Kuzey Makedonya’da yılın iş adamı seçilen Makedonya-Türkiye Ticaret Odası (MATTO) Genel Başkanı, Uluslararası Balkan Üniversitesi Yönetim Kurulu Başkanı, Türkiye’nin Manastır Fahri Konsolosu ve ülkedeki birçok yatırımın sahibi Aydoğan Ademoski ile gerçekleştirdiğimiz samimi sohbeti ilginize sunuyoruz. Başarılı ticaretin gizli bir formülü olmadığını, her şeyin göreceli ve çok karmaşık birçok faktöre bağlı olduğunu söyleyen Ademoski, “Ticarette azimli, sabırlı, mütevazi ve sonuçlardan memnun olmalısınız.” dedi.

Seyyid EMİN, Hakan ALİ / TİMEBALKAN

1963 yılında Pirlepe’de doğdunuz. Küçük yaşlardan itibaren babanızın yanında çalışmaya başladınız. Ardından Ohri, Hırvatistan’ın Umag şehri, Slovenya, Sırbistan gibi ülkeler ile iş yaptınız. İş hayatına başlama serüveninizi nasıl anlatırsınız?

Bu soru çok sıklıkla karşılaştığım ve gurur duyduğum geçmişim ve tecrübemden dolayı yanıt vermekten büyük mutluluk hissettiğim bir sorudur. Bu sorunun cevabı bana göre küçük bir tarihi kesit mahiyetindedir ve bu yüzden söyleyebileceklerin fazlacadır. Fakat özet olarak söylemem gerekirse ilk ciddi iş girişimim kendi ticari şirketimi açtığım 20’li yaşlarıma dayanıyor. Ardından, eski Yugoslavya topraklarında beyaz eşya üretimi ve satışı yapan ticari marka temsilciliği adımları izledi.

Sonra da başkent Üsküp merkezinin ticari markası haline gelen, düzenli ve memnun ziyaretçilerimiz sayesinde de bugüne kadar olumlu finansal sonuçlar elde eden ilk otelim olan Stone Bridge geldi. Ardından Kuzey Makedonya Cumhuriyeti’ndeki en ünlü inşaat şirketlerinden birinin sahibi olarak ULUSLARARASI PERA İNŞAAT ile inşaat sektöründeki iş adımlarını takip etti. Bunarcık Sanayi Bölgesi’ndeki birçok fabrikayı ve Manastır’daki (Bitola) Jabeni Sanayi Bölgesi’nde bir fabrikayı inşa ettik. Aynı zamanda bu kapsamda Ramstore Alışveriş Merkezi’nin binası, City Plaza – NLB Bank, Üsküp Uluslararası Havalimanı terminal binası, CapitolMall, rezidanslar ve bir yıl önce halka açtığımız Hilton Hoteli de inşa edilmiş oldu. Tüm bu ekonomik çalışmalarının bir sonucu olarak Türkiye’nin Üsküp Fahri Konsolosluğu görevini aldım.

Bunların yanı sıra Makedonya-Türkiye Ticaret Odası’nın (MATTO) kuruluşu, Makedonya Cumhuriyeti Fahri Konsoloslar Kulübü, Uluslararası Balkan Üniversitesi (İBU) Mütevelli Heyeti ve Yönetim Kurulu Başkanlığı gibi sorumluluklar benim için günlük hayatımda büyük bir memnuniyetle ifâ ettiğim vazifelerdir.

1990’lı yıllarda Koç Holding’le çalışmaya başladınız ve Türk Elektronik Motorları satışı yaptınız. “Mikron Prilep” ve “Euroinvest” şirketlerinin ürünlerini de Türkiye’ye ihraç etmeye başladınız. Eski Yugoslavya devletlerinde Arçelik ve Beko’nun tek bayi temsilcisi oldunuz. Ramstore ticaret merkezinin ortaklarındansınız. Üsküp’ün meşhur hotelleri arasında sayılan “Stone Bridge” hotelini yaptınız. İnşaat sektöründe de “Pera Construction” ve “City Plaza” şirketlerinin sahibisiniz.Tekstil sektöründe de Türkiye’nin önemli firmalarının Kuzey Makedonya ve bölge temsilciliklerini yaptığınızı biliyoruz. 2007 yılında Türkiye’nin Kuzey Makedonya Fahri Konsolosu ilan edildiniz. Üsküp’ün Aeordrom semtinde, “CapitollMallResidence” inşa ettiniz. Vardar nehri kıyısında en büyük yatırımınız olan Hilton Hoteli’ni açtınız. Aynı zamanda Faktor dergisi tarafından yapılan “Yılın İş Adamı” anketinde oyların çoğunu alarak yılın iş adamı seçildiniz. Bunun dışında da birçok ödüle layık görüldünüz. Başarılarınızın sırrını nasıl açıklarsınız?

