“Yunanistan’ın İtalya ile imzaladığı anlaşma Türkiye’nin tezlerinin haklılığını gösteriyor”

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle, 128 ülkeden 80 binden fazla Türk vatandaşının ülkeye getirildiğini bildirdi. 

Bakan Çavuşoğlu, NTV’de katıldığı programda gündemdeki gelişmeleri değerlendirdi.

Ayasofya’nın ibadete açılmasına Yunanistan‘ın verdiği tepkiye ilişkin bir soruya Çavuşoğlu, “Azınlıkların hakları ve dini özgürlükler konusunda sadece bize değil, dünyaya ders verebilecek en son ülkelerden bir tanesi Yunanistan‘dır.” yanıtını verdi.

Çavuşoğlu, Yunanistan‘ın, Avrupa’da başkentinde cami olmayan tek ülke olduğuna dikkati çekti.

Ülkenin ikinci büyük şehri Selanik’te sürekli açık bir cami olmadığını hatırlatan Çavuşoğlu, Batı Trakya’da Türk azınlığın seçtiği müftülerin cenaze namazı ya da cuma namazı kıldırdığı için ceza aldığını ve Türk azınlığın Türk ismini de kullanamadığını vurguladı.

Çavuşoğlu, “Yunanistan‘ın bu konuları gündeme getirmesi hem iki yüzlülük, hem aymazlık, hem de haddini aşmadır. İstanbul’un fethini kabullenememiştir.” dedi.

– “Yunanistan‘ın İtalya ile imzaladığı anlaşma Türkiye’nin tezlerinin haklılığını gösteriyor”

Yunanistan‘ın İtalya ile imzaladığı, İyon Denizi’nde iki ülke arasında Ekonomik Münhasır Bölge (MEB) sınırlandırma anlaşmasının, Türkiye’nin Libya ile yaptığı anlaşmaya bir karşılık olarak yorumlanıp yorumlanmadığına” ilişkin bir soruya ise Çavuşoğlu, “İyon Denizi’nde olduğu için bizi ilgilendiren bir durum yok. Yani Doğu Akdeniz ve Ege’yi ilgilendiren bir durum yok. Bizim Libya ile imzaladığımız, deniz yetki alanlarının sınırlandırılması, yani kıta sahanlığının sınırlandırılması anlaşmasıyla da ilgisi yok.” yanıtını verdi.

Çavuşoğlu, bu konularla ilgisi olmasa da, söz konusu anlaşmanın, Yunanistan‘ın, Türkiye’nin savunduğu gerçekleri görmesi ve kabul etmesi bakımından çok önemli olduğunu dile getirdi.

Yunanistan‘ın, bugüne kadar adalara, adacıklara, kayacıklara, hatta kayalara da ana kara gibi muamele edilmesi gerektiğini savunduğunu aktaran Çavuşoğlu, ancak Türkiye’nin bu görüşe karşı çıktığını ve bu konuda mahkeme kararlarının da olduğunu anlattı.

Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

“Örneğin, kendi ana karasına uzak, ama başka bir ülkenin, Yunanistan‘ın bazı adalarında olduğu gibi, bizim sınırımıza yakın olan adaların tam etkinliği olamaz. Yani ana kara gibi muamele edilemez. Biz bunu Libya ile deniz yetki alanlarımızı belirlerken, anlaşmayı imzalarken kıta sahanlığımızın batı sınırlarını da belirledik. O batı sınırlarını belirlerken de buna riayet ettik.”

Yunanistan‘ın İtalya ile imzaladığı anlaşmada da kıyıya yakın adalara tam etkinlik verilmediğini, kıta sahanlığının söz konusu adalardan değil, ana karadan başladığını belirten Çavuşoğlu, “Bu anlaşma, içeriği bakımından bizi doğrudan ilgilendirmese bile, uluslararası hukuk bakımından ve bizim tezlerimizin de haklılığını gösterme bakımından son derece faydalı bir anlaşma oldu.” diye konuştu.

Çavuşoğlu, Yunanistan‘ın imzaladığı bu anlaşmayla, Türkiye’nin Libya ile imzaladığı anlaşmanın uluslararası hukuka uygun olduğunu tescillediğinin, uluslararası hukuk ve uygulamalar bakımından Türkiye’nin tezine yaklaştığının, ancak bunun Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki anlaşmalarıyla bir ilgisi olmadığının altını çizdi.

 

 

Kaynak: AA

Read Previous

Diriliş Ertuğrul’un başrol oyuncusu Düzyatan, yurt dışındaki hayranlarıyla buluştu

Read Next

Yunanistan’a savaş yanıtı: Matematik olarak uygun değil

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

5 × five =