Bazı yerler vardır, zamanın akışı bile farklı hissedilir. Kuzey Makedonya’da, Golak, Plaçkovitsa ve Osogovo dağları arasında, yaklaşık 800 metre rakımda yer alan küçük Gırlyani köyü de bu yerlerden biri.
Yaklaşık yüz kişinin yaşadığı bu dağ köyünde, genç çift Anya ve Nikolçe Yançov, pek çok kişinin sadece hayalini kurduğu bir yaşamı gerçeğe dönüştürdü. TRT Balkan’a konuşan çift, sade yaşama dönüş hikâyelerini, küçük oğulları Bogdan’ı temiz hava ve değerlerle büyütme tercihlerini ve emekle kurdukları “Babin” markasını anlattı.
Elektrik mühendisi olan Nikolçe, şehir hayatının kendisini yolundan uzaklaştırdığını söylüyor. “Yaşam tarzım ve ideallerim, çıktığım hedefe doğru ilerlemiyordu. Sadece para kazanmak için Üsküp’e gidiyordum. O şehirde kendimi kaybettim” diyen Nikolçe’ye göre köye dönüş bir kaçış değil, bilinçli bir tercihti.
Anya ise bambaşka bir dünyadan, Novi Sad şehir merkezinden geliyor. Doğayla ilişkisi park yürüyüşlerinden ibaret olan Anya, köy hayatıyla ilk karşılaşmasını “Domatesin kökünün nasıl göründüğünü bile bilmiyordum. Şok ediciydi ama çok olumlu bir deneyimdi” sözleriyle anlatıyor.
Bugün ise Anya, Sırbistan’da eğitimini aldığı grafik tasarım bilgisini kullanarak “Babin” markasının görsel kimliğini oluşturuyor. Kekik kokulu ve dağ çiyini andıran etiketler, bu emeğin bir parçası.
Çiftin üretim süreci ise adeta meditasyonu andırıyor. Dağlardan toplanan yabani otlar, doğal yöntemlerle kurutuluyor; yüksek rakım nedeniyle daha koyu ve aroması daha yoğun olan bal ise yılın ilerleyen dönemlerinde, temmuz ve ağustos aylarında elde ediliyor.
“Burada sahip olduklarınızı parayla satın alamazsınız: huzur, doğa, çocuk yetiştirme ortamı” diyen Nikolçe, gözlerini dağlara çevirerek konuşuyor.
Hızlı çözümlerin peşinde koşulan bir dünyada, Anya ve Nikolçe yavaş büyüyen, emek isteyen bir yaşam ve üretim modeli sunuyor.
“İnsanlara şehir dışında da bir alternatif olduğunu göstermek istiyoruz. Sadece başarılı olmak değil, güzel yaşamak da mümkün” mesajını veriyorlar.
Gırlyani’de hayat, siren sesleri yerine arı vızıltılarıyla akıyor. Kimileri için internetin zayıf olduğu uzak bir nokta, onlar içinse geleceğe inandıkları bir yaşamın merkezi.
TRT Balkan











