Hırvatistan’da bir eğitim yılında 40 milyondan fazla saatlik devamsızlık kaydedildi

Hırvatistan’da öğretim yıllarına göre devamsızlık verilerine bakıldığında, 2024/2025 eğitim-öğretim yılında toplam 40,2 milyon saat devamsızlık kaydedildi.

Bunun yaklaşık 39,5 milyonu mazeretli, yaklaşık 700 bini ise mazeretsiz devamsızlıklardan oluştu. Öğrenci başına düşen ortalama devamsızlık süresi 89,8 saat olurken, benzer rakamların önceki yıllarda da görüldüğü belirtildi.

Posavec: Devamsızlıklar bir uyarı sinyalidir, denetim aracı değil

“Dr. Andrija Štampar” Halk Sağlığı Eğitim Enstitüsü Okul ve Ergen Sağlığı Hizmetleri Başkanı Marija Posavec, okul sağlığı birimlerinin, bir öğrencinin uzun süreli ya da tekrarlayan şekilde derslere katılmadığının okul tarafından bildirilmesiyle birlikte devreye girdiğini belirtti. Posavec, devamsızlığın mazeretli ya da mazeretsiz olmasının bu aşamada belirleyici olmadığını, asıl amacın devamsızlığın nedenlerini saptamak ve ek değerlendirme, tedavi ya da okul ortamında uyarlama gerekip gerekmediğini tespit etmek olduğunu vurguladı.

Duygusal sıkıntılara bağlı bedensel belirtilerin bir “numara” olmadığını ifade eden Posavec, ağrı ve rahatsızlığın belirgin bir organik neden olmaksızın da gerçek olabileceğine dikkat çekti. Bu nedenle, ruh sağlığı sorunlarından şüphelenilen çocukların ihtiyaç hâlinde çocuk ve ergen psikiyatristine, psikolojik testlere, dil ve konuşma terapisine ya da diğer ek değerlendirmelere yönlendirildiğini söyledi.

Posavec’e göre, erken müdahalenin sağlanabilmesi için ebeveynler, okul ve okul hekimi arasındaki zamanında iş birliği kilit önem taşıyor. Ayrıca son üç yıldır ilkokul 8. sınıflar ile lise 1. sınıflarda ruh sağlığı taramalarının yapıldığını ve bunun erken tanı açısından etkili sonuçlar verdiğini kaydetti.

Selak Bagarić: Okuldan kaçınmanın nedenleri çok katmanlı

Bazı vakalarda tekrarlayan devamsızlıkların ardında, çocuğun duygusal yüküyle ilişkili bir davranış örüntüsü olan “okuldan kaçınma” bulunduğunu belirten klinik psikolog Ella Selak Bagarić, bu sürecin çoğu zaman kademeli olarak geliştiğini söyledi.

İlk aşamada ara sıra devamsızlıklar, okula gitme konusunda sabah yaşanan zorluklar ve tıbbi olarak açıklanamayan bedensel şikâyetler görülürken, okul yükümlülüklerine bağlı gerginliğin arttığını ifade etti. Zamanla devamsızlıkların sıklaştığını ve çocuğun okula dönme düşüncesiyle bile baş etmekte zorlandığını aktardı.

Selak Bagarić, ara sıra yapılan okul asmalarının daha çok gelişimsel dönemler ve sınırları denemeyle bağlantılı olduğunu, okuldan kaçınma durumunda ise belirgin bir içsel huzursuzluk yaşandığını vurguladı. Bu çocukların çoğu zaman okula gitmek istediğini, ancak o anda bunu yapamayacaklarını hissettiklerini belirtti. Evde kalmanın kısa süreli bir rahatlama sağladığını, ancak kaçırılan dersler nedeniyle kaygıyı ve okula dönüş korkusunu artırdığını söyledi.

Okuldan kaçınmanın nedenlerinin neredeyse her zaman çok boyutlu olduğunu dile getiren psikolog, bunların okul talepleri, akran ilişkileri, değerlendirilme korkusu, başarısızlık hissi ya da aidiyet duygusunun zedelenmesi gibi unsurların birleşiminden oluştuğunu kaydetti. Çocukların içsel sıkıntılarının okul ortamında sıklıkla huzursuzluk, içe kapanma, yorgunluk, dikkat ve motivasyon kaybı şeklinde ortaya çıktığını ve bunun çoğu zaman “yetersiz çaba” olarak yorumlandığını ifade etti.

Selak Bagarić’e göre, okuldan kaçınan çocuklar bilgiden değil, “yeterince iyi olamama” duygusundan kaçıyor ve taleplerle çocuğun kapasitesi arasındaki uyumsuzluk çoğu zaman bu sürecin öncesinde yer alıyor.

Kovačić: Bireysel yaklaşım şart

Devamsızlıklardaki artışın ortaöğretimde de gözlendiğini belirten Hırvatistan Ortaöğretim Okulları Müdürleri Derneği Başkanı Antun Kovačić, artışın tüm sınıf düzeylerinde görüldüğünü, ancak özellikle 3. ve 4. sınıflarda daha belirgin olduğunu söyledi. En sık karşılaşılan durumun, velilerin kendi başlarına hastalık gerekçesiyle mazeretlendirdiği üç güne kadar olan kısa süreli devamsızlıklar olduğunu aktardı.

Bazı öğrencilerde sık görülen bu tür devamsızlıkların, velilerin ve öğrencilerin bir bölümünün okul sorumluluklarını yeterince ciddiye almamasıyla ilişkili olduğunu dile getiren Kovačić, uzun süreli devamsızlıklarda ise genellikle ciddi hastalıklar ve karmaşık aile sorunlarının etkili olduğunu, yalnızca disiplin nedenlerinin daha nadir görüldüğünü belirtti.

Kovačić, bu tür durumlarda önce velilerle iletişime geçildiğini ve okulun rehberlik birimlerinin devreye alındığını, sonuç alınamaması hâlinde ise sosyal hizmetler ve okul sağlığı birimlerine bildirim yapıldığını ifade etti. En büyük sorunlar arasında bazı velilerle yetersiz iş birliği ile sağlık kontrolleri ve uzman desteği için uzun bekleme sürelerini sıraladı.

Artan özel ihtiyaçlara dikkat çeken Kovačić, okullarda sosyal pedagogların istihdam edilmesi, kronik devamsızlıklara ilişkin daha net rehberler ve protokoller oluşturulması gerektiğini vurguladı. Etkili çözüm yolları olarak ise bireysel yaklaşım, uyarlama, okul sorumluluklarının kademeli üstlenilmesi ve öğrencinin sınırlı da olsa derslere bağlı kalmasını

Read Previous

Arnavutluk Anayasa Mahkemesi’nden Balluku kararı

Read Next

ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Landau, Cvijanović ile Washington’da görüştü