Bu akşam herhalimize çok fazla şükretmemiz gerektiğinin bilincine daha çok vardım, sebebini soracak olursanız bir taziye evine teselli vermek için gittiğimde müşahede ettiklerimdi.20 dakkalık ziyaretten aldığım ders beni çok çok etkiledi,yaşadıklarımı,hissettiklerimi yazıya dökmem imkansız,ama kendimizi hasbihal etmemiz açısından birkaç kelime yazmayı uygun gördüm.
Beş kız evladını Peygamberimizin hadisinde bahsettiği şekliyle İslam ahlakıyla ahlaklandırmış bir annenin eşinin vefatında evinde bizlere söyledikleri sözleriydi. Aileyle tanışmam 2009 yılına dayanıyor, ailenin kızları dini bilgi edinme amacıyla Üsküp’e uzak bir köyden hergün en erken saatte derse istekle, hevesle, azimle gelen öğrencilerimizdi. Bu azimli kızları evlerinde ziyaret etmiştik. Annemizin güçlü duruşu, zaman zaman gözyaşlarını tutamayarak “Rabbimden ne gelirse Amenna” diyerek elimi tutması ve halime şükür, Rabbime şükür 38 yaşında kızkardeşimi, gencecik yaşta erkek kardeşimi, küçük yaşta bir torunumuzu gömdüm toprağa, şimdi de eşimi. Rabbim bizden çok sevmiş kulunu ki aldı yanına, mekanı cennet olsun diyor. Hafız kızım binbir güçlükle beş kızımızdan birini üniversitede okutabildik, kızımız işe başlayacağını söyleyince havalara uçmuştuk, onları ne yoklukla büyüttüğümüzü bir biz biliriz diyor, o kadar sevinmiştik ki bir akşam kızımız nöbetteyken hasta haliyle eşim (sanki birkaç gün sonra vefat edeceğini biliyormuş gibi) kalkıp kızımızın yanına gidip nöbetine şahid oluyor, onu orda ziyaret ediyor, ne büyük mutluluk Ya Rabbim, bu günleri de görecekmişiz hanımım dedi, bunu da gördük ya, biz halimize şükretmeyelim de kim sükretsin Hocam diyor yaşlı gözler ve ağlamaklı ses tonuyla annemiz.
İşte bu imanın gücü değil de nedir? sizce soruyorum. Annemizi dinlerken gözümün önüne Mevlana’nın “Sabır cennetin anahtarıdır” Hz. Ali Efendimizin, “Bedende baş ne ise, imanda da sabır odur” sözü canlanıyor. Sonra “Allah sabredenlerle beraberdir” ayeti geliyor gözümün önüne. Karşımda hayatını binbir zorluğa rağmen inanç ve kararlılıkla sürdüren, karşısına çıkan zorlukları cesaret ve metanetle aşmayı başaran ama tüm bunları iman gücüyle yapan (ilkokul mezunu) bir anne ve kızları. Diğer tarafta da hertürlü imkana sahip olan ama hiçbir şeyle tatmin olmayan, her yeni güne farklı yenilikler katmak için çabalayan (bazı) anneler ve genç kızlarımız. Kısa ziyaretlerle de olsa böyle aileleri ziyaret edelim, bizim onlara yaptığımız ziyaret olurda sevap alırız belki, ama onların bize braktıkları etki hayatımızın değişmesine sebep olabilir. Son olarak bizler neye – nasıl ve ne kadar şükrediyoruz? Rabbim hepimizi şükreden kullarından eylesin.












