Geçtiğimiz günlerde, Kuzey Makedonya Avrupa İşlerinden Sorumlu Başbakan Yardımcısı ve koronavirüsle mücadele Kriz Merkezi Başkanı Buyar Osmani’nin Pirlepe ziyareti sırasında yaptığı açıklamaların yanı sıra Kuzey Makedonya’nın Belgrad’daki Norveç Büyükelçiliği üzerinden Çin’den sipariş ettiği solunum cihazlarını “Türkiye Hükümeti’nin aldığı”na yönelik çelişkili açıklaması kamuoyunun dikkatini çekti.

Yazan: Hasan Balkan

Pirlepe’den açıklamalarda bulunan Osmani, “Türk hükümetinin, topraklarındaki tüm solunum cihazlarının Türkiye Cumhuriyeti’nin ihtiyaçları için kullanılacağına dair kararı vardı, bu nedenle söz konusu solunum cihazları Türk hükümeti tarafından el konuldu ve bu nedenle Norveç büyükelçiliği anlaşmayı feshetmek ve Türkiye’den kaçınacak, doğrudan Çin’den Üsküp’e gelecek yeni bir güvenlik yolu ile solunum cihazı satın alma konusunda yeni bir anlaşma duyurmak zorunda kaldı.” ifadelerini kullandı.

Osmani’nin açıklamasının, sorumlu bir politikacı olarak yaşanan durumu açıklayacak yerde kelimeler haricinde, çelişkili ve eğilimli olduğu, belirli kelimeleri ekleyerek bir tür ironi ile yüzünde alaycı bir gülümsemeyle karışıklık yarattığı görülebiliyordu.

Peki tam olarak ne oldu?

Dünyanın neredeyse tüm ülkelerinde resmi hükümet kararları ile yeni tip koronavirüslü (Kovid-19) ağır hastalar için kullanılan solunum cihazlarının ihracatı yasaklandı ve onları üreten ve sahip olan ülkelerdeki ulusal sağlık sistemlerinin ihtiyaçları için kullanılmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti de bu uygulamayı Kovid-19 ile mücadelede uygulamaktadır.

Aynı zamanda, bir ülkenin diğer bir ülkeye yardımının (bağışının) üçüncü bir ülke tarafından alıkonulmasının mümkün olmadığı yaygın olarak bilinmektedir ve bunun için uluslararası yasal düzenlemelere göre dava açılabilirdi.

Tam da bu nedenden dolayı Osmani’nin “Türkiye hükümeti Kuzey Makedonya’nın solunum cihazlarını aldı” ifadesi yanlıştır. Durumu doğru, eksiksiz ve açık bir şekilde açıklamak yerine Osmani kendi beceriksizliğini, Kuzey Makedonya’nın stratejik ortağı olan ve ülkenin bağımsızlığından beri diğerlerinden farklı olarak Kuzey Makedonya’yı koşulsuz destekleyen Türkiye’yi suçlayarak gizliyor.

Sayın Osmani, Türkiye’ye karşı asılsız suçlamalar yerine, bu ülkenin Kuzey Makedonya’ya yaptığı tıbbi yardımlara neden teşekkür etmediniz? Vatandaşlara tıbbi ekipmanın hayat anlamına geldiği  ve devlet yetkililerinin açıkça yardım istediği bu günlerde söz konusu yardım dikkatiniz için önemli değil mi?

Peki bunu Kuzey Makedonya için pahalıya mal olabilecek bir devletle ilişkilerin kesilmesi pahasına ucuz siyasi kazanımlar elde etmek için mi yapıyorsunuz?

“Türkiye kaçacacak” diyerek böyle Türk karşıtı kelime haznesi ile kimlere yağ sürmek istiyorsunuz?

Sayın Osmani, bu kriz esnasında dost Türkiye’ye karşı bu kadar yanlış siyasi davranış, daha sonra sonuçlarıyla ülkenin ve vatandaşların yüzleşmesi gereken,

Sayın Başbakan Yardımcısı Osmani, bunlar pervasız açıklamalarınızla açtığınız birçok sorudan, ceplerinden para aldığınız vatandaşlara yanıt vermeye borçlu olduğunuz sadece birkaçı.

Bir hatırlatma olarak, koronavirüs ile başa çıkmak için gönderilen tıbbi yardım nedeniyle Türkiye Cumhuriyeti için sosyal medyada sayısız olumlu ve övgü dolu yorum dikkat çekiciydi. Yardım 8 Nisan’da Üsküp Havaalanı’na varmıştı.

Türkiye’nin koronavirüsle mücadelede tıbbi ekipman ile Balkan ülkelerine ve söz konusu salgından Avrupa’da en çok etkilenen İspanya ve İtalya gibi ülkelere de yardımda bulunduğunu söylemek kayda değer.

Ancak, hiçbir Makedon yetkilinin tıbbi yardım için Türkiye’ye ettiği teşekkürlerde “yardım” kelimesini kullanmaması, sadece tıbbi ekipman kelimesini kullanması, diğer ülkeler için ise çoğunlukla yardım kelimesini kullanması dikkat çekti.

Bazı üst düzey hükümet yetkililerinin Türkiye’nin Kovid-19 ile ilgili yardımlarını göz ardı ettiğini hatırlamak önemli, tek bir yürekten “teşekkür ederim Türkiye” demede tutarlı değillerdi.

Aynı zamanda Ramazan ayı öncesinde ve koronavirüsün neden olduğu durum nedeniyle vatandaşların karşılaştığı zorluklar için Türk kurum ve STK’larının yardımları devam ediyor.

Sayın Osmani size “Halka minnettar olmayan Hakk’a da minnettar değildir” halk sözünü hatırlatıyorum.

“O zaman siz kime minnettarsınız ve kimin ifadelerini savunuyorsunuz?” – sorusu “gizem” olarak kalan bir diğer sorudur.

 

Not: Yazıyla ilgili her türlü yasal sorumluluk yazara aittir.

Önceki Haber

Sokağa çıkma yasağına 77 kişi uymadı

Sonraki Haber

Dünya Sağlık Örgütünün Kovid-19 kronolojisi: Çelişkiler, soru işaretleri, kaos ve ABD faktörü

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

seventeen − 4 =