Makedonya’da iktidarda olan VMRO-DPMNE partisi ile muhalefette yer alan SDSM partisi uzun bir süredir devam edegelen erken seçimlerin hangi tarihte yapılacağı konusundaki anlaşmazlığın ardından nihayet uzlaşmaya vardı. Bu uzlaşmaya göre 11 Aralık 2016 tarihinde seçimler gerçekleşmiş olacak.
11 Aralık günü çok yaklaştı. Tüm partiler harıl harıl çalışmakta; hükümetten tut muhalefetine, Arnavut partisinden tut Türk partisine kadar. Hatta o denli çalışıyorlar ki TMBH önce SDSM koalisyonunda seçimlere katılacağını beyan edip ardından “Daha İyi Bir Makedonya İçin” VMRO-DPMNE partisinin koalisyonuna katılıyor. Herhalde bu şekilde iktidara geleceklerini tahmin ettiler. Bu kadar kolay bir şekilde saf değiştiren bir partinin Makedonya Türklerini nasıl temsil edebileceğini Makedonya Türklerinin düşünüp karar vermesi gerekmektedir. Diğer yandan yine “Daha İyi Bir Makedonya İçin” VMRO-DPMNE partisinin koalisyonunda yer alan TDP ise 27 Kasım 2016 tarihinde başkent Üsküp’te düzenlediği mitinge Avusturya Dışişleri Bakanı Sebastian Kurz’un da katılmış olması TDP’nin eleştirilmesine neden olmuştur. Her ne kadar bu eleştirilere TDP’den Kurz’la ilgili “Türkiye Cumhuriyeti devleti ile Cumhurbaşkanına tehditvari sözler kullandığını biliyoruz” ve “adı geçen şahısa miting alanındaki yüzlerce ay yıldızlı bayrakla hem mesajımızı vermiş hem de safımızı belli etmiş olduğumuza inanıyorum” ve “O akşam kendileri freskler getirdiyseler, biz de yüzlerce bayrak dalgalandırdık” diye bir açıklaması olduysa da yeterli olmadığı kanaatindeyim. Çünkü kanla yoğrulmuş al bayrağımız hiçbir zaman bir başka bayrakla kıyaslanamaz ve dalgalanamaz.
SDSM’nin başını çektiği “Makedonya’da Yaşam İçin” koalisyonunda yer alan THP ise bu koalisyonu destekleyen tek Türk partisi. Makedonya’nın neresinde bir Türk köyü varsa oraya ulaşmaya çalışıyorlar. Onlara 11 Aralık seçimleri sonrası ne yapacaklarını anlatıp SDSM için oy istiyorlar. İyi güzelde seçimlerden önce buralar gittiniz mi, hangi Türk köyünü ziyaret ettiniz veya aklınızın ucundan geçirdiniz mi?
İki Makedon partisi (VMRO-DPMNE ve SDSM) ve iki Arnavut partisi (BDİ ve PDŞ) liderleri erken seçim sürecine görüşürken siz neden dâhil edilmediniz? Siz zaten zamanında devre dışı bırakılmamış mıydınız? Peki, o zaman niye bu koalisyonlarda yer alıyorsunuz? Boykot edip seçime katılmayacağız diyebilirdiniz. Ama yok Makedonya Parlamentosunda Türkleri temsil eden parti kalmayacak ondan mecburuz koalisyona katılmaya diyorsanız hayır mecbur değilsiniz. Makedonya’da üç siyasi Türk partisi koalisyon kursun. Yok, kuramayız bizim çıkar ve görüşlerimiz farklı diyecekseniz bağımsız olarak katılabilirsiniz. Eğer TMBH çok basit bir şekilde SDSM’den VMRO-DPMNE koalisyonuna dâhil olabiliyorsa demek ki Türk parti bir çatı altında birleşebilir.
Konumuza dönecek olursak 11 Aralık seçimlerinden sonra Makedonya’da neler olup bitecek, çok farklı bir Makedonya mı ortaya çıkacak, yoksa aynı mı kalacak sizin için öngörülerim:
VMRO-DPMNE iktidara gelirse:
– Üsküp’te heykeller dikilmeye devam edecek. Başka eserler de Burmalı Camii’nin kaderini yaşayacak. “Taş Köprü” kamufle edildiği gibi diğer eserlerde bu eziyete maruz kalacaklar. Biz Müslümanlar ise o heykellerin önüne geçip “selfie” çekilip sosyal medya hesabımızda paylaşıp ve bununla da yetinmeyip durumumuzda “Üsküp’ün yeni heykelleri adeta büyülüyor” yazacağız. Hâlbuki ağlamamız gereken yer tam da bu noktadır.
