“Bulgaristan koronavirüs salgınında dördüncü dalganın başlangıcında”

NOVA TV’nin “Uyan” programına konuk olan Sağlık Bakanlığı Danışmanı Prof. Dr. Mira Kojuharova, “Bulgaristan hala koronavirüs risk değerlendirme haritasına göre az riskli yeşil kategoride yer alıyor, ancak dördüncü dalganın başlangıcında ve vaka sayısı şimdilik düşük, ancak giderek artıyor” diye kaydetti.

Profesör, “Ülkemizde koronavirüs salgınında yeni dalganın daha başarılı bir şekilde karşılanacağına inanıyorum. Tedavi edici yöntemler geliştiren meslektaşlarımız halihazırda takip edecekleri bir prosedür oluşturdu” dedi.

Uzmanın ifadesine göre, ülkemizde dördüncü dalganın zirve noktasına eylül ayında ulaşılması bekleniyor.

Prof. Kojuharova, “Önerilen önlemlere uymak  kişilere bağlı, bu nedenle artan vakalarla birlikte giderek gelişen durum göz önüne alındığında kişiler kendi sağlık kontrolünü kendi başlarına yapmalıdır” diye belirtti ve “Solunum yolu virüslerinin dağılımını tek bir yerde konumlandıramazsınız. Virüsün dağılımı Burgaz bölgesinde en yüksek seviyede, ancak ikinci sırada Sofya yer alıyor” diye ekledi.

Profesör, sağlık hizmetleri personelinde aşılamanın nasıl ilerlediği ile ilgili yorum yaptı. Bakanlık Danışmanı, “Ülkemizde sağlık görevlilerinin yüzde 22’nin biraz fazlası aşılandı. Ancak aşılı doktor ve hemşirelerin oranı yüksek. Doktorlarda bu oran muhtemelen yüzde 70 civarındadır” dedi.

Prof. Kojuharova, “Gerçek şu ki, Bulgaristan’da yeterli miktarda aşı var, herkesin seçme hakkı var ve hangi aşı ile aşılanacağının aile doktorunun karar vermesi gerektiğini düşünüyorum. Çoğu Avrupa Birliği ülkesinde aşılama oranı çok daha iyi bir seviyede ve bu aşikardır” diye ifade etti.

Uzmanın ifadesine göre, şu anda sağlık çalışanları ve öğretmenler gibi bazı önemli meslekleri icra eden kişilere aşı zorunluluğu getirilmesi öngörülmemekte, ancak giderek daha fazla ülke bu önlemleri almaktadır.

Kircaalihaber

Read Previous

Kosova’da nüfus sayımı önümüzdeki yıl gerçekleştirilecek

Read Next

Küresel ısınmayı 1,5 dereceyle sınırlandırmanın tek yolu emisyonları 2030’a kadar yarıya indirmek