10 yıl önce bugün, 23 Ağustos 2016’da vefat eden Makedonya Türk edebiyatına tomurcuk edasıyla filizlenen şair ve yazar Fahri Ali, kelimeleri mısralarına büyük bir ustalıkla nakşederek Makedonya Türk edebiyatına eşi benzeri olmayan özgün bir soluk getirmiştir.
Kanat SÖZKESEN / TIMEBALKAN ÖZEL
Kelimelerini hem bir toplumun sesi hem de çocukların ana dil bilinci haline getiren, Makedonya topraklarında filizlenen bir kültür tomurcuğu: Fahri Ali, kaleminden kağıda dökülen az ama öz kelimelerle, adını Makedonya Türk edebiyatının Unutulmaz isimleri arasına yazdırmıştır.
Çağdaş Makedonya Türk edebiyatının temelleri, İkinci Dünya Savaşı’nın son dönemlerinde Üsküp’ün 13 Kasım 1944’te faşist işgali altından kurtulmasının ardından, 23 Aralık 1944 tarihinde kurulan Birlik gazetesinin etrafında şekillenecekti. Edebiyatın kurucu kuşağı ve onların hemen ardından gelen 70’ler kuşağının tüm üyeleri, eserlerinin büyük bir kısmını Birlik gazetesi altında yayımladı.
Dönemin sosyalist rejimi, her ne kadar Yugoslavya sınırları içerisinde yaşayan halkların kardeşlik ve barış ilkesi altında eşit, özgür ve barış içinde yaşamasını savunduğunu iddia etse de uygulamada Türk toplumu ve diğer azınlık halklar için ciddi kısıtlamalar ve asimilasyon baskıları barındırılmaktaydı.
Makedonya Türk edebiyatı, rejimin dayattığı ideolojik kıstaslar neticesinde rejim karşıtlığı ve radikal milliyetçilik gibi haksız suçlamalardan kaçınmak üzere oldukça temkinli ve dolaylı bir dilin etrafında şekillendi. Bu karanlık dönemde şair ve yazarlar, siyasi baskılardan sıyrılmak adına kalemiyle en güvenli sığınak olarak sayılabilecek çocuk motifine sığındı.
Dışarıdan bakıldığında Makedonya Türk edebiyatı, çocukluk imgesi altında şekillenmiş bir edebiyat olarak gözükse de aslında çocuk, bir halkın millî şuurunu koruyacak olan eserlerin hiçbir sansüre maruz kalmadan özgürce kaleme alınabilmesi için bir zırh vazifesi görmüştür.
Nitekim 70’ler ve 80’ler boyunca baskının had safhada olduğu zamanlarda Makedonya Türk edebiyatı, çocukluğu ve masumiyeti sembol edinerek izlenen minimalist çizgi doğrultusunda, az ama öz mottosuyla altın dönemini yaşadı. O günlerde kaleme alınan eserler, genç nesillerin millî değerleri kavramasını ve bilincin oturmasını sağladı.
Minimalist Bir Kalkan: “Mangal”
1973 yılına geldiğimizde Yugoslavya’da baskı en üst düzeydeydi. Azınlık etnisitelere mensup yazarlar, tek tek UDBA (Devlet Güvenlik İdaresi) tarafından takibe alınıp “radikal milliyetçilik” söylemiyle tutuklanıp ağır cezalara çarptırılıyordu. Hâlihazırda Aralık 1971’de bastırılan Hırvat Baharı’nın ardından başlayan tasfiye hareketi, en yoğun dönemini yaşamaktaydı.
Makedonya Türk edebiyatının ikinci kuşağı, rejimin yoğun siyasi baskılarından sıyrılmak için eserlerini çocuk maskesi ile karakterize edilip kurgulanmış şekilde yayımladığı günlerde, Fahri Ali’nin “Mangal” şiir kitabı da 1973’ün tam da o günlerinde Birlik Yayınları tarafından yayımlandı. Siyasi kaygıların birçok şiirin ve metnin anlam bütünlüğünü tehdit ettiği ve yazarların fikirlerini görünmez bir sansür filtresinden geçirirken anlatımını yitirdiği esnada Fahri Ali, fikirlerini köreltmeden ince ve naif bir dille maskeleyerek eserlerini kaleme almıştır.
