Srebrenitsalı küçük kız; “Anne.. Çocukları küçük kurşunla öldürürler değil mi ?” diyordu…
İslamiyet’in Balkanlar’a götürülmesi, benimsenmesi ve yayılmasının üzerinden 600 küsur yıl geçmiş olmasına rağmen, Balkanlar’da oluşan egemen devletler tarafından tarihin her döneminde, ellerine geçirdikleri ilk fırsatta, Türk- İslam varlığına karşı değişik ülkelerde ve değişik zamanlarda, fakat her zaman bilinçli ve sistemli olarak asimilasyonlar ve katliamlar gerçekleştirmişlerdir.
Özellikle de; Osmanlı – Rus Harbinden sonra Bulgarların Pomaklara karşı başlattıkları asimilasyon ve katliamların ardından günümüze dek, Avrupa’nın orta yerinde ve dünyanın gözleri önünde yakın tarihlere kadar soykırım, asimilasyon ve katliamlar devam etmiştir.
Tek kabahatleri Müslüman olmaları ve ülkelerinde petrol rezervleri bulunmaması olan Boşnak kardeşlerimiz, dünyanın gözleri önünde Yugoslavya İç Savaşı esnasında Sırplar tarafından vahşice katliamlara maruz kaldılar…
Avrupa’nın orta yerinde, Bosna-Hersek’te iç savaş sırasında 312.000 kişi öldü. Bunların 35.000’i çocuklardı.50.000 Boşnak kadını tecavüze uğradı. 2.000.000 kişi evlerini terk etmek zorunda kaldılar. 18.000 Boşnak halen kayıp durumdadır. Bosna’da bu güne kadar 300 toplu mezar bulundu..!
Ayrıca da Bosna’nın Sırbistan sınırında bulunan “SREBRENİCA” Kentinde 11 Temmuz 1995 tarihinde Sırp Ordusu ve Komutanları Ratko Mladiç tarafından öylesine büyük ve vahşi bir katliam yaşandı ki..!
Tam 10.000 Srebrenitsalı Müslümanı esir alan Sırplar, Komutan Ratko Mladiç’in emriyle Müslüman esirleri öldürmeye başlarlar. 5 gün süren katliamda 8.372 kişi öldürüldü. Öldürülen 8.372 kişiden 3.000’inin cesetlerine halen ulaşılamadı.
O dönemde Srebrenitsa’da görev yapan ve 25 bin Müslüman Boşnak’ı ve şehri Sırplara teslim eden B.M Barış Gücünün Hollandalı komutanı Thom KARREMANS yıllar sonra suçsuz bulunarak Hollanda hükümeti tarafından ödüllendirilirmiştir.
Avrupa’nın adaleti..!
Eğer ki; Bosna’da katledilen bunca insan Müslüman değil de, Hıristiyan olsalardı… İnanın üzerimize dünya yürürdü. 600 yıldan bu yana Balkanlar’da yerinden yurdundan sürülen bizler, maalesef bu katliamlar ve soykırımlar konusunda haklılığımızı ve mağduriyetimizi anlatamadık…
Boşnaklar; Yüzyıllar boyunca Osmanlı Devletine sadakat ile bağlı kaldılar. Osmanlı Devleti Rumeli’yi terk edince binlerce Boşnak Anadolu’ya göç etmek zorunda kaldılar. Sırp zulmünden kaçan Boşnak kardeşlerimiz Anadolu’ya sığındılar. Osmanlı Devleti Bosna’yı terk ettikten sonra, Osmanlı’nın Rumeli’de ki diğer Tebaası gibi sevinmediler.
“Bayrak Günü” adı altında Osmanlı’dan kurtuluş sevinci yaşamadılar. Osmanlı’ya Rumeli’de kurşun sıkmayan Boşnaklar, 1915 yılında Çanakkale’de savaşırken, Gönüllü Bosna- Sancak Taburu olarak 11.500 Şehit vererek en fazla Şehit sayısına sahip oldular. Bosna ve Sancak Müslümanları, yüzyıllar boyunca Türkiye ile kardeşçe yaşamışlardır.
Türkiye Cumhuriyeti’nde, Boşnakları her zaman kardeş olarak bildi. Bosna iç savaşı esnasında bizler topyekûn Türk Milleti olarak Bosnalı Müslüman kardeşlerinin yanında Savaştık. Onların acıları bizim acılarımız oldu.
Bosna’da; Çocuklar, Analar, Babalar ölmesin! Zorbalara inat geleceğe umutla ve korkusuzca el ele yeniden Bosna’yı inşa etsinler.
Yeter artık..!
Bosna ağlamasın!










