Bosna Hersek Anayasa Mahkemesi, Sırp Cumhuriyeti’nin (Republika Srpska) önceki entite hükümetinin seçimine ilişkin kararların anayasaya aykırı olduğuna hükmetti. Mahkeme, söz konusu hükümetin, görev süresi sona ermiş olmasına rağmen Milorad Dodik tarafından önerildiğini tespit etti.
22 ve 23 Ocak 2026 tarihlerinde yapılan 166. genel kurul toplantısında Anayasa Mahkemesi, anayasal denetim talepleri ve çok sayıda bireysel başvuruyu ele aldı. İncelenen dosyalar arasında, Bosna Hersek ile Republika Srpska arasındaki anayasal uyuşmazlığa ilişkin U-29/25 sayılı dava da yer aldı.
Mahkeme, Bosna Hersek Parlamentosu Temsilciler Meclisi üyeleri ile Halklar Meclisi Başkan Yardımcısı tarafından yapılan başvuruları değerlendirdi. Başvurularda, Eylül 2025’te alınan Sırp Cumhuriyeti Hükümeti Başkanı ve üyelerinin seçimine ilişkin kararlar ile bu kararların erken yürürlüğe sokulması itiraz konusu edildi.
Anayasa Mahkemesi, davada anayasal bir uyuşmazlık bulunduğu sonucuna vararak, Bosna Hersek Mahkemesi ve Merkez Seçim Komisyonu kararları doğrultusunda Milorad Dodik’in, Sırp Cumhuriyeti Başkanı sıfatıyla hükümet başkanı ve üyelerini önermeye yetkili olup olmadığı sorusunun ortaya çıktığını belirtti. Bu durumun, Bosna Hersek Anayasası’nın I/2 maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesini ve III/3(b) maddesinde düzenlenen devlet kurumlarının kararlarına uyma yükümlülüğünü doğrudan ilgilendirdiği vurgulandı.
Mahkeme, davanın esasına ilişkin kararında, 2 Eylül 2025’te alınan ve 18 Ocak 2026’ya kadar yürürlükte kalan tartışmalı kararların Bosna Hersek Anayasası’na aykırı olduğuna hükmetti. Kararın gerekçesinde, hükümet başkanı adayının Milorad Dodik tarafından 23 Ağustos 2025’te önerildiği, ancak Dodik’in başkanlık görevinin Bosna Hersek Mahkemesi’nin kesinleşmiş kararıyla 12 Haziran 2025’te sona erdiği hatırlatıldı.
Mahkeme ayrıca, Dodik’in görev süresinin sona ermesinin doğrudan hukuki sonuçlar doğurduğunu ve bu durumun daha sonra Merkez Seçim Komisyonu tarafından sadece şeklen teyit edildiğini belirterek, bu tarihten sonra alınan tüm kararların hukuken geçersiz olduğunu kaydetti.