– Türkler yine arka planda kalmaya devam edecek.
– Seçim sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte ise büyük ihtimalle bir Türk milletvekili VMRO DPMNE partisinden diğeri ise SDSM’den olacak. Biri hükümette biri de muhalefette yer alacak. Bu milletvekilleri ortak tarih bilincini unutup birbirlerine hakaret edecekler.
– Türkiye bizim dostumuz ve bağımsızlığımızı tanıyan ilk ülke denilecek ama FETÖ’nün okulları ve kurumlarına dokunulmayacak.
– Makedonya’da bir doğal afet olunca yardıma ilk koşan Türkiye olacak ve bizler ise Makedonya hükümetinden hiçbir talepte bulunmayıp hala açgözlü gibi Türkiye (Anavatanımız) bize yardım etsin diyeceğiz.
– Seçim kampanyaları sürerken bir Türk kardeşimiz devlet işinde çalışıyorsa yahut devlet işine girmek istiyorsa 11 Aralık sonrası kazanacağını tahmin ettiği partiye oy vermeleri için tüm akraba ve eşi dostu seferber edip onlara oy kullandırmaya çalışacak. Tahmini doru çıkmazsa daha bir dört yıl beklemek zorunda kalacak.
– Kendi anadilimizde eğitim hakkı var iken bundan yine mahrum kalacağız yeterince kadronuz yok denilip bunun üzerine çalışma yapılmayacak.
– %20 ve üzeri nüfusu olan azınlıklara ikinci resmi dilin kendi anadillerinin olması gerekirken bu sayının altındasınız muamelesi yapılacak.
– Her şehrin (Üsküp-Vodno dağındaki haç gibi) en yüksek tepesine haç dikilecek ki dikildi zaten. Bizde buna mukabil nerde bir Müslüman köyü ve yerleşim yeri varsa oraya bir cami ve en az 10 metre olan bir minare dikeceğiz. Ama caminin imamını adam akıllı ayarlamayacağız ve ezan okunduğunda ne okunduğunu ayırt edemeyeceğiz.
– Makedonya dört yıl içerisinde yine AB üyesi olamayacak. Makedonlar yine AB vatandaşı olmak için biz Bulgar kökenliyiz diyecekler ve Bulgaristan vatandaşı olacaklar. Müslümanlar ise Makedonya’da durumların çok kötü olduğunu söyleyip mülteci olarak Almanya’da sığınma talebinde bulunacaklar. Almanya da Makedonya’da durumların iyi olduğunu söyleyip tekrar geri gönderecek.
SDSM iktidara gelirse:
– Muhafazakâr Hıristiyanları endişe saracak. Nedeni ise Sosyalistler 1974 Anayasasında olduğu gibi Türkleri ve Arnavutları bu devletin kurucu unsuru yapacağını belirtiyor. Çünkü SDSM’nin lideri Zoran Zaev mitinglerde bu şekilde konuşuyor.
– 2006 yılında “Üsküp 2014 Projesi” kabul edildiğinde sesi çıkmayan SDSM, 2016 yılında erken seçimleri boykot edip heykellere boya atarak sözde, heykellere karşı çıkıyormuş imajını verip milyonlarca avro harcanan heykellerin restore edilmesi için ciddi miktarda para harcanmasına sebep oldu. Kanaatimce SDSM iktidara gelemezse sırf bu heykellere atmış olduğu boyalar yüzünden olacak.
– SDSM lideri Zoran Zaev “Gruevski heykel ve fıskiyeler için 700 milyon Euro harcayabiliyorsa, ben de yeni işyerleri açmak için 700 milyon euro harcayacağım” dedi. Fakat kasanın boş olduğunu bilmiyor ya da biliyor ama iktidara gelmesi için bunu söylemesi icap ediyor.
– SDSM iktidarında da Makedonya AB üyesi olamayacak. Aynı sosyalist ideolojiyi benimsemiş olan Çipras ile anlaşıp isim sorununu çözerse o zaman olabilir.
– Türkiye ile ilişkiler yine seyrinde devam edecek.
– FETÖ’nün okulları ve kurumları ile ilgili yeni gelişmeler olabilir.
– Türk Dizileri yine Makedonya’da harıl harıl izlenmeye devam edecek.
– SDSM iktidara gelemediği takdirde ise yine seçimlerde usulsüzlük yapıldığını söyleyerek halkı sokağa dökecek.












