Kuzey Makedonya Adalet Bakanı Igor Filkov, öğrencilerin adli yeterlilik sınavının Arnavutça yapılması talebiyle ilgili olarak Başbakan Yardımcısı Bekim Sali’nin açıklamalarına sert bir yanıt verdi.
Filkov, bu konuda “irade eksikliği” olduğu yönündeki iddiaları reddederek, kararların kişisel ya da siyasi tercihlere değil, Anayasa ve yasalara dayandığını vurguladı.
Filkov yaptığı yazılı açıklamada, Anayasa ve yasaların günlük siyasi ihtiyaçlara göre yorumlandığı dönemin, SDSM–DUI iktidarının sona ermesiyle kapandığını belirtti.
“Bu hükümet, hukuki görecelilik, kurumsal kaos ve seçici hukuk uygulamalarını sürdürme niyetinde değildir. Aksine, açık kurallar, hukuki güvenlik ve anayasal düzene tam saygı tesis etmekle yükümlüyüz,” ifadelerini kullandı.
Adalet Bakanı, Başbakan Yardımcısı Sali’nin adli sınavın Arnavutça yapılmasına ilişkin açıklamalarına kamuoyu önünde açık ve net bir şekilde cevap verme gereği duyduğunu belirterek, bunun Anayasa, hukuk düzeni ve devletin kurumsal ciddiyeti açısından önemli olduğunu söyledi.
Filkov, Anayasa’nın keyfi veya siyasi yorumlara açık olmadığını vurgulayarak, anayasal ve yasal hükümlerin bütüncül ve sistematik şekilde ele alınması gerektiğini dile getirdi.
“Devlet, kişisel değerlendirme ya da siyasi izlenimlere göre işlemez. Kararlar hislerle değil, Anayasa ve yasalarla alınır. Hukuk sisteminde ‘irade var mı yok mu’ diye bir kategori yoktur,” dedi.
Adalet Bakanlığı’nın öğrenciler tarafından sunulan dilekçeyi incelediğini belirten Filkov, tüm ilgili anayasal ve yasal düzenlemelerin detaylı biçimde analiz edildiğini aktardı. Dil Kullanımı Yasası’nın Arnavutçanın resmi kullanımına izin verdiğini, ancak bunun yargı sistemini düzenleyen diğer temel yasalardan bağımsız değerlendirilemeyeceğini ifade etti.
Filkov, adli yeterlilik sınavının yargıya, savcılığa, avukatlığa, noterliğe ve icra hizmetlerine giriş için temel bir koşul olduğunu hatırlatarak, bu alanları düzenleyen tüm yasaların aktif düzeyde Makedonca bilgisi şartını açıkça öngördüğünü söyledi.
“Sınavın Makedonca yapılması, adayların hem dilsel hem de mesleki yeterliliğinin ölçülmesi açısından zorunludur. Zira yargıdaki tüm işlemler, kararlar ve resmi belgeler Anayasa gereği öncelikli olarak Makedonca ve Kiril alfabesiyle yürütülmektedir,” dedi.
Filkov ayrıca, Anayasa’nın 7. maddesine atıf yaparak, Makedoncanın ülke genelinde ve uluslararası ilişkilerde birincil resmi dil olduğunu, diğer dillerin kullanımının ise Anayasa ve yasalarla belirlenen çerçevede mümkün olduğunu hatırlattı. Adli Yeterlilik Sınavı Yasası’nda sınavın Makedonca dışında bir dilde yapılmasına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığını da vurguladı.
Dil Kullanımı Yasası hakkında Venedik Komisyonu’nun da görüş bildirdiğini hatırlatan Filkov, yasanın kapsamı ve uygulanmasıyla ilgili ciddi belirsizlikler içerdiğine dikkat çekti. Şu anda Anayasa Mahkemesi önünde yasanın anayasallığına ilişkin 13 ayrı başvuru bulunduğunu belirtti.
Son olarak Filkov, Adalet Bakanlığı’nın “argümansız” olduğu yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını söyleyerek, “Argümanlarımız açık, anayasal ve yasaldır. Eksik olan şey, hukuki sistemi bir bütün olarak dikkate alma anlayışıdır,” ifadelerini kullandı.









