Bulgaristan’ın Euro Bölgesi’ne kabulü, Yunanistan örneğini takip eden yeni bir borç krizine yol açabilir

İngiltere merkezli Telegraph gazetesi, Bulgaristan’ın yılın başında Avro Bölgesi’nin 21’inci üyesi olmasına rağmen siyasi istikrarsızlık, yaygın yolsuzluk ve artan kamu borcu nedeniyle Avrupa’daki bir sonraki mali krizin kaynağı olabileceğini yazdı.

Gazeteye göre Avrupa Merkez Bankası (ECB), Avro Bölgesi’nin yeni üyesini istikrarlı bir hükümet, euroya güçlü kamu desteği ve sağlam bir sanayi altyapısıyla karşılamayı umuyordu. Ancak bunun yerine Bulgaristan’da hükümetin düştüğü, yolsuzluk karşıtı protestoların yaşandığı ve referandum yapılmaması nedeniyle halkın euro projesine temkinli yaklaştığı vurgulandı.

Telegraph, kişi başına düşen geliri 17 bin 600 dolar olan ve AB’nin en yoksul ülkeleri arasında yer alan Bulgaristan’ın ne mali disiplin ne de siyasi istikrar açısından örnek gösterilebileceğini belirtti. Haberde, ülkenin enflasyon hedeflerini sürekli tutturamadığı, 2022 yılında enflasyonun yüzde 16’ya ulaştığı hatırlatıldı.

Gazete ayrıca Bulgaristan’ın 2020 yılından bu yana, geçici yönetimler de dâhil olmak üzere sekiz başbakan değiştirdiğine dikkat çekerek, ülkedeki siyasi bölünmüşlüğün borç yönetimini de olumsuz etkilediğini ifade etti. Analizde, Bulgaristan’ın tarihsel olarak Yunanistan kadar ağır borç krizleri yaşamamış olsa da, ülke para birimi levanın bağımsızlıktan bu yana dört kez büyük ölçüde yeniden değerleme geçirdiği hatırlatıldı.

Siyasi istikrarsızlığın hükümetlerin iktidarda kalma maliyetlerini artırdığına işaret eden gazete, bunun kamu borcunun sürdürülemez seviyelere çıkmasına yol açabileceğini, piyasaların finansmanı kesmesi durumunda ekonominin çökeceğini öne sürdü. Telegraph, bu sürecin “Yunanistan krizinin yeniden yaşanması” anlamına gelebileceğini yazdı.

Ancak gazete, bu kez Avro Bölgesi’nin 2010’daki Yunanistan borç krizine kıyasla çok daha kırılgan bir durumda olduğunu savundu. Fransa’nın kamu borcunun GSYH’ye oranının yüzde 81’den yüzde 114’e yükseldiği, Almanya’nın da artık diğer ülkelere destek verecek mali güce sahip olmadığı ifade edildi. Ayrıca Avrupa Birliği’nin kendisinin de ciddi borç yükü altında olduğu belirtildi.

ECB’nin bilançosuna ilişkin şeffaflık eksikliğinin de belirsizlik yarattığına dikkat çekilen analizde, Merkez Bankası’nın geçen yıl yaklaşık 8 milyar avroluk rekor zarar açıklamasının endişe verici olduğu kaydedildi.

Telegraph’a göre, AB bugün borç yükü altında zorlanıyor, sanayi altyapısı zayıflıyor, ithal enerjiye bağımlılık artıyor ve blok ABD’nin gerisinde kalmış durumda; yakında Çin’in de gerisine düşebilir. Gazete, “Yeni bir krizin patlak vermesi için tek gereken bir kıvılcım” değerlendirmesinde bulunarak, bunun Bulgaristan’dan kaynaklanabileceğini ileri sürdü.

Haberde son olarak, Polonya ve Çekya gibi AB içindeki başarılı ekonomilerin, yasal yükümlülüklerine rağmen euroya geçme konusunda hiçbir istek göstermediğine dikkat çekildi.

Read Previous

Ülkede sıcaklıklar sıfırın üzerinde seyrediyor

Read Next

Avrupa’nın Kalbinde “Türkçe” Zirvesi: 5. Uluslararası Genç Yazarlar Kurultayı Strazburg’da Tamamlandı