Yüzlerce vatandaş, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerine karşı Üsküp’te yürüdü.
Dünya Kadınlar Günü kapsamında Üsküp’te düzenlenen protesto yürüyüşünde yüzlerce vatandaş kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerine karşı sokaklara çıktı. “Yok olmayacağız”, “Özgür kadınlar olmadan özgürlük yok”, “Kan dökülmesini beklemeyin, hemen harekete geçin” ve “Hayatınız kaç buket ediyor?” yazılı pankartlar taşıyan göstericiler, kadın cinayetlerine karşı adalet talep etti.
Eylem tam öğle saatlerinde Žena‑Borec Parkı’nda başladı. Katılımcılar, hayatını kaybeden kadınları anmak için bir dakikalık saygı duruşunda bulunarak, “Bugün aramızda olmayan ve sistem tarafından korunamayan tüm kadınlar için bir dakikalık saygı duruşu rica ediyoruz” çağrısında bulundu.
Protestoya katılan kadınlar yere güller bırakarak Ivana, Katja, Rosica ve Ramajana için adalet istedi. Konuşmalarda, kadınların hâlâ yaşamları, güvenlikleri ve onurları için mücadele etmek zorunda kaldıkları vurgulandı.
Bir konuşmacı, yaşanan trajedilere dikkat çekerek, “Nasıl kutlama yapabiliriz? Her gün kadınlar hayatını kaybediyor. Öfkeliyiz, üzgünüz ve kızgınız. Kadın bedenine ve onuruna yönelik saldırı haberleriyle çevriliyiz” ifadelerini kullandı.
Başka bir konuşmacı ise küçük Katja’nın yaşadığı olaya değinerek, onun gözyaşlarına tanıklık ettiğini ve şiddet karşısında sessiz kalınmaması gerektiğini söyledi. “Kadın cinayeti son darbeyle başlamaz, ilk sessizlikle başlar. Aile içi şiddet tüm kurumların bir numaralı önceliği olmalıdır” mesajı verildi.
Birçok sivil girişim ve dernek tarafından organize edilen yürüyüşte katılımcılar, devlet kurumlarına ve yetkililere de çağrıda bulundu. Özellikle daha önce şiddet bildirimleri yapılmasına rağmen yeterli önlem alınmadığını belirterek hükümeti ve güvenlik kurumlarını eleştirdiler.
Yürüyüşün sonunda katılımcılar, Vera Jocić büstüne giderek taze çiçekler bıraktı. Protestocular, kadınların toplumda kendilerini güvende hissetmediklerini belirterek yalnızca kutlama mesajlarının yeterli olmadığını, aynı zamanda toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin, ekonomik eşitsizliğin ve sistematik ayrımcılığın ortadan kaldırılması için somut adımlar atılması gerektiğini vurguladı.












