Üsküp’te “Tasavvuf Musikisi” Konseri Öncesi Duygusal Mesajlar: “Bu Bir Vefa ve Gönül Buluşması”

Ensar Kültür, Yardımlaşma ve Eğitim Derneği, Üsküp Yunus Emre Enstitüsü ve Halkbank Üsküp iş birliğinde düzenlenecek “Tasavvuf Musikisi” konseri öncesinde gerçekleştirilen basın toplantısında, sanatçılar ve organizasyon temsilcileri önemli mesajlar verdi.

TIMEBALKAN

Balkanların tanınmış sanatçısı Burhan Şaban ile Türkiye’den Mustafa Demirci’nin sahne alacağı konserin, yalnızca bir müzik etkinliği değil, aynı zamanda kültürel ve manevi bir buluşma olacağı vurgulandı.

Burhan Şaban: “Kendi Şehrimde Sahneye Çıkmak Tarif Edilemez Bir Duygu”

Üsküplü sanatçı Burhan Şaban, doğup büyüdüğü şehirde sahne almanın kendisi için özel bir anlam taşıdığını belirterek duygularını şu sözlerle dile getirdi:

“Bu konser benim için sadece bir program değil; bir vefa, bir hatıra, bir gönül buluşması. Çocukluğumun geçtiği, hayallerimi kurduğum bu şehirde kendi insanıma ses vermek tarif edilemez bir duygu.”

Konserin hicri yılbaşına denk gelmesinin de ayrı bir anlam taşıdığını ifade eden Şaban, sanatseverleri yarın saat 19.30’da gerçekleştirilecek programa davet etti.

Mustafa Demirci: “Sanat Farklı Dillerde Aynı Duyguyu Anlatır”

Sanatçı Mustafa Demirci ise konuşmasında tasavvuf musikisinin birleştirici gücüne dikkat çekerek, farklı dillerde icra edilecek eserlerin aslında aynı duyguyu taşıdığını vurguladı.

“Sanat ve kültür, farklı dillerde hep aynı şeyi söyler; kardeşliği, birliği ve ortak duyguları yansıtır. Tasavvuf musikisi ise gönülden tanışmanın en güzel ifadesidir.”

Demirci, Üsküp ve Balkanlarla güçlü bir gönül bağı bulunduğunu belirterek, bu konserin kardeşlik ve kültürel birlikteliğe katkı sunmasını temenni etti.

Süleyman Baki: “Bu Konser Bir Köprü Vazifesi Görecek”

Ensar Derneği Başkanı Prof. Dr. Süleyman Baki, konserin Mevlid-i Nebi ve hicri yılbaşı vesilesiyle düzenlendiğini belirterek, etkinliğin kültürel açıdan önemli bir köprü işlevi göreceğini söyledi.

Filarmoni Salonu’nda gerçekleştirilecek konserin Türkçe başta olmak üzere Arnavutça, Boşnakça, Makedonca ve Arapça eserlerden oluşacağını ifade eden Baki, organizasyonun farklı kültürleri bir araya getireceğini vurguladı.

Yunus Dilber: “1500. Yıl Vesilesiyle Anlamlı Bir Program”

Üsküp Yunus Emre Enstitüsü Müdürü Yunus Dilber, etkinliğin Peygamber Efendimiz’in doğumunun 1500. yılı vesilesiyle düzenlendiğini belirtti.

Dilber, dünyanın birçok yerinde benzer etkinlikler gerçekleştirildiğini ifade ederek, konserin ardından katılımcılara aşure ikramında bulunulacağını açıkladı.

Fatih Şahbaz: “Çok Dilli Yapı Büyük Bir Zenginlik”

Halkbank Üsküp Genel Müdürü Fatih Şahbaz ise, kültür ve sanat faaliyetlerine destek vermekten memnuniyet duyduklarını belirterek, konserin dört dilde icra edilecek olmasının Kuzey Makedonya’nın kültürel çeşitliliğini yansıttığını ifade etti.

