Bulgaristan Bilimler Akademisi (BAN) Deneysel İmmünoloji Laboratuvarı Müdürü Doç. Dr. Penka Petrova, Bulgaristan Ulusal Televizyonu’na (BNT) verdiği röportajda, “Bulgaristan’da COVID-19’a karşı geliştirilen aşı prototipi yeni yıla kadar hazır olacak, bilim adamları üzerinde çalışmaya devam ediyor, ardından klinik denemelere hazır olacağız” dedi.

Doç. Dr. Petrova, “Bulgar aşısının daha ucuz olup olmayacağı, üretim kapasitesine ve devletin üretime ne ölçüde dahil olacağına bağlı. Bilim düzenli olarak desteklenmeli, çünkü yeni bir salgın durumunda yeterli yanıt verebileceğiz. Koronavirüs genomuna odaklı protein aşımızın, tüm suşlara karşı etkili olması beklenmekte” diye ekledi.

Deneysel İmmünoloji Laboratuvarı Müdürünün ifadesine göre, şu anda Rus aşısı ve Astra Zeneca Şirketi’nin aşısı test ediliyor ve her ikisinin de test sonuçları çok cesaret verici. Doç. Dr. Petrova, “Ülkemizde koronavirüs bulaşanların sayısında son günlerde görülen artış, çocukların okula gitmesi, alınan tedbirlerin gevşek olmasından kaynaklanıyor. Virüs şu anda yayıldığından daha az sıklıkla mutasyona uğruyor. Daha bulaşıcı ama daha az ölümcül olduğu sonucuna varabiliriz” dedi.

Deneysel İmmünoloji Laboratuvarı Müdürü, Bulgaristan’ın şu anda Avrupa’nın turuncu bölgesinde olduğunu ve endişelenecek bir şeyimiz olmadığını, bunların Temmuz ayındaki seviyeler olduğunu izah etti.

Bilim insanları, koronavürüsün genomlarını incelemeye devam ediyorlar ve 12 000 farklı genomda yaklaşık 1 200 mutasyon olduğu tespit edildi. Her onuncu virüs mutasyona uğramıştır, ancak eğilim daha az ölümcül türlere gitme yönünde. Avrupa’da ve Bulgaristan’da aynı türler baskın.

Virüsü önlemek için diyetimizi değiştirmenin tavsiye edildiğini ifade eden Doç. Dr. Petrova, “Vücutta selenyum eksikliği olduğunda hastalığın ölümle sonuçlanması riskinin daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Ancak selenyum, Bulgaristan’da tahıllar (buğday, yulaf, çavdar) gibi geleneksel yiyeceklerde bulunduğundan dolayı ciddi selenyum eksiklikleri yok. Brezilya cevizi gibi kuruyemişler ve deniz ürünleri şiddetle tavsiye edilir. Vücudumuzun antioksidanlara da ihtiyacı var, bu yüzden yeterli miktarda C vitamini ve D vitamini almamız gerekir. 10 kişiden biri koronavirüse yakalanmışsa, bu onun antikorlar geliştirdiği anlamına gelir. Nasıl karşı konulabileceğini bilmek için antikorların seviyesi izlenmeli. Komorbiditesi olan kişilerin düzenli olarak aldıkları ilaçların bir kısmı aslında koronavirüsü tetikliyor, bu yüzden bu insanlar bu kadar riskli bir grup kabul ediliyor” diye ekledi.

Kircaalihaber.com

Önceki Haber

Üsküp’te ilkokul öğretmeninde koronavirüs tespit edildi

Sonraki Haber

Monako Prensi II. Albert Sırbistan’da