmamışım çok şükür. Ama bu yıllara girmiş olanlarımız kadar girmeyenlermiz de mevcut. Hatta zorla sokulanlarımız da var. Bazılarımız yıllardır girmiyor. İki binlerde kalan insanlar tanıyorum. ‘Her yıl başka bir yıla daha giriyoruz da ne oluyor?’ diye serzenişte bulunanlarımız da var. Her yıl da klasik şeyler istenir mutluluk, sağlık, huzur,barış ve demokrasi. Demokrasi de yeni yeni istenmeye başlandı. Eskiden vardı da mı istenmiyordu yoksa son zamanlarda ne olduğunu öğrendik de mi istiyoruz onu bilemiyeceğim. Fakat demokrasinin yeni yıldan istenmesi hata. Bu, diğer şeyleri isteyebilirsiniz anlamında olmasın ama demokrasiyi yeni yıldan değil Amerika’dan istememiz gerekir. Bir demokrasi getiriyor yeme de yanında yat. Yeni yıla hangi isteklerle girdiğimiz ortada fakat kaç kişi girdiğimiz belli değil. Çünkü Makedonya’dan Avrupa’ya göç edenlerin sayısı günden güne artıyor.  Avrupa’ya kapak atmaya çalışanların arasında  genç ve eğitimli kesimin bulunması işi vahim noktaları sürüklüyor. Bu böyle devam ederse yakında memlekette doktor kalmayacak. Veterinerler var fakat onlar da yakında tüyer.  En sonunda da bu gidişle Makedonya tek başına biz olmadan yeni yıllara girecek. Bu kafayla değil 2018’e 2118’e girsek bir şey farketmeyecek. Giren biz mi yoksa yıllar mı oluyor ona da siz karar verin…

2.2018 yılına girmemizle birlikte en çok konuştuğumuz konularından biri hava kirliliği oldu. Fakat nedense sadece Üsküp’teki hava kirliliğinden konuşuyoruz. Bu ülkede sanki Üsküp’ten başka bir yer yok. Bu nasıl bir havadır ki sadece Üsküp’te kirleniyor ve diğer yerleri teğet geçiyor? Üsküp özelse tabiki de havası da özeldir. Kirlenen hava için hükümet acil tedbirler almaya başladı. Tedbirler işe yaramış ki son yapılan açıklamada hava kirlilği bitmiş. Yani PM 10 parçacıkları limitin altına düşmüş. PM 10 bu arkadaş boru değil. Ne kadar da bilimsel konuştum. Demekki bu parçacıklar PM 10’un üstüne çıkınca limitin üstüne çıkıyorlar. Limitin üstüne çıkınca tedbir alıyoruz çıkmayınca almıyoruz. Kafa nasıl ama? Zehir gibi maşallah. Her alanda olduğu gibi bu alanda da riskle karşı karşıya kaldığımızda önlemler alıyor ve risk sona erdi mi biz de önlemleri bırakıyoruz. Bu ameliyat başarılı geçti fakat hastayı kaybettik demek gibi.(Operacija e uspesna ama pacientot e mrtov). Tedbirlerin kaldırılmasıyla millete çıkın havanızı alın mesajı verilmesi de manidar. Bu millet zaten yıllardır havadan başka bir şey almıyor.

3.Yılın ilk yazısını yazıp ta partileri es geçmek olmaz. Biri şu anda oyun dışı. Diğer ikisini ele alalım. THP yıllardır hep muhalefette durdu. Hükümete karşı her yerde ve bulduğu her şeyle saldırdı. İmkanları kısıtlı olsa bile bir çoklaranın ilgisini çekmeyi başardı. Çok oy almıyordu ama beraber yürüdüğü partisine karşı desteğini hiç bir zaman kesmedi. Tabi her şey Türklerin haklarını savunmak içindi. Mecliste kürsülerde konuşmalar, diğer Türk Partilerine yapılan suçlamalar ve diğerleri hep olay oldu. Şimdi iktidar oldular. Sesleri duyulmuyor. Türklerin haklarıyla ilgili her hangi bir meselede bile temsilcilerin seslerini duymak nerdeyse imkansız. TDP’nin seçtiği bakanlar ister Hadi Bey olsun, ister Furkan Bey olsun Türkiye Makedonya arasında mekik dokurlarken, THP bakanın en son ne zaman Türkiye’de bulunduğunu bilmiyoruz. Neymiş? Muhalefet olmakla iktidarda olmak aynı şey değilmiş. Davulun sesi uzaktan güzel gelir gardaş. TDP ise yıllardır iktidardayken bir anda kendini muhalefette buldu. Tabi bu muhalefetlik durumu kısa sürdü çünkü TDP aldığı son kararla koalisyondan çekildi. Seçimlerden sonra her nekadar kraldan kralcı söylemler oluştursalar da şu anda geldikleri son nokta tekrardan iktidara kapak atmak olarak görülebilir. Yaptıkları hataları saymak istesem bile sayamam çünkü yerimiz kısıtlı. Kendilerine sorsak hayırdır birader noldu seçimlerden sonraki söylemlerine? Alacağınız cevabı kısaca size söyleyeyim. ‘Siyaset bu, siyasette herşey olur’. Tüm tükürdüklerini yala sonra da siyasete sığın. He canım he siyaset..

4.Bir kaç gün önce yayınlanan bir haberde AK Parti’nin Makedonya dahil yedi ülkede temsilcilikler açacağı  yazıyordu. Tabi ne var bunda diyebilirsiniz. Fakat bazı kesimler tarafından bu o kadar kolay hazmedebilecek bir şey olmadı. Bazıları o kadar ileriye giderek bu konuda abilerine iyi gözükmek için köşe yazıları bile döşediler. Neymiş Erdoğan Makedonya’da kendi egemenliğini kurmaya çalışıyormuş. Kuduran kudurana. Yeni yıla girerken belli ki bu haber de birilerine çok fena girmiş. Bence AK Parti Makedonya’ya değil bunlara girecek. Vesselam…

 

Read Previous

Kosova Entegrasyon Bakanı Makedonya’da

Read Next

Hırvat lider, Boşnakların katledildiği köyü ziyaret etti

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *