İsrail’in zorla aç ve susuz bıraktığı Gazze halkı, kirli su içmek zorunda kalıyor

İsrail’in zorla aç ve susuz bıraktığı Gazze Şeridi’nin kuzeyinde yer alan Cibaliya Mülteci Kampı’ndaki Filistinliler, içmeye uygun biraz su elde edebilmek için tankerlerin önünde ellerinde plastik kaplarla uzun kuyruklar oluşturuyor.

Bazı Filistinliler uzun bekleyişin sonunda, sınırlı miktarda su taşıyan tankerdeki suyun tükenmesi nedeniyle elleri boş geri dönmek zorunda kalıyor.

İsrail ordusunun, Gazze’de altyapıyı, su hatlarını ve deniz suyu arıtım tesislerini yerle bir etmesinin ardından, bölgenin tamamında temiz suya erişim krizi yaşanıyor.

Yıkımın boyutlarının son derece büyük, temel ihtiyaçların bulunmadığı ve insani yardımın ulaştırılmasının zor olduğu Gazze kenti ile kuzey bölgesinde ise su krizi çok daha fazla hissediliyor.

“Yemek pişirme, yıkanma ve temizlik için kirli su kullanıyoruz”

Cibaliya Mülteci Kampı’nın farklı bir bölgesinde, çok sayıda Filistinli, İsrail ordusunun yıktığı su hattından, içecek su elde etmeye çalışıyor.

Biraz su almak için yıkılan hattın önünde bekleyen 30’lu yaşlarındaki Kerem Ebu Neda, Cibaliya kampı sakinlerinin kirli olmasına rağmen buradan su aldığını söyledi.

“Yemek pişirme, yıkanma ve temizlik için genellikle kirli su kullanıyoruz.” diyen Ebu Neda, suyun içmeye uygun olmadığını ancak daha temizini bulamadıkları sürece bu suyu içmek zorunda olduklarını anlattı.

Ebu Neda, içme veya nadiren deniz suyundan arındırılmış suyu bulabilmek için bazen 10 gün uğraştıklarını ifade etti.

Su kullanımını azaltmak için temel ihtiyaçlarından feragat ediyor

Gazze Şeridi’ndeki Filistinliler, yalnızca birkaç günde bir bulabildikleri suyu idareli kullanmak zorunda kalıyor.

Su tüketimini asgari miktara düşürmeye çalışan Gazzeliler, bulaşık yıkama ve şahsi temizlik için kullandıkları sudan feragat ediyor.

Ebu Neda, mümkün olduğu kadar az su kullandıklarına dikkati çekerek, halihazırda sağlık hizmetinin alınamadığı bölgede su kıtlığının başta çocuklar olmak üzere bağırsak hastalıkları ve dehidrasyonu (sıvı kaybı) tetiklediğini söyledi.

Uluslararası kuruluşlara seslenen Ebu Neda, temel ihtiyaçların yokluğunda, Gazze’nin kuzey bölgelerinde hayat şartlarının göz önüne alınması çağrısında bulundu.

Savaştan önce temizlik için kullandıkları suyu içmek zorunda kalıyorlar

Gazze kenti sakini Raid Rıdvan da AA muhabirine yaptığı açıklamada, ailesinin günlerdir su sıkıntısı çektiğini söyledi.

Elektriğin olmaması ve jeneratörü çalıştıran yakıtın az olması sebebiyle 3-4 günde bir kendi kuyusundan su çekebildiğini belirten Raid, yaşadıkları bölgedeki bir dernekten plastik kaplara doldurarak su ihtiyaçlarını karşıladıklarını ifade etti.

Rıdvan, dernekten aldıkları suyun ailesinin bir günlük ihtiyacını bile karşılamaya yetmediğini vurgulayarak, bu durumun onları su kullanımını mümkün olduğunca azaltmaya yönelttiğini vurguladı.

İsrail’in zorla susuz bıraktığı 50’li yaşlardaki Gazzeli Rıdvan, “Bu su, savaştan önce sadece bulaşıkları yıkamak ve temizlik için kullanılıyordu. Ancak bugün içmek için kullanıyoruz ve bağırsak enfeksiyonlarından böbrek hastalığına, dehidrasyona (sıvı kaybı) kadar pek çok hastalık geçirmemize neden oluyor.” dedi.

Rıdvan, İsrail’in başta kuzey bölgeleri olmak üzere Gazze Şeridi’nde Filistinlileri zorla aç ve susuz bırakması ve Filistin halkına yönelik saldırıları karşısındaki “dünyanın sessizliğini” kınadı.

