Demokratik Eylem Partisi (SDA) Genel Başkanı ve Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi üyeliği adayı Bakir İzzetbegoviç, BHRT’ye verdiği röportajda güncel siyasi gelişmeleri ve Mostar’daki işten çıkarmalar başta olmak üzere birçok konuyu değerlendirdi.
İzzetbegoviç, Mostar’daki “Komunalno” şirketinde 22 Boşnak çalışanın işten çıkarılmasına tepki göstererek, SDA’nın daha önce bu duruma karşı Mostar Şehir Konseyi’ndeki çalışmalarını protesto amacıyla askıya aldığını hatırlattı. Şehirde uzun süredir kamu kurumlarındaki etnik yapının değiştirilmeye çalışıldığını öne süren İzzetbegoviç, bu durumu “sessiz bir ayrımcılık süreci” olarak nitelendirdi.
Elektrik sektörüne ilişkin tartışmalara da değinen İzzetbegoviç, Elektroprivreda BiH’nin mülkiyetinin Elektroprivreda HZHB’ye devrine yönelik girişimlerde son sözü yargının söylemesini beklediklerini ifade etti.
Kalıcı çözümün, kamu kurumlarında orantılı temsil ilkesini düzenleyen bir yasanın kabul edilmesi olduğunu savunan İzzetbegoviç, SDA’nın daha önce bu yönde girişimde bulunduğunu ancak yeterli siyasi destek bulamadığını söyledi.
Mevcut iktidarı sert sözlerle eleştiren İzzetbegoviç, yönetimin görev süresinin durgunluk ve skandallarla geçtiğini belirterek, “Ortada saymakla bitmeyecek kadar çok olumsuzluk var” dedi.
Bosna Hersek’in uluslararası konumuna ilişkin de değerlendirmelerde bulunan İzzetbegoviç, ülkenin Avrupa Birliği ve NATO süreçlerinde duraklama yaşadığını ve bölgesel gelişmelerin gerisinde kaldığını ifade etti.
Federasyon otoyol şirketi JP Autoceste Federacije BiH hakkında yürütülen soruşturmaların altyapı projelerini sekteye uğrattığını belirten İzzetbegoviç, yolsuzluk şüpheleri nedeniyle önemli projelerin durdurulduğunu söyledi.
SDA’nın eski üyesi Elmedin Voloder hakkında yürütülen soruşturmayla ilgili olarak ise peşin hüküm vermek istemediğini dile getirdi.
Sırp Cumhuriyeti’ndeki siyasi gelişmelere de değinen İzzetbegoviç, muhalefetin birlik olması halinde iktidardaki SNSD’yi zorlayabileceğini ancak iç çekişmelerin bu potansiyeli zayıflattığını söyledi.
SNSD lideri Milorad Dodik’in uzun yıllardır uluslararası alanda lobi faaliyetleri yürüttüğünü belirten İzzetbegoviç, bunun günümüzde siyasi sonuçlar doğurduğunu ifade etti.
Yüksek Temsilcilik Ofisi’nin (OHR) rolüne ilişkin tartışmaları da değerlendiren İzzetbegoviç, bu kurumun Dayton Barış Anlaşması’nın temel unsurlarından biri olduğunu ve sistemin işleyişi açısından kritik önem taşıdığını vurguladı.
Bosna Hersek’in kendi iç mekanizmalarını güçlendirmesi gerektiğini belirten İzzetbegoviç, devlet kurumlarının işleyişini engelleyen blokajların önüne geçilmesi gerektiğini söyledi.
Hırvatistan Parlamentosu’nun Bosna Hersek’teki Hırvatların durumuna ilişkin kararını da yorumlayan İzzetbegoviç, ülke içi meselelerin yerel siyasi aktörler tarafından çözülmesi gerektiğini ifade etti.
Komşu ülkelerin Bosna Hersek’in iç işlerine müdahalesini eleştiren İzzetbegoviç, farklı etnik grupların yüzyıllardır birlikte yaşadığını ve sorunların dış müdahale olmadan çözülebileceğini belirtti.
HDZ ile SNSD arasındaki iş birliğini de eleştiren İzzetbegoviç, bu yaklaşımın Boşnaklar ile Hırvatlar arasındaki ilişkileri iyileştirmediğini savundu.
Olası seçim sonrası koalisyonlara ilişkin ise İzzetbegoviç, mevcut iktidar politikalarına karşı duran partilerle iş birliği yapmayı tercih edeceklerini sözlerine ekledi.











