
Halk Sağlığı Enstitüsü’nün verilerine göre, Makedonya’da hava kirliliği nedeniyle yılda yaklaşık 4.000 kişi hayatını kaybediyor.
Enstitü, bu ölümlerin PM partiküllerine maruz kalma nedeniyle gerçekleştiğini belirterek, ülkenin her yıl 4.175 can kaybı yaşadığını ifade ediyor.
2020-2022 dönemini kapsayan son verilere göre, 100.000 kişi başına yılda yaklaşık 290 kişi, mevcut çevresel hava kalitesi nedeniyle hayatını kaybediyor.
Halk Sağlığı Enstitüsü’nden yapılan açıklamada, “Hava kirliliğine uzun süreli maruz kalma, kardiyovasküler hastalıklar, solunum yolu hastalıkları ve kanser gibi hastalıklardan ölüm oranlarının artmasıyla ilişkilidir. Çevresel hava kirliliği söz konusu olduğunda, bu durum sağlık eşitsizliklerini daha da kötüleştiren bir çevresel adaletsizlik yaratıyor. Bu da özellikle yoksul ve sosyal açıdan savunmasız gruplar arasında astım, kardiyovasküler hastalıklar ve diğer sağlık sorunlarının daha yüksek oranlarda görülmesine neden oluyor.” denildi.
Bu veriler, yalnızca çevreciler ve aktivistler tarafından değil, aynı zamanda halkın büyük bir çoğunluğu tarafından da kabul ediliyor. Vatandaşlar, “Bize havanın ne kadar kirli olduğunu veya dışarıda hava kirliliği olup olmadığını söylemesine gerek yok, bunu hissediyoruz,” diyerek tepkilerini dile getiriyor.
Şimdi ortaya çıkan soru şu: Metal kokan zehirli hava, özellikle kronik hastalar olmak üzere vatandaşların sağlığını ne kadar ciddi şekilde etkiliyor? Ayrıca, kirli hava, mevsimsel grip gibi hastalıkların iyileşme sürecini uzatıyor mu? Çünkü grip vakaları, her gün klinikleri doldurmaya devam ediyor.
Hava kirliliği, yalnızca bir çevre sorunu değil, aynı zamanda ciddi bir halk sağlığı krizi olarak da karşımızda duruyor. Bu sorunun çözümü için acil ve etkili adımlar atılması gerekiyor.