Macaristan’da seçmenler, pazar günü yapılacak seçimlerde 16 yıl sonra ilk kez iktidarı değiştirme fırsatıyla sandık başına gidiyor. Ülkenin uzun süredir liderliğini sürdüren Viktor Orbán ve partisi Fidesz, Avrupa Birliği üyesi ülkeler arasında en uzun süre görevde kalan yönetimlerden biri konumunda.
Resmi anketler Fidesz’in önde olduğunu gösterirken, bağımsız ve uluslararası araştırmalar ise 2020’de kurulan TISZA partisinin yükselişine işaret ediyor. Özellikle partinin başına geçen Péter Magyar’ın, 2024’te Orbán’dan ayrılması sonrası TISZA’nın desteği hızla arttı.
Politico tarafından yayımlanan anketlere göre TISZA’nın oy oranı yüzde 49’a ulaşırken, Fidesz’in desteği yüzde 39’a gerilemiş durumda.
Bu tablo, Orbán cephesinde endişe yaratırken, Macar lider son konuşmasında muhalefeti yabancı güçlerle iş birliği yapmakla suçladı. Orbán, seçim sürecinde kaos yaratılmaya çalışıldığını ve bunun halkın iradesini gölgelemeyi amaçladığını savundu.
Seçmenler ise ikiye bölünmüş durumda. TISZA destekçileri Avrupa ile daha yakın ilişkiler kurulmasını isterken, Orbán yanlıları istikrar ve güvenliğin korunmasını öncelikli görüyor.
Seçimlerin yalnızca Macaristan’ın değil, aynı zamanda Avrupa’nın geleceği açısından da kritik olduğu değerlendiriliyor. Orbán’ın, Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić gibi bölgedeki liderlerle yakın ilişkileri bulunurken, aynı zamanda Ukrayna’nın Avrupa Birliği üyeliğine yönelik en sert muhaliflerden biri olarak öne çıkıyor.
Analistlere göre TISZA’nın iktidara gelmesi durumunda Brüksel ile ilişkilerde yumuşama bekleniyor. Ancak bunun Macaristan’ın Avrupa Birliği’ne bakışında köklü bir değişim anlamına gelmeyeceği ifade ediliyor.
Uzmanlar, Orbán’ın olası kaybının bölgesel siyasette önemli etkiler yaratabileceğini belirtirken, bunun özellikle Belgrad ile Brüksel arasındaki ilişkilerde yeni bir dönemi tetikleyebileceğini değerlendiriyor.












