Kuzey Makedonya Başbakanı ve VMRO-DPMNE Genel Başkanı Hristijan Mickoski, ülkesinin Avrupa entegrasyon sürecinin Avrupa’da neredeyse istisnai bir örnek oluşturduğunu belirterek, sürecin ilerleme ve reform performansına göre değil, ikili siyasi meseleler üzerinden yürütüldüğünü söyledi.
Mickoski, Pan-Avrupa Birliği’nin Kuzey Makedonya’daki “Batı Balkanlar’ın Avrupa geleceği: Küresel zorluklar çağında siyasi entegrasyon, bölgesel iş birliği ve ekonomik dayanıklılık” başlıklı konferansında yaptığı konuşmada, Avrupa Birliği’ne katılım sürecinin aday ülkeler için normalde liyakat esasına (merit-based) dayandığını, ancak Kuzey Makedonya için bunun geçerli olmadığını savundu.
“Bizim için ilerlemeye dayalı bir sistem işlemiyor. Katılım süreci, ikili meselelerin gölgesinde yürütülüyor ve bu durum Avrupa Birliği’nin kendi kredibilitesini de zedeliyor. Brüksel’de giderek daha fazla siyasetçi bunun farkında” dedi.
Hırvatistan–Slovenya örneği
Mickoski, Croatia ile Slovenia arasındaki ikili soruna atıfta bulunarak, o dönemde European Council’in anlaşmazlığın Hırvatistan’ın müzakereleri tamamlayıp AB üyesi olduktan sonra çözüleceğini açıkça belirttiğini hatırlattı. Böylece taraflar arasında eşit bir zemin oluştuğunu ve sorunun tahkim yoluyla ele alındığını ifade etti.
Kuzey Makedonya için ise benzer bir yaklaşımın benimsenmediğini dile getiren Mickoski, ülkesinin bazı üye devletlerin “klasik baskısına” maruz kaldığını öne sürdü. Sürecin reformlar ve hukukun üstünlüğü yerine anayasa değişikliği, bayrak ya da diğer sembolik konular üzerinden şekillendiğini savundu.
“Tarihi anlar sabır gerektirir”
Bu sürecin tarihsel bir dönemeç olduğunu belirten Mickoski, “Bir halk ve bir millet acele kararlar ya da baskı altında alınmış kararlar vermemelidir” dedi. Geçmişteki siyasi liderlikleri eleştiren Mickoski, ülkenin bugün reform ve Avrupa standartları yerine ikili meseleleri müzakere etmek zorunda bırakıldığını ifade etti.
Orta Çağ’a ilişkin tarihsel tartışmaların gündeme taşınmasını da eleştiren Mickoski, geçmiş yerine geleceğe odaklanılması gerektiğini söyledi. Makedon halkının yüzyıllara dayanan bir geleneğe, kültüre ve mirasa sahip olduğunu vurgulayan Mickoski, “Bu halk her zaman Avrupa değerlerine inanmıştır ve Avrupa’nın kapısını savunmuştur” dedi.
Mickoski, ülkesinin yerinin Avrupa olduğunu belirterek, gelecekte de bu bilinçle hareket edecek liderlerin yetişeceğine inandığını sözlerine ekledi.









