İlk takdimi geçen yıl yapılan “Yücel Ödülleri” son derece anlamlı bir ödül. Tartışılmaz.
Farklı alanlarda olağanüstü katkıda bulunanların emeğine saygı anlamında, Kuzey Makedonya Türklerine verilmesi öngörülen bu ödülü ortaya koyan MATÜSİTEB ile bu girişimi destekleyen Makedonya Kültür Bakanlığı’nın takdir hakkıdır. Ödül söz konusuyken buna başka bir açıdan yaklaşmaktır niyetim.

Yücelciler’den söz ederken onların sadece Makedonya sınırları içinde yaşayan Türkler için değil, Yugoslavya sınırları içinde (daha da geniş) yaşayan bütün Türklerin hakları ve geleceği için bir mücadeleye girdiklerini hatırlamak gerekir. Çünkü Yücelcilerin mücadele yıllarında Türklerin yoğun yaşadıkları bölgelerde örnek Kosova’da, Sırbistan’da Preşova vadisinde Türklerin varlığı yıllarca reddedildi. O rejime ve “kafatasçı” siyasilere göre Türkçe her şey var fakat Türk yoktu.

Sırbistan ve Kosova’da Türk varlığı ancak 1951 yılında resmen kabul edilmiş. Fakat bugün de Türklerin en yoğun yaşadıkları Kuzey Makedonya’nın batısında aynı dönemde Türklerin varlığı ve ülkenin doğusunda olduğu gibi Türkçe eğitimin başladığını belirten hiç bir kaynak bulamadım (Bilim adamı unvanına sahip müelliflerin yazılarında da yok, eş geçilmiş bir konu gibi).

Öyle ki Yücelcilerin mücadelesini sadece Makedonya sınırlarına sıkıştırmak doğru olmaz. Ödülün takdir kapsama alanı daha geniş tutulmalıdır. Ödülün “kapsama alanı” geniş tutuldukça, söz konusu davada emek harcayanlara karşı haksızlık yapma alanı daralır. Bununla birlikte ödüle layık görülenlerin ve ileride layık olmak isteyenlerin sorumluluklarıyla birkikte davada soylu çabaları da artar. Çünkü Yücelcilerin çabaları, Türklüğü mevsim mevsim meslek hâline getiren “profesyonel Türklerin” çabalarına benzemez. İşte bu nedenle Yücel Ödülü’nün emeği ve çalışmaları “kişisel menfaatlerden” arındırılmış kişilerin temiz ellerine takdimi ödülün yolunu açık, ömrünü uzun eder.

Yücelciler Ödülü’nü ortaya koyanları, sebep olanları takdir ediyorum ve layık görülecek bireyleri daha şimdiden gönülden kutlama inancını taşıyorum.


Noktayı koymadan önce, Türkiye’den seslenen Boşnak Medya ( https://www.bosnakmedya.com/yucelciler-turk-tarihine-damgasini-vurmus-kahraman-sehitlerimiz/) portalında Yücelciler konusunda Zeynep Işıl Hamziç- Şevket Kuçeviç’in kaleme aldıkları yazıdan kısa şu bölümünü de paylaşmak istiyorum:

Yücelciler 1940’lardan sonra Makedonya topraklarında Türklerin milli varlıklarını ve manevi değerlerini, örf adet ve geleneklerini korumak ve yaşatmak için mücadele verdiler. 70 yıl önce 27 şubat 1948’de bir grup Türk aydın kurşuna dizilir. Makedonya’da vuku bulan entelektüel soydaş katliamıdır bu. Maalesef pek kimsenin haberi olmaz bu durumdan. Yücelciler ismi Türkiye’de çok sonraları duyulacaktır.
Öyle de oldu, kendilerini rahmetle anıyoruz.
Ödüle layık görülecekleri şimdiden kutluyor, hayırlı olsun diyorum.

Önceki Haber

Başkent Üsküp’te 243 trafik cezası kesildi

Sonraki Haber

Bulgaristan’da aşıya olan ilgi artıyor