Dünya genelinde kölelik uzun yıllar önce yasaklansa da halen 40 milyonu aşkın kişi, çalışma şartlarının zorluğu ve sömürü nedeniyle “modern köle” olarak tanımlanıyor.

25 Mart, her yıl “Uluslararası Atlantik Aşırı Köle Ticareti Kurbanlarını Anma Günü” olarak yad ediliyor.

2007’de belirlenen ve Birleşmiş Milletler (BM) uluslararası gözlemi olan gün, ilk olarak 2008’de “Unutmayalım, sessizliği bozalım” temasıyla izlenmişti.

İnsanlık tarihinin en büyük vahşeti kabul edilen; klasik anlamdaki kölelik, tarih boyunca çeşitli medeniyetler tarafından yaygın kullanılageldi.

15. yüzyıl ile 19. yüzyıl arasındaki 400 yıllık dönemde en az 15 milyon kişi, köle tüccarları tarafından kaçırılıp köleleştirildi. Son derece karışık bir ticaret ağına sahip olan transatlantik köle ticareti, “üç köşeli ticaret” adıyla da biliniyor.

Avrupa, Afrika ve Amerika kıtaları üçgeninde gerçekleşen bu devasa ticaret ağı, Afrika kıtasını sosyal, ekonomik ve insani açıdan sömürerek kıtayı derinden etkiledi.

Acımasız kölelik sistemi nedeniyle acı çeken, ölenleri onurlandırma ve hatırlama fırsatı sunan bu uluslararası gün, ayrıca ırkçılık ve önyargının tehlikelerine dair farkındalık yaratmayı da amaçlıyor.

BM, 2 Aralık 1949’da insan ticareti, cinsel istismar, çocuk işçi çalıştırma ve zorla evlendirme gibi köleliğin çağdaş formlarını yok etmeyi amaçlayan bir yasa tasarısı kabul etti. Ancak köle ticareti bu süreçten sonra yasaklanmış olsa da çeşitli şekillerde devam ediyor.

Çalışmak üzere rehin bırakma, çocuk yaşta evlenmeye zorlama, kadınların ve çocukların insan tacirlerinin eline düşmesi gibi kölelik benzeri uygulamalar hala varlığını sürdürüyor.

Modern kölelik

“Modern kölelik” tabiri tehdit, şiddet, zorlama, hile ve gücün kötüye kullanılması gibi nedenlerle kişilerin istismar edildikleri duruma karşı koyamadığı ve mevcut durumlarını terk edemediği koşulları tanımlamak için kullanılıyor.

Modern kölelik rakamları ve ülke sıralamalarını yayımlayan Küresel Kölelik Endeksi’ne göre, modern kölelik en yaygın Afrika’da, ardından Asya ve Pasifik ülkelerinde görülüyor.

“Modern kölelik” olarak tanımlanan şartlarda çalışan yetişkinlerin sayısı 40,3 milyon civarında seyrederken bu sayının 15,4 milyonunu zorla evlendirilenler, 24,9 milyonunu ise zorla çalıştırılanlar oluşturuyor.

Ayrıca modern köleliğe maruz kalanların yüzde 71’inin kadınlar ve kız çocukları olduğu belirtiliyor.

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve BM Çocuklara Yardım Fonu’nun (UNICEF) raporlarından derlediği bilgilere göre, dünya genelinde 5-17 yaş aralığında 160 milyon çocuk işçi bulunuyor.

Çocuk işçi sayısının 2022’nin sonu kadar 168,9 milyona yükseleceği hesaplanıyor. Bu çocuklardan 79 milyonu ise modern kölelik olarak sayılacak tehlikeli şartlarda çalıştırılıyor. Gelecek yıllarda ise bu sayının artacağı tahmin ediliyor.

Uzmanlara göre modern köle tüccarları, 18. ve 19. yüzyıldaki emsallerinin kazandığından 30 kat daha fazla para kazanıyor.

Zorla çalıştırılan bir işçi, çalıştığı kişi için yaklaşık yıllık 8 bin dolar kar elde ederken pek çok başka alanda bu oranlar 40 bin dolara yaklaşıyor.

Modern kölelik olarak tanımlanan sistemin yıllık karının 150 milyar dolar kadar olduğu tahmin ediliyor.

AA

Önceki Haber

TDP ve TMBH’nin Merkez Jupa adaylarının oy pusulasındaki numaraları belli oldu

Sonraki Haber

Dzaferovic: AB’ye adaylık statüsü Bosna Hersek’teki duruma istikrar kazandırır