Bosna Hersek’in başkenti Saraybosna’daki Gazi Hüsrev Bey Kütüphanesi’nde, Boşnakların akademik, siyasi, kültürel, toplumsal ve dini hayatından 33 temsilci ortak bir bildiriye imza attı. Bildiride, Boşnaklara ve Bosna Hersek’e yönelik “kötü niyetli kampanyalara” dikkat çekilerek “medeniyetler çatışması” söylemi reddedildi.
“Nefret söylemi, İslamofobi ve Boşnaklar ile Bosna Hersek’e yönelik yanlış anlatıların kınanması” başlıklı bildirinin, Bosna Hersek İslam Birliği, Boşnak Kültür Birliği, Merhamet ve Boşnak Aydınlar Kongresi Konseyi tarafından hazırlandığı belirtildi.
İmzacılar arasında Bosna Hersek Cumhurbaşkanlığı Konseyi’nin mevcut Boşnak üyesi, eski üyeler, devlet ve federasyon düzeyinde yasama ve yürütme temsilcileri, siyasi parti temsilcileri ile akademik, kültürel ve dini kurumların temsilcileri yer aldı.
Husein Kavazović, imza töreninde yaptığı açıklamada, bildirinin iki temel mesaj içerdiğini belirtti. Kavazoviç, Boşnakların farklı alanlardaki temsilcilerinin önemli bir toplumsal konuda ortak ve net bir duruş sergilediğini vurguladı.
Kavazoviç ayrıca, Boşnak temsilciler arasında toplumun bölünmesini veya “medeniyetler çatışması” söylemini destekleyen hiçbir yaklaşımın bulunmadığını ifade etti.
Bildiride, Bosna Hersek’te Hristiyanların tehdit altında olduğu ya da yaygın antisemitizm bulunduğu yönündeki iddialar kesin bir dille reddedilerek, bunların Boşnakları hedef alan daha geniş bir karalama kampanyasının parçası olduğu savunuldu.
Açıklamada, benzer söylemlerin tarihsel olarak savaş suçları ve Boşnaklara yönelik soykırımın öncesinde de görüldüğüne dikkat çekilerek, nefret söylemine karşı yargı kurumlarının harekete geçmesi çağrısında bulunuldu.
İmzacıların, barışın korunması, karşılıklı saygının güçlendirilmesi ve Bosna Hersek’teki tüm halklara yönelik her türlü nefretin reddedilmesi konusundaki kararlılığı da vurgulandı.
Bildiride ayrıca Bosna Hersek’in bir “medeniyetler çatışması” alanı değil, farklı kimlik ve geleneklerin buluştuğu bir toplum olduğu ifade edildi.
Boşnakların Avrupa halkı olarak tam siyasi özne olma hakkına sahip olduğu belirtilirken, bu hakkın reddedilmesinin geçmişteki yıkıcı politikaların devamı niteliğinde olduğu kaydedildi.
Son olarak imzacılar, Bosna Hersek’in Avrupa Birliği yoluna bağlılıklarını yineleyerek, barışın korunması ve dinler arası diyaloğun güçlendirilmesi çağrısında bulundu.












