ABTTF ve BTAYTD temsilcilerinden oluşan Batı Trakya Türk heyeti, toplantıda yaptığı sunumlarda Batı Trakya Türk toplumunun önündeki hukuki engelleri aktardı.

Batı Trakya Türk toplumunu temsilen Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF) ve Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği (BTAYTD) 2-3 Mayıs 2022 tarihlerinde hibrit olarak düzenlenen “30. Yıldönümü: BM Azınlık Hakları Deklarasyonu 1992-2022” başlıklı Avrupa Azınlık Sorunları Bölgesel Forumu’na katıldı.

Birleşmiş Milletler (BM) Azınlık Sorunları Özel Raportörü Fernand de Varennes, Avusturya Cumhuriyeti Federal Bakanlığı ve Budapeşte merkezli Tom Lantos Enstitüsü tarafından düzenlenen, Avrupa Milletleri Federal Birliği’nin (FUEN) de ortak kuruluşlardan biri olarak yer aldığı foruma ABTTF Brüksel Temsilciliği’nden Deniz Servantie ile BTAYTD üyesi Kerem Abdurahimoğlu iştirak etti.

‘Uygulama: Kurumlar, Mekanizmalar, Politikalar ve Programlar’ başlıklı ikinci oturumda panelist olarak katılan Batı Trakya Türk toplumuna mensup Edirne merkezli Trakya Üniversitesi Balkan Araştırma Enstitüsü Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Ali Hüseyinoğlu, azınlık hakların işlevsel bir şekilde korunması için sağlam bir normatif çerçevenin önemine değinerek son yıllarda Avrupa’da ulusal azınlıklara karşı hak ihlalleri ve ayrımcılığın arttığını belirtti. Batı Trakya Türk toplumunun mevcut hak durumuna işaret eden Hüseyinoğlu, Yunanistan’ın Batı Trakya Türk toplumuna ilişkin dernekler üzerine AİHM tarafından alınan kararları halen uygulamadığını ve Yunanistan’da halen etnik Türk kimliğin tanınmadığını kaydetti. BM ve Avrupa Konseyi’nin ulusal azınlıkların haklarının pekiştirilmesi için önemli kurumlar olduklarına da atıfta bulunan Hüseyinoğlu, azınlık temsilcilerin söz konusu kurumlara aktif katılımlarının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Aynı oturumda söz alan ABTTF, Batı Trakya Türk toplumunun yıllardır maruz kaldığı ayrımcılığa dair hiçbir şeyin olumlu yönde değişmediğini belirterek, taraf Devletlerin BM Azınlık Hakları  Deklarasyonu’nun 30. yıl dönümünde Deklarasyon’u tam olarak uygulamakla yükümlü olduklarını hatırlattı.  Buna ek olarak ABTTF, azınlık haklarını korumaya ilişkin politikaların tüm hükümet politikalarına dahil edilmesi gerektiğini ve bu çerçevede uygulamanın önemine değindi.

Yine aynı oturumda söz alan BTAYTD, İskeçe Türk Birliği’ne (İTB) ilişkin mevcut hukuki sürecin Yunanistan’ın çeşitlilik ve insan haklarına dair evrensel değerlere bağlılığın ölçmek için son derece önemli bir örnek oluşturduğunu ve bu kapsamda 2008 yılında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) derneğin resmi statüsünün iade edilmesine dair kararın halen Yunanistan tarafından uygulanmadığını ve AİHM’in aldığı karara rağmen Yunanistan Yargıtay’ın derneğin temyiz başvurusunu Haziran 2021’de tekrar reddettiğini hatırlattı. BTAYTD, Yunanistan’da uluslararası azınlık koruma birimlerin desteklenmesine ilişkin yeni inisiyatiflerin alınması çağrısında bulundu.

Toplantının ikinci günündeki ‘İleriye Gitmek: Azınlık Hakları Çerçevesinin Korunması ve Uygulanmasında Reform’ başlıklı dördüncü oturumda tekrar söz alan ABTTF, Batı Trakya Türk toplumunun AB Komisyonu’na AP milletvekilleri aracılığıyla ulusal azınlıklara ilişkin sorular yönelttiğinde Komisyon’un bu alanda yetkili olmadığı cevabını aldığını hatırlattı. ABTTF, ulusal ve dilsel azınlıkların kültür ve dillerinin korunmasının AB antlaşmalarında bir yetki ve zorunluluk olarak yer alması gerektiğini vurguladı. ABTTF, çoğunluk nüfusundaki önyargılara karşın eğitim ve bilinçlendirme programları teşvik edilmesinin yanı sıra internet de dahil olmak üzere medya aracılığıyla hoşgörü, diyalog, saygı ve karşılıklı anlayışı dahil eden girişimlerin alınmasını tavsiye etti.

Önceki Haber

Köprü Gençlik Okulu’nda atölye çalışmaları devam ediyor

Sonraki Haber

Kosova Meclisi’nde tansiyon yükseldi