İlk kitabına adını veren “Mangal” şiiri ise onun edebî rüştünü kanıtlaması nedeniyle ve UDBA takibinden ustaca bir dille kaçarak dönemin konjonktüründe millî şuuru unutturmadığı gibi, metaforik bir yolla yaşanan tarihsel olayları kronolojik bir şekilde mısralarına nakşetmiştir. Bu yüzden “Mangal”, alelade bir çocuk şiiri olmaktan öte bir arşiv niteliği taşır. Nitekim bu şiir, onun fikir dünyasını ve temsil ettiği duruşun adeta bir özeti hâline gelerek hayatı boyunca ismiyle en çok özdeşleşen eseri olmuştur.
Bir halkın hafızasına ışık tutan o dizeler ise şöyledir:
Bir kömür gözlü
Bir demir yüzlü mangal.Küllerin altında
Uyur bir masal.Üsküp gecelerinde
Isıtır içimizi,
Söyler o eski,
Bildik ninnimizi.Sönmeyen bir kor gibi
Bekler yarını,
Saklar bağrında
Evin sırlarını.Demir yüzlü,
Kömür gözlü mangal…
İşte tam da bu yüzden “Mangal”, dış kabuğuyla çocuk kalplere dokunurken derinliğiyle yetişkin hafızayı diri tutan çift katmanlı bir eserdir. Rejimin sansür duvarları, dizelerde sadece masum bir çocuk şiiri gördüğü için fikirler hiçbir engele takılmamış ve metin, gereken mesajı en naif yolla ulaştırmayı başarmıştır.
Fahri Ali Kimdir?
Fahri Ali, 9 Haziran 1948’de, o dönem Yugoslavya’ya bağlı olan Üsküp’te, hayatın tüm zorluklarını mütevazı yuvasında göğüsleyen bir ailenin çocuğu olarak hayata gözlerini açar. İlköğrenimini Tefeyyüz İlkokulu’nda tamamlayan şair, ardından dönemin önemli eğitim kurumları arasında yer alan Nikola Karev Öğretmen Okulu’ndan mezun olur. Eğitimine duyduğu ilgi ve akademik hedefleri doğrultusunda Kliment Ohridski Pedagoji Akademisi Matematik-Fizik Bölümü’ne kaydolsa da sınırlı ekonomik imkânları ve artan maddi zorluklar nedeniyle yüksek öğrenimini yarıda bırakmak zorunda kalır. Ancak bu durum, onun kendini geliştirmesine engel olamayarak aksine daha gayretli bir şekilde kalemine sarılmasını sağlamıştır.
1971 yılının başından itibaren ise hayatının sonuna kadar sürdüreceği gazetecilik mesleğine, Makedonya Türk basınının öncü yayını olan Birlik gazetesinde adım attı. Sonradan “Tomurcuk” ve “Sevinç” dergilerinin genel yayın yönetmenliğini üstlendi. İlerleyen yıllarda yetişkinlere yönelik çıkarılan Sesler dergisinin ve Birlik yayınlarının başına getirildi. Birlik gazetesinin 2004 yılının ilk aylarında kapatılmasının ardından, ömrünün sonuna kadar mesleğini icra edeceği Yeni Balkan gazetesine geçti. Kendisi ayrıca yaptığı işi sadece bir meslek olarak görmekten öte, Yeni Yol Kültür Güzel Sanatlar Derneği’nin bünyesinde Yahya Kemal Beyatlı Edebiyat Kolu’nu kurarak Makedonya Türk kültürünün, dilinin ve kimliğinin halk tabanına yayılmasını dava olarak benimsemiştir.
Hayatını Makedonya ve Balkanlar’daki Türk toplumunun millî şuurunu yitirmemesi uğruna adayan Fahri Ali, 23 Ağustos 2016’da doğup büyüdüğü Üsküp’te vefat etti. Onu vefatının 10. yıl dönümünde, çocukların yüreklerinde “Tomurcuk” ve “Sevinç” dergisiyle ana dil bilincini filizlendiren, Makedonya Türk edebiyatının unutulmaz bir simgesi olarak rahmet ve minnetle anıyoruz.
Not Bu köşe yazısının hazırlanmasında; ömrünü Balkan Türk kültürüne adayan Fahri Ali’nin edebi ve mesleki mirasını inceleyen araştırma ve biyografi çalışmaları, altmış yıllık yayın hayatıyla Makedonya Türk basınının hafızası olan Birlik gazetesinin açık kaynaklı arşiv belgeleri esas alınmıştır.