İsrail ordusunun saldırıları nedeniyle Gazze’nin kuzeyindeki Beyt Hanun’dan yerinden edilerek Cibaliya’da barınma merkezine dönüştürülen bir okula gelen Yusuf Ahmed de su kıtlığı nedeniyle binlerce yerinden edilmiş Filistinlinin son derece zor sağlık şartları altında hayata tutunmaya çalıştıklarını söyledi.

Gazzeli Ahmed, “3 aydan uzun süredir okulda (barınakta) ciddi bir su krizinden sıkıntı çekiyoruz. Ana jeneratörü çalıştıran yakıtın eksikliği nedeniyle yalnızca birkaç günde bir az miktarda su alabiliyoruz.” diye konuştu.

Su kıtlığının, hastalıklara neden olduğuna dikkati çeken Ahmed, hijyen eksikliği nedeniyle yerinden edilmiş kişiler arasında özellikle de çocuklarda bağırsak ve cilt hastalıklarının görüldüğünü belirtti.

İsrail, 7 Ekim 2023’te saldırılarını başlatmasının ardından 2,3 milyon nüfuslu Gazze Şeridi’ne elektrik, su, yiyecek, yakıt ve ilaç tedariğini kesti.

Filistin Sular İdaresi verilerine göre, Ekim 2023’ün ortalarından bu yana Gazze’de elektrik ve yakıt eksikliği nedeniyle deniz suyu ve atık su arıtım tesisleri faaliyet göstermiyor.

Birleşmiş Milletler (BM) ve uluslararası kuruluşlar, Gazze Şeridi’nde su ve hijyen malzemelerinin eksikliği nedeniyle bulaşıcı hastalıkların yayılması konusunda sık sık uyarıda bulunuyor.

Dünya Sağlık Örgütü Sözcüsü Christian Lindmeier, konuya ilişkin, “Gazze’deki insanlar felaketi yaşıyor. Gazze’de insan açlıktan, yetersiz beslenmeden ve susuzluktan ölebilir ya da kurşunlardan, yaralanmadan ve çöken binalar nedeniyle ölebilir. Bu, korkunç bir durum.” açıklamasında bulunmuştu.

Yaklaşık 2 milyon kişinin yerinden edildiği Gazze’deki Sağlık Bakanlığı, barınma merkezlerindeki aşırı kalabalık, su ve yiyecek eksikliği ile sağlık hizmetinin sağlanamaması nedeniyle yaklaşık 700 bin bulaşıcı hastalık, cilt hastalığı, soğuk algınlığı, ishal ve hepatit vakasının tespit edildiğini duyurmuştu.

İsrail’in Gazze’yi işgalinde 7 Ekim sonrası

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, “Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlere yönelik sürekli ihlallere karşılık verme” gerekçesiyle İsrail’e 7 Ekim 2023’te kapsamlı saldırı düzenledi.

İsrail, 7 Ekim’deki saldırılarda 1200 İsraillinin öldüğünü, 5 bin 132 kişinin de yaralandığını açıkladı.

İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda en az 11 bini çocuk, 7 bin 500’ü kadın olmak üzere 26 bin 751 Filistinli öldürüldü, 65 bin 636 kişi yaralandı. Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ne saldırılarının başladığı 7 Ekim’den bu yana 220’si karadan işgal sürecinde olmak üzere 557 askerinin öldürüldüğünü duyurdu.

Çatışmalara 24 Kasım 2023’te 4 günlüğüne verilen ve daha sonra 3 gün daha uzatılan “insani ara”da 81 İsrailli ve 240 Filistinli esir karşılıklı serbest bırakıldı. Öte yandan İsrail, binlerce Filistinliyi alıkoyup hapsetmeye devam etti.

İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te de 7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail güçleri ile yasa dışı Yahudi yerleşimcilerin saldırılarında 381 Filistinli hayatını kaybetti.

İsrail ordusu ile Hizbullah arasında 8 Ekim 2023’ten bu yana sınırda devam eden çatışmalarda 30 Lübnanlı sivil ve 174 Hizbullah mensubu ile 6 İsrailli sivil ve 10 İsrail askeri öldü.




AA

Read Previous

Onkoloji Kliniği eski müdürü ve iki çalışanı tutuklandı

Read Next

İçişleri Bakanı Toşkovski, Yunanistan Büyükelçisi ile görüştü