Makedonya’da Unutulan Türkler / Torbeşler

Rumeli Tarihini tanımaya, öğrenmeye çalışırken sadece Anadolu’dan getirilen Türkmen – Yörükler’i araştırır ve öğrenmeye çalışırsak inanın ki Rumeli – Balkan tarihini öğrenemeyiz. Zira; Osmanlı Devleti Ülkeyi egemen tek bir ırk (Türk Irkı ) temelinde yönetmedi. Ümmet – Devlet sistemi esaslarına göre yönetti. Bu nedendendir ki; Rumeli – Balkan Tarihini ve Kültürünü araştırırken, Yörükleri , Arnavutları , Boşnakları , Pomakları ve Torbeşleri birbirlerinden etnik farklılıkları üzerinden ayrıştırmadan incelememiz gerekiyor. Balkan Savaşlarının ardından Balkanlar’da kalan Müslümanların içinde bölgede kurulan egemen devletler tarafından en fazla Vahşete, Soykırıma, Sürgüne ve Asimilasyona maruz kalanlar “Pomaklar ve Torbeşler”dir.

Makedonya ve Kosova’da ki “Torbeşler” konusunun daha geniş detayları ile aydınlığa kavuşturulması için uzun yıllar boyunca araştırmalar yaparak yazdığım ” Makedonya Rekalar Kazasında Türk İzleri ” adlı kitabım yayınlandığı Şubat 2011 tarihinden itibaren, Gerek yurtiçinden ve gerekse yurtdışından siz değerli okurlarımın bana en çok sordukları soru ;  “Hocam, biz Torbeşler kimleriz? …” 4.yy.’ın başlarından itibaren batıya doğru ilerleyen Hunlar, 376 yılında Volga Irmağı’nı geçerek Balkan Coğrafyasında yerleşmeye başlamışlardır.  Attila önderliğindeki Hun Türkleri zamanla güçlerini kaybettiklerinde Slav göçlerinin ardından bölge halkı arasında asimile olmuşlardır.  Osmanlı Devletinin Balkanlar’ı fethinden sonra, bu Türk Boylarının torunları kısa süre içinde İslamiyet’i kabul edip Türk Örf ve Ananelerine uygun olarak yaşamaya başlamışlardır.  Şehirlerde ve Ovalarda yaşayanlar kısa sürede Türkçeyi öğrenip konuşmaya başladılar. Fakat dağlık kesimlerde ki yerleşim birimlerinde Türkçe dili tam anlamıyla konuşulamadı. Bu nedenle, özellikle;  Makedonya’nın batısında yaşayan ve Osmanlı Devletine sonsuz bir sadakat ile 500 yıldan fazla bir zaman diliminde sadık kalan ve bir arada yaşayan Atalarımıza, bizlere Osmanlı’nın Balkan Savaşları sonrasında 1912 yılında bölgeden çekilmesi üzerine kurulan Sırp – Hırvat – Sloven Krallığı tarafından uygulanan asimilasyonun neticesinde bölgede yaşayan Müslümanlara önce Türkçe Dili unutturulmuş ve bu yetmiyormuş gibi bir de , bu insanlara bir torba Hurda ( Çökelek ) karşılığında Müslüman olduklarını zorla empoze etmeye çalışarak , ve kendilerine “TORBEŞ” yakıştırması iftirası ile bu topluluğu böylesine aşağılayan bu ifadelerle özde Türk – İslam soyundan gelen bu insanlara ; Torbeş , Poturi , Poturçeni demeye başlamışlardır.

Bazı Sırp ve Makedon Tarihçiler ise bu yöre insanlarının aslında Slav olduklarını Osmanlı döneminde kılıç zoruyla Müslüman edildiklerini iddia etmektedirler. Oysa;  Osmanlı Devleti  bölgede yaşayan bu insanları Slavların iddia ettikleri gibi zorla Müslümanlaştırmış olsaydı, bırakın geçmişi günümüzde bile bu yörede sadece insanlar değil, Horozlar dahi “Allahü Ekber” derlerdi. Torbeşler, Batı Makedonya’da genellikle dağlık bölgelerde yaşıyorlar. En kalabalık yaşadıkları bölge Debre ve Rekalar bölgesidir. Ayrıca Tetovo  (Kalkandelen ) , Gostivar, Kiçevo, Struga, Veles  (Köprülü ), Prilep , Tikveş, İştip,
Delçevo, Koçani ve Üsküp (Skopje) civarında ve ayrıca Arnavutluk ve Kosova’da “Gora” bölgesinde de yaşamaktadırlar.
Torbeşler yüzyıllar boyunca kendilerini daima Türk olarak görmüşlerdir.  Büyük baskılar altında bile Slavlaşmaya yanaşmayarak, ölüm tehlikesine rağmen gizlice veya kitleler halinde göç ederek Anavatan Türkiye’ye sığınarak  bunu kanıtlamışlardır.

Özetleyecek olursam; Balkanlar… Hem koca bir umudu, hem de yüreklerimizde derin bir iz bırakan hüzünlere sahiptir.  Ben hemen hemen bütün Balkanlar’ı gezdim. Bazen yüreğim daralarak, bazen de inanılmaz ümitlerle…  Makedonya en ilginç Balkan Ülkelerinden biridir. Kendinizi Anadolu’da hissedersiniz. Fakat bugün ancak Kuşbakışı bakabildiğimiz bu topraklar, çok büyük acılara sahne oldular. Osmanlı’dan sonra Osmanlı emanetleri yerle bir edildiler.  Özellikle; Yunanistan, Bulgaristan ve Sırbistan’da İslam namına pek bir şey kalmadı. Bu durumdan Balkanlar’da yaşayan tüm Müslüman topluluklar da nasibini aldılar. Yüzbinlerce Müslüman katledildi ve geride kalanlar da Anadolu’ya sürüldüler. Birçok göç dalgası oldu. 1960 yılında yapılan göç esnasında ailem ile birlikte Türkiye’ye, Manisa Şehrine göç edenlerden biri olan Ben; İlber Şiyak…
1912 yılından günümüze kadar tam 5 defa Kimlikleri değiştirilen bu halk topluluğuna zorla ve baskıyla “Torbeş” kimliği empoze edilmiştir. Oysa Atalarımız ve bizler , Makedonlar gibi Avrupa , Amerika ve Avustralya’ya Göç edebilecek serbesti de iken neden Türkiye’yi tercih ettik..!
Neden?
İşte asıl mesele bu sorunun cevabında gizli..!

 

 

Not; Bu bilgilerin kaynağı İlber Şiyak’ın
“Saruhan’dan Rumeli’ye Gönül Köprüleri” isimli kitabından alıntı olup izinsiz başka bir amaç için kullanılamaz!

Read Previous

Kosova Başbakanı Haradinaj: Siber saldırılar devletler için bir tehdit

Read Next

PYD/PKK’nın ‘Afrin yalanları’ çıkmaza girdi

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *