default
Son günlerde Kozjak Gölü’nde görülen kırmızı renkli görüntüler sosyal medyada dikkat çekerken, uzmanlar bunun doğal bir süreç olduğunu belirtiyor. Ancak aynı zamanda bölgenin korunması gerektiği uyarısında bulunuyor.
Anastasija Videska (Makedon Ekoloji Derneği), göldeki renk değişiminin ilkbahar döneminde sıkça görülen hidrolik ve biyolojik süreçlerden kaynaklandığını ifade etti. Buna göre, suyun alt katmanlarındaki sedimentlerin yüzeye taşınmasıyla fitoplankton gelişimi artıyor ve bu durum “alg patlaması” olarak bilinen olguya yol açıyor.
Uzmanlara göre bu süreç, göl ekosistemi üzerinde önemli etkiler yaratabiliyor. Artan fitoplankton yoğunluğu, ışığın derin katmanlara ulaşmasını engellerken, organizmaların ölümü sonrası gerçekleşen ayrışma sudaki oksijen seviyesini düşürebiliyor. Bu durum, su canlıları için risk oluşturuyor.
Kozjak Gölü ve çevresindeki Jasen Koruma Alanı, zengin biyolojik çeşitliliğiyle öne çıkıyor. Bölgede Balkanlara özgü endemik bitkiler ile Balkan vaşağı, yaban keçisi gibi nadir memeliler yaşıyor. Ayrıca Makedon alabalığı ve Zingel balcanicus gibi hassas balık türleri ile Mısır akbabası ve altın kartal gibi önemli kuş türleri de bölgede bulunuyor.
Uzmanlar, son dönemde artan yapılaşma ve plansız turizmin en büyük tehdit olduğuna dikkat çekiyor. Özellikle yazlık konutların inşası ve kontrolsüz ziyaretçi artışı, doğal habitatların parçalanmasına, erozyona, atık sorununa ve yangın riskine yol açabiliyor.
Mevcut durumda Jasen bölgesi çok amaçlı koruma statüsüne sahip olsa da, uzmanlara göre bu hassas ekosistemin korunması için sürdürülebilir planlama ve sıkı denetim şart.
Makedon Ekoloji Derneği, bölgenin geleceği için en uygun modelin kitlesel turizm yerine doğa dostu faaliyetleri içeren eko-turizm olduğunu vurguluyor. Dağ turizmi, kuş gözlemciliği ve kırsal turizm gibi faaliyetlerin hem doğayı koruyacağı hem de bölgenin tanıtımına katkı sağlayacağı ifade ediliyor.
TRT Balkan











