Avrupa Birliği Komisyonunun Savunmadan Sorumlu Üyesi Andrius Kubilius, “Avrupa’nın sorumluluk üstlenmesi, NATO’suz bir savunma anlamına gelmiyor. NATO, Avrupa’daki kolektif savunmamızın temelidir.” dedi.
Kubilius, Avrupa Parlemontosu (AP) Genel Kurulu’nda düzenlenen “Artan uluslararası belirsizlik ortamında Avrupa savunmasını güçlendirmek” konulu oturumda konuştu.
Kamuoyu yoklamalarının tehlikeli dönemlerde halkın Avrupa’nın dünyada ve savunmada güçlü olmasını beklediğini açıkça gösterdiğini belirten Kubilius, Rusya’nın savaşı sona erdirmeye yönelik bir işaret vermediğini, ABD’nin de stratejik önceliklerinin değiştiğini ifade etti.
Kubilius, ABD’nin aynı zamanda Avrupa’nın konvansiyonel savunmasının sorumluluğunu üstlenmesini istediklerini anımsatarak, “Avrupa’nın sorumluluk üstlenmesi, NATO’suz bir savunma anlamına gelmiyor. NATO, Avrupa’daki kolektif savunmamızın temelidir ve transatlantik bağlarımız ile dünyadaki sesimiz açısından vazgeçilmezdir.” değerlendirmesinde bulundu.
Avrupa sorumluluğunun NATO içinde Avrupa’nın duruşunu güçlendirerek NATO’yu daha güçlü kılmak anlamına geldiğini kaydeden Kubilius, “Bu, üye devletlerin öncülüğünde ve AB’nin desteğiyle kendi savunma ihtiyaçlarımızı üstlenmemiz anlamına geliyor.” ifadesini kullandı.
“Amerikan stratejik imkanlarını kendi kapasitemizle ikame etmeliyiz”
Kubilius, Avrupa’nın uzay tabanlı istihbarat verileri veya havada yakıt ikmali gibi stratejik imkanlar konusunda ABD’ye bağımlı olduğuna dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Amerikan stratejik imkanlarını kendi Avrupa kapasitelerimizle ikame etmeye hazır olmamız gerekiyor. Bu, stratejik önceliğimiz olmalı ve transatlantik ortaklarımızın, Avrupa kıtasına konuşlandırdığı diğer konvansiyonel savunma kaynaklarını da gerektiğinde ikame edebilecek hazırlıkta olmalıyız. Bu, bağımsızlığımıza doğru atılan ilk adımdır. Avrupa’nın savunma sorumluluğu aynı zamanda işbirliğimiz için kurumsal bir çerçeve ve bir ‘Avrupa Savunma Birliği’ gerektiriyor.”
“Gelin Avrupa’nın uyuyan devini birlikte uyandıralım”
AB ülkelerinin savunma üretimini hızlandırması gerektiğinin altını çizen Kubilius, bunun daha büyük bir aciliyetle, daha fazla enerjiyle ve daha önce hiç olmadığı kadar hızla yapılması gerektiğini kaydetti.
Kubilius, savunma sanayinin mevcut “tarihsel meydan okumaya” karşılık vermesi gerektiğinin altını çizerek, üretim hatlarının büyütmesi gerektiğini belirtti.
Üye devletlerin, NATO taahhütlerini yerine getirmesi durumunda 2035’e kadar savunmaya 6,8 trilyon avro harcayacaklarını aktaran Kubilius, “Savunma harcamalarının artırılması sadece savunmamıza değil, rekabetçiliğimize de katkı sağlayacak. Bu harcamalar parçalı biçimde ve Avrupa dışında yapılırsa rekabetçiliğimizi zayıflatır ve savunmamıza da zarar verir.” uyarısında bulundu.
Kubilius, Avrupa savunmasının kritik bir tercihle karşı karşıya olduğunu belirterek, bölünmüş hareket etmenin rekabetçiliğe zarar vereceğini, birlikte hareket etmenin ise savunma harcamalarını ekonominin motoru haline getireceğini dile getirdi.
Üye ülkelerin önceliklerini sadece ulusal düzeyde değil, Avrupa düzeyinde koordine etmesi gerektiğine dikkati çeken Kubilius, bunun NATO’yla da tam uyum içinde gerçekleşmesi gerektiğini söyledi.
Kubilius, “Mevcut güvenlik krizi bizi aynı zamanda güçlendiriyor. AB, tarihsel olarak ekonomik bir devdir. Ancak savunma alanında ‘uyuyan devdir’. Devlerin dünyasında bizim de dev olmamız gerekiyor. Değerlerimize sadık ve güçlü şekilde, gelin Avrupa’nın uyuyan devini birlikte uyandıralım.” mesajını verdi.
“27 farklı yönde değil, aynı yönde ilerlememiz gerekiyor”
Avrupa’nın stratejik özerkliğinin tek başına hareket etmek anlamına gelmediğini yineleyen Kubilius, “Bu, NATO içinde kendi kapasitemizi güçlendirmek, hem kendimizi savunabilmek hem de müttefiklerimize daha iyi destek verebilmek demektir.” dedi.
Kubilius, Avrupa’nın savunma sorumluluğunu üstlenmesi için stratejik destek unsurlarından başlaması gerektiğini ve ABD’nin Avrupa kıtasında konuşlu tuttukları 100 bin kişilik Hızlı Tepki Kuvveti’nin nasıl ikame edileceğinin ele alınması gerektiğini belirtti.
Savunmanın üye devletlerin sorumluluğunda olduğunu hatırlatan Kubilius, “Bu nedenle onlardan Avrupa savunmasına liderlik etmelerini ve inisiyatif almalarını istiyoruz. Ancak aynı yönde ilerlememiz gerekiyor, 27 farklı yönde değil.” uyarısını yaptı.
Kubilius, Avrupa’nın en büyük zayıflığının parçalanmışlık ve bölünmüşlük olduğunun altını çizerek, en büyük gücün ise birlik olmak olduğunu söyledi.
AA