Kısa süre önce iş arkadaşlarım ve ticari çevremdeki meslektaşlarım ile bulunduğum bir kutlama esnasında bir medya tarafından birkaç iş adamı ile birlikte Makedonya’da yılın iş adamı olarak aday gösterildiğimi öğrendim. Gerçekten gururlandım ama biraz da şaşırdım çünkü medyada bu denli öne çıkmayı seven ya da bunun için gayret gösteren biri değilim.

Başarılı bir ticaretin gizli bir formülü yok. Her şey görecelidir ve çok karmaşık olan birçok faktöre bağlıdır. Benim örneğimde, her şeyi tek başıma başardığımı söylesem abes kaçar. Aksine ailemin ve çalışanlarımın desteği olmasaydı başaramazdım. Nitelikleri yadsınamaz olan mükemmel kişilikler tarafından kuşatılmış olmaktan büyük mutluluk duyuyorum.

Ticarette azimli, sabırlı, mütevazi ve sonuçlardan memnun olmalısınız. Her ne kadar ticarette piyasa ekonomisinin kuralları geçerli olsa da her zaman çok saba sarf etmelisiniz. Tecrübeme dayanarak, her şeyden önce sözünüzün eri olmanız gerektiğini ve bunun geri kalan her şeyden önemli olduğunu söyleyebilirim. Elbette kusursuz bir mükemmeliyetten bahsetmek imkânsızdır, ancak eksiklikleri tespit etmeye ve özeleştiri yaparak aynılarını ortadan kaldırmaya ya da en azından en aza indirmeye çabalamalıyız.

Farklı sektörlerde yatırımlarınız mevcut. Önümüzdeki süreçte Aydoğan Ademovski’nin yatırımlarını hangi sektörlerde görebileceğiz. Geleceğe dair hedefleriniz nelerdir?

Sizin de dediğiniz üzere bu kadar başarılı projelerde birinci önceliğim mevcut yatırımların sürekliliğini ve sürdürülebilirliğini sağlamak. Bir proje gerçekleştirmişsek bu o projenin sadece kendi içinde başarılı olduğu anlamına gelmez. Aksine o projeyi gerçekleştirmek ve kullanıma açmak ayrı bir problem, aynısını ayakta tutmak ise bambaşka bir problemdir. Hilton Oteli’nin kapsamı ve etkinliğinin devasa olduğu göz önüne alındığında, şimdilik tüm kaynaklarım buna odaklanmış vaziyettedir. Bu yüzden benim yatırımlarımın bir süreliğine daha “statusquo” (var olan durumu olduğu gibi korumak) olacak. Daha ileride ise sağlık, eğitim ve diğer sektörlerde yatırım fırsatlarını ele alacağım.

Bildiğiniz üzere ülkemiz Kuzey Makedonya siyasi ve ekonomik anlamda büyük krizler atlattı. Toparlama sürecine girmiş olsa da henüz istenilen seviyeye gelmedi. Genel olarak Kuzey Makedonya ekonomisi hakkında yorumlarınız nedir?

Ben hem geçmiş sistemde hem de ülkemizin bağımsızlığından bu yana neredeyse 40 yıldır ekonomik sahnede aktif olan bir katılımcıyım. Ülkemizde ve yurtdışında iki sistemde ve tüm dönemlerde çalıştım. Tüm bunların sonucu olarak, ekonomik ve ticari işlerin rutinim olmasından dolayı, ekonomimizin beklediğimiz hızla olmasa da gözle görülür bir şekilde sürekli gelişmekte olduğunu ve bunun herkes tarafından hissedildiğini söyleyebilirim. Yani pazarımız büyük ölçüde açık, geçmişe kıyasla ürün ticareti ve değişimi artıyor, ürün ve hizmetlerimiz standardizasyon sayesinde giderek Avrupa’ya daha yakınlaşıyor, uluslararası politikalar sayesinde ülkemiz sürekli olarak dünya ekonomik merkezlerine yaklaşıyor ve bu da ekonomimizin gelişiminde olumlu bir adım. Halihazırda zaten daha geniş pazarların bir parçasıyız ve ürün ile hizmetlerimiz okyanus ötesine dahi pazarlanmaktadır. Tabii ki henüz kimi daha yüksek standartlardan uzağız, ancak kademeli ilerleme gerçeği daha iyi bir ekonomik gelecek vaat ediyor. Şu anda gelişimimizin göreceli olarak zirvede olduğunu söyleyebilirim ve özel sektörün bir parçası olarak ben buna güvenle şahitlik edebilirim.

Çalışmalarını Türkiye ile Kuzey Makedonya arasındaki ekonomik ilişkilerin arttırılmasına yoğunlaştırdınız. Makedonya-Türkiye Ticaret Odası (MATTO) başkanlığını da yürütmektesiniz. İki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri nasıl yorumlarsınız. Mevcut yatırımları yeterli buluyor musunuz?

