Avrupa’da asgari ücretlere ilişkin tartışmalar yeniden gündeme gelirken, Kuzey Makedonya bir kez daha listenin alt sıralarında yer alıyor. Aylık 411 avroluk asgari ücretle ülke, Avrupa Birliği (AB) üyesi tüm ülkelerin ve bazı aday ülkelerin gerisinde bulunuyor.
Bu veri yeni olmasa da, sıklıkla satın alma gücü paritesi (SGP) üzerinden yapılan “teselli edici” yorumlar daha derin bir değerlendirmeyi gerektiriyor. SGP’ye göre hesaplama yapıldığında Kuzey Makedonya 26’ncı sıradan 20’nci sıraya yükseliyor. Ancak bu yükselişin çalışanlar açısından gerçek anlamı tartışmalı. Çünkü SGP, reel refahı değil, düşük fiyat seviyelerine sahip ekonomilerde paranın göreli değerini ölçüyor. Başka bir ifadeyle, daha iyi görünen sıralama daha yüksek ücretlerden değil, daha düşük yaşam standartlarından kaynaklanıyor.
Ucuz hizmetler ve düşük gıda fiyatları ekonomik bir avantajdan ziyade; düşük verimlilik, zayıf iç talep ve sınırlı büyümenin göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Bölgesel karşılaştırmalar da tabloyu değiştirmiyor. Hırvatistan uzun süredir “ucuz iş gücü” kategorisinden çıkmış durumda. Türkiye ve Arnavutluk nominal asgari ücret açısından Kuzey Makedonya’nın üzerinde yer alırken, benzer yapısal sorunlara sahip olmasına rağmen Sırbistan ücret ile yaşam maliyeti dengesi bakımından daha olumlu bir tablo çiziyor.
Uzmanlara göre bu farklar tesadüfi değil; ekonomik politikalar, verimlilik yatırımları ve devletin emek piyasasındaki rolüyle doğrudan bağlantılı. Kuzey Makedonya’nın 1.000 avronun altında asgari ücrete sahip 14 ülkeyle birlikte son grupta yer almaya devam etmesi ise dikkat çekiyor.
Avrupa’nın büyük ekonomileri 2.000 avronun üzerindeki asgari ücretleri ve yaşam kalitesini tartışırken, Kuzey Makedonya’da gündem hâlâ ay sonunu getirme mücadelesi etrafında şekilleniyor.
2026 yılı başındaki eğilimler de mevcut yapısal sorunları ortaya koyuyor. Bazı ülkelerde asgari ücretler çift haneli oranlarda artarken, Kuzey Makedonya dahil birçok Avrupa ülkesinde artışlar sınırlı ya da sembolik düzeyde kalıyor. Bunun temel nedenleri arasında düşük sanayi verimliliği, çalışanların zayıf pazarlık gücü ve ucuz iş gücüne dayalı rekabet anlayışı gösteriliyor.
Bu nedenle asıl soru, Kuzey Makedonya’nın satın alma gücü listesinde kaçıncı sırada olduğu değil; bu listenin neden bir başarı göstergesi gibi sunulduğu. Satın alma gücü paritesi önemli bir istatistiksel araç olsa da, asgari ücretin insana yakışır bir yaşam için yeterli olup olmadığı gerçeğini değiştirmiyor. Uzmanlara göre köklü reformlar olmadan kâğıt üzerindeki her “yükseliş”, vatandaşların yaşam standardına somut bir iyileşme olarak yansımayacak.
Kaynak: Infomax










