Hırvatistan Adalet, Kamu Yönetimi ve Dijital Dönüşüm Bakanı Ivan Habijan, Avrupa Birliği ülkeleriyle cezai konularda adli iş birliğini düzenleyen yeni yasa ile farklı ülkelerde yürütülen ceza davalarının daha etkin şekilde yönetilmesinin sağlanacağını açıkladı.
Hırvatistan Parlamentosu’nda konuşan Habijan, düzenlemenin AB’nin “ceza davalarının başka ülkeye devri” konusundaki yönetmeliğinin uygulanması için gerekli hükümleri içerdiğini belirtti. Söz konusu AB düzenlemesinin 1 Şubat 2027’den itibaren uygulanacağını ifade eden bakan, bunun adalet ve yargı süreçlerinin etkinliği açısından önemli olduğunu söyledi.
Yeni düzenleme sayesinde aynı şüpheli ve aynı olayla ilgili farklı AB ülkelerinde paralel ceza soruşturmalarının yürütülmesinin önüne geçilmesi hedefleniyor.
Yasa kapsamında ayrıca Avrupa Tutuklama Emri, Avrupa Soruşturma Emri, mal varlığının güvence altına alınması, el koyma kararlarının tanınması ve uygulanması gibi alanlarda AB ülkeleri arasındaki adli iş birliği kuralları da düzenleniyor.
Habijan, düzenlemenin uygulanacak kişiler ve kurumlar açısından açık ve anlaşılır olması gerektiğini vurguladı.
Muhalefetten hükümete eleştiri
Ana muhalefet partisi Sosyal Demokrat Parti (SDP) milletvekili Sanja Bježančević, Avrupa Komisyonu’nun daha önce Hırvatistan’ın Avrupa Tutuklama Emri ile ilgili bazı düzenlemeleri yeterince uyumlu hale getirmediğine yönelik değerlendirmelerini hatırlattı.
Bježančević, bunun teknik bir hata olmadığını savunarak, “Mevcut araçları tam olarak uygulamaya aktaramadıysak, daha karmaşık mekanizmaları nasıl hayata geçireceğiz?” sorusunu yöneltti.
Milletvekili ayrıca, Hırvatistan’da Başsavcılık makamının siyasi etkilerden bağımsızlığı konusunda süren tartışmaların Avrupa’daki ortakların güvenini etkileyebileceğini söyledi.
Habijan ise eleştirilere yanıt vererek, DORH ve USKOK gibi kurumların çalışmalarının siyasi parti ayrımı yapılmadan değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
İktidar: Düzenleme teknik uyum için gerekli
İktidar partisi HDZ milletvekili Ljubica Lukačić ise Avrupa Komisyonu’nun söz konusu konuyu AB hukukuna aykırılık olarak değil, teknik uyum gerektiren düzenlemeler olarak değerlendirdiğini söyledi.
Lukačić, yeni yasanın adli iş birliği süreçlerinde yer alan kişilerin temel haklarını korumayı amaçladığını belirterek, bu korumanın hem yasa hem de anayasa ve uluslararası anlaşmalarla güvence altına alındığını ifade etti.
Merkez Partisi milletvekili Damir Barbir de sınır ötesi yargı süreçlerinde üçüncü kişilerin haklarının korunmasının önemine dikkat çekti.
Grmoja: Hernadi olayı Hırvatistan’ın zayıflığını gösterdi
Most Partisi milletvekili Nikola Grmoja ise Avrupa ülkeleriyle adli iş birliğini desteklediklerini ancak uygulamada sorunlar bulunduğunu savundu.
Grmoja, eski MOL Başkanı Zsolt Hernadi hakkında yaşanan süreci örnek göstererek, “Avrupa Tutuklama Emri konusunda Hırvatistan’ın neredeyse hiçbir şey elde edemediğini gösteren bir durum yaşandı” dedi.
Hernadi’nin eski Hırvatistan Başbakanı Ivo Sanader’e rüşvet verilmesiyle ilgili davada Hırvat yargısına getirilemediğini hatırlatan Grmoja, bunun vatandaşların adaleti dışarıda aramasına neden olduğunu ileri sürdü.