Ben Makedonya-Türkiye Ticaret Odası’nın (MATTO) kurucusuyum. 10 sene asbaşkanlık görevini icra ettiğim MATTO’nun son 4 yıldır da başkanlığını yürütmekteyim. MATTO’nun kuruluş amacı Türkiye’den Makedonya’ya yatırım yapmaya gelen ve Makedonya’dan Türkiye’ye yatırım yapacak olanlara “ilk kapı” olacak bir oda kurmaktı. MATTO’nun analiz, Kuzey Makedonya Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti ticareti hakkında devamlı bilgi alışverişini sağlamak, hukuki yardım ve danışmanlık gibi bir dizi faaliyeti bulunmaktadır. MATTO 100 üye firmasının yanı sıra tüzel ve gerçek üyeleri ile birlikte iki ülke arasındaki karşılıklı iş birliğine önemli katkılarda bulunmaktadır. Bunların sonucu olarak en yüksek seviye iş ilişkilerinde karşımıza çıkıyor. MATTO, çalışmalarını üyeleri ile düzenli toplantılar, Kuzey Makedonya Cumhuriyeti’ndeki ekonomi sektörü ile toplantılar ve bilgi değişimini içeren tanımlanmış bir plan aracılığıyla gerçekleştirmektedir. Kuzey Makedonya Merkez Bankası’nın verilerine göre geçen yıla kıyasen dolar cinsinden borsamız %18,2 (372,529 milyon ABD Doları) veya ihracatımız %16,9 (70,537 milyon ABD Doları), ithalatımız ise%18,5 (301,992 milyon ABD Doları) arttı.

Kuzey Makedonya Merkez Bankası istatistiki verileri son yıllarda ülkenin yaklaşık iki milyar avroluk doğrudan Türk yatırımı aldığını gösteriyor. Bazı Türk yatırımları üçüncü ülkelerden geldiği için yatırımın değeri daha yüksek. Bu rakamlar, kendi başlarına, hem iş çevrelerine hem de her iki ülkeye büyük bir bağlılık yaratmakta, aynı zamanda Kuzey Makedonya’nın uygun bir iş ve yatırım hedefi olduğunu teyit etmektedir. Ayrıca bu çerçevede Türkiye Cumhuriyeti’nin sürekli ilerleyen bir ekonomik dev olduğunu ve pazarının sürekli gelişmekte olan, ekonomik parametreleri sürekli büyümekte olan dünyanın en gelişmiş ekonomilerinden biri olduğunun da not edilmesi gerekmektedir.

7 Mayıs 2018 tarihinde Uluslararası Balkan Üniversitesinin Mütevelli heyeti ve Yönetim Kurulu Başkanı olarak seçildiniz. Birçok konuşmanızda her alanda yetişmiş, birikimli gençlerin istihdamının öneminden söz ediyorsunuz. Gençlerin eğitimi ve istihdamı hakkında neler söylemek istersiniz?

Uluslararası Balkan Üniversitesine katılımım ile nispeten kısa bir sürede devletimizin eğitim yapısı ve durumu ile tanıştım. Hem kamu hem de özel üniversitelerin mükemmel profesörlere ve iyi eğitim vaat eden mükemmel programlara sahip oldukları sonucuna vardığımı bu vesileyle ifade edebilirim. Özel üniversitelerin ileri programlara devam etme cesaretinin, hem doğal hem de sosyal bilimlerde ciddi profesyonel personel oluşturduğunu belirtmeliyim. Avrupa işgücü piyasasında rekabet gücü de yüksek olan Uluslararası Balkan Üniversitesi öğrencileri bunun kanıtıdır.

Uluslararası Balkan Üniversitesi’ndeki hem mevcut hem de gelecekteki öğrencilere bilginin kaliteli yaşam ve varlık için temel bir koşul olduğunu öğütlüyorum. Kaliteli eğitim seçmek, meslekte kalıcı bilgi edinmek için temel bir ön koşuldur. Ancak bireysel vicdanlı yaklaşım ve tüm alanların sürekli iyileştirilmesi, hayatta başarının tek garantisidir.

Son olarak Timebalkan aracılığıyla okurlarımıza neler söylemek istersiniz?

Basılı ve elektronik medya olmadan günlük yaşam bizi bilginin karanlığında tutacak ve bizi bilgisiz bırakacaktır. Medya sayesinde bizi ilgilendiren olayların yanı sıra bizi çevreleyen her şeyden sürekli olarak haberdarız. Time Balkan örneğinde olduğu gibi işlerine ciddi şekilde adanmış medya kuruluşları olduğuna seviniyorum. Hayatın her alanından değerlendirme listesi hazırlamalı ve dikkatimizi cezbetmek için mümkün olduğunca geniş olmalılar. Araştırma yapan, başkaları tarafından yönlendirilmeyen, yeni bilgi ve içeriğe sahip olan medya kurumlarının sayısının artmasına isterim. Elektronik ve basılı medya, ülke ekonomisinde ciddi bir faktördür ve varlığı olmadan modern bilgi dünyasında var olamayacağımız son derece etkilidir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Önceki Haber

Üç ayların ilk kandili: Kalpleri ramazana hazırlayan Regaip

Sonraki Haber

“Asli işinizin millete hizmet olduğunu unutmayın”

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

4 × two =