Bosna Hersek’in bağımsızlık mücadelesi Rami Kütüphanesi’nde düzenlenen etkinlikte ele alındı

Bosna savaşı sürecinde kuşatma altında direnen ve Bosna-Hersek’in bağımsızlık mücadelesinin en kritik ve sembolik cephelerinden biri olarak tarihe geçen Bihaç bölgesi ile tarihi direniş, Rami Kütüphanesi’nde düzenlenen söyleşide ele alındı.

Bosna-Hersek’in Bağımsızlığının Savunmasında Bihaç Cephesi 1992–1995 başlıklı etkinlikte, Bosna Hersek’in bağımsızlık yolculuğu belgeler, fotoğraflar ve yaşanmış hatıralar eşliğinde ele alınarak Bihaç’ın toplumsal hafızadaki yerini ve tarihi rolü konuşuldu.

Rami Kütüphanesi Müdürü Ali Çelik, açılışta yaptığı konuşmada, Rami Kütüphanesi’nin tarihsel konumuna dikkati çekerek, Burası, uzun yıllar kışla olarak hizmet verdi. Rami Kışlası, gönül coğrafyalarımızdan birisi olan Balkanlarla teması olan bir yerdi. 17. ve 18. yüzyılda sefere çıkılacağı zaman Ordu burayı kullanıyordu. Bugün de o coğrafyada yaşanan önemli bir hadiseye şahitlik edeceğiz. Bosna Savaşı’nı konuşacak olmak bizim için sadece tarihi bir hadise değil, Müslüman bir milletin varlığını ayakta tutma mücadelesidir. Komutanımız Sead Jusic o gün yaşananları yazdı. Bundan dolayı kendisine ayrıca teşekkür ediyorum. Bosna Savaşı’nda hayatını kaybeden herkese rahmet diliyorum. dedi.

Türk-Bosna Sancak Derneği Başkanı Muhammet Sancaktar, derneğin savaş zamanında 40 bin insanı ağırladığını belirterek, Biz bir gazi derneğiyiz. Savaşta, özellikle yaşlı, kadın ve çocuklar olmak üzere birçok kardeşimizi ağırladık. Bizler bu tür organizasyonları sıklıkla yapmaya çalışıyoruz. Bugün bize misafir olan komutanımız yürüyen bir tarihtir. Kendisi o dönemde yaşananları kaleme aldı. Biz de onlardan çok şey öğreniyoruz. ifadelerini kullandı.

Una-Sana Kantonu Başbakanı Mustafa Ruznic ise düzenlenen etkinlikte yer aldığı için duyduğu memnuiyeti dile getirerek, Bu kütüphane medeniyetlerin ve hatıraların birleştiği bir noktadır. Burası kitaplarla doğruluğu koruyan bir yerdir. Özel bir duygu yaşıyorum çünkü burada doğruluk ve tarihi anlatılacak. Burada, Bosna Savaşı’nın hakikati bir kez daha dile gelecek. Bizler verdiğimiz savaştan ve mücadelemizden dolayı çok büyük bir onur duyuyoruz. Bugün de bizi yalnız bırakmadığınız için bütün katılımcılara teşekkür ediyorum. şeklinde konuştu.

– Tıpkı Bosna Savaşı gibi bugün Gazze’de yaşanan soykırımı da hiçbir zaman unutmamalıyız

Orgeneral Emir Kliko, Breza 94 operasyonu hakkında açıklamalarda bulunarak, Bihaç, Bosna Savaşı’ndaki önemli cephelerden biridir. Burası, işgal altında kalan bölgelerin merkezinde yer alıyordu. Bihaç, 1201 gün boyunca 35 binin üzerindeki Sırp askerinin işgali altında kaldı. Biz orada büyük bir Direniş gösterdik ve Sırp komutanlar bizler için, ‘Savaşı kazanmak için Bihaç’ı kazanmamız gerekiyor.’ demişti. Srebrenitsa’da büyük bir soykırım oldu. Bihaç’ta oranın yaklaşık 4 katı nüfus vardı ve Srebrenitsa’dan daha büyük bir katliam olabilirdi. Biz orada memleketimiz için mücadele ettik ve büyük bir zafer kazandık. görüşlerine yer verdi.

Bosna Savaşı gazilerinden Mujo Agonovic ise 1992 yılındaki savaşta yaralandığını belirterek, 1993’te Türkiye’ye geldim ve burada 7 sene kaldım. Aranızda olmaktan dolayı hep şeref duydum. Bu sürede kendimi bir an bile yabancı hissetmedim. Bana buradaki herkes dostça ve kardeşçe davrandı. Gerçek bir dostluğun ne olduğunu burada gördüm. Tıpkı Bosna Savaşı gibi bugün Gazze’de yaşanan soykırımı da hiçbir zaman unutmamalıyız. dedi.

– Anlattığım kişilere duyduğum saygıdan dolayı hiçbir zaman onlar hakkında oturarak konuşmam

Naser Şimşek’in yönettiği programda konuşan 505. Viteska Buzim Tugayı II. Komutanı ve yazar Sead Jusic ise Bihaç Cephesi’nin askeri, siyasi ve toplumsal boyutlarına dair değerlendirmelerde bulundu.

Bihaç ve Buzim hattında verilen mücadele, yerel direnişin örgütlenme biçimi, cephede öne çıkan kahramanlık anlatıları ve savaşın seyrini etkileyen stratejik kararların önemini vurgulayan Jusic, Bosna direnişi yalnızca bir askeri mücadele değil, aynı zamanda varoluş ve bağımsızlık savunmasıydı. Aslında anlatmak istediklerimi bu kitapta fazlasıyla anlattım. Kitapta önemli insanlar hakkında yazmaya çalıştım. Bir mücadele savaş alanında değil, komutanların kafasında biter. Allah, en zor zamanlarda milletlere yardım eder. Bunu da bazı komutanlara verdiği destekle yapar. Ben de o insanları çalışmamda tanıtmaya çalıştım. ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç başta olmak üzere savaştaki komutanların büyük bir mücadele gösterdiklerini vurgulayan Jusic, şunları aktardı:

Komutanlarımız zaferin Allah’tan olduğunu biliyorlardı. Bununla birlikte yapabilecekleri tek şey bu yolda yürümek, komutaları altında olanları buna inandırmaktı. Sonunda zafer bizlerin oldu. Ben de bu büyük bir mücadeleyi çalışmamda anlatmaya çalıştım. Anlattığım kişilere duyduğum saygıdan dolayı hiçbir zaman onlar hakkında oturarak konuşmam. Bir kez daha büyük bir mücadele vererek zafer kazanan komutanlarımızı ve bütün şehitlerimizi rahmetle anıyorum.

Bosna-Hersek Cumhuriyeti Ordusu’na Ait Savaş Fotoğrafları Sergisinin de ziyaretçilerin ilgisine sunulduğu ve Bosna Hersek’in yakın tarihine ışık tutularak direniş, kolektif hafıza ve bağımsızlık kavramlarını ele alan program hatıra fotoğraflarının çekiminin ardından sona erdi.

Read Previous

Yunanistan, Ege’de provokasyona yeniden başladı: Dendias’tan ’12 mil’ çıkışı