Şahbaz, bu tür organizasyonların farklılıkları bir araya getirerek toplumsal uyuma katkı sağladığını söyledi.

Üsküp’te gerçekleştirilecek “Tasavvuf Musikisi” konseri öncesinde düzenlenen basın toplantısının soru-cevap bölümünde, sanat, kültür ve tasavvuf musikisinin anlamı ile Balkanlar’daki etkisine ilişkin önemli değerlendirmeler yapıldı.

Mustafa Demirci: “Musiki insanı Allah’a yaklaştıran bir vasıtadır”

Sanatçı Mustafa Demirci, tasavvuf musikisinin manevi boyutuna dikkat çekerek, musikinin sufiler tarafından insanı Allah’a yaklaştıran bir araç olarak kabul edildiğini söyledi.

Demirci, müziğin yalnızca bir eğlence unsuru olarak görülmemesi gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Hazreti Mevlana da ‘Musiki, âşık ruhların gıdasıdır’ der. Beethoven da musikiyi ilimler içerisinde en yüce ilimlerden biri olarak görür. Çünkü müzik insanı yüce bir hakikate yaklaştırır.”

Tasavvuf geleneğinde musikinin Orta Asya’dan Balkanlar’a, Anadolu’dan İslam coğrafyasına kadar geniş bir alanda insanları manevi olarak besleyen bir araç olduğunu vurgulayan Demirci, “İlahiler sayesinde inançlar korunmuş, kültürler nesilden nesile aktarılmıştır” dedi.

Sanatın siyasi değişimlerden etkilenmediğini de ifade eden Demirci, “İktidarlar değişir, yasaklar gelir ama sanat kalıcıdır. Musiki bu anlamda sözlü kültürün en güçlü taşıyıcısıdır” değerlendirmesinde bulundu.

Demirci ayrıca Üsküp’te yeni projeler yapılabileceğine işaret ederek, Burhan Şaban ile birlikte farklı eserler ve hatta klip çalışmaları planladıklarını söyledi.

Burhan Şaban: “Bu konser bir vefa, 30 yılın birikimi”

Üsküplü sanatçı Burhan Şaban ise konserin kendisi için duygusal bir anlam taşıdığını belirterek, uzun yıllar sonra doğduğu şehirde sahne almanın özel bir mutluluk olduğunu ifade etti.

Şaban, organizasyonun gerçekleşmesinde emeği geçen kurumlara teşekkür ederek, “Bugün burada olmamızın bir hayrı var. Bu konser benim için bir ilk ama inşallah devamı gelecek” dedi.

Konserde çok dilli eserler seslendirileceğini ve Saraybosna ile İstanbul’dan gelen sanatçılarla güçlü bir orkestra oluşturulduğunu belirten Şaban, “Rıfat Varol gibi önemli isimler de bizlerle. Çok özel bir gece olacak” ifadelerini kullandı.

Sanatseverleri konsere davet eden Şaban, “Herkesin güzel hatıralarla ayrılacağı bir gece olmasını diliyoruz” dedi.

Süleyman Baki: “Üsküp bir kültür ve medeniyet hafızasıdır”

Ensar Derneği Başkanı Prof. Dr. Süleyman Baki, Üsküp ve çevresinin Osmanlı-Türk İslam medeniyetinin önemli bir kültür merkezi olduğunu vurguladı.

Baki, bölgenin sadece Üsküp’ten ibaret olmadığını belirterek, Bosna’dan Prizren’e, Selanik’ten Manastır’a kadar geniş bir kültür havzasına işaret etti.

Tasavvuf musikisi konserinin bu geleneğin modern bir yansıması olduğunu söyleyen Baki, “Camilerde, tekkelerde ve evlerde yaşatılan kültür bugün daha geniş bir salonda yeniden hayat buluyor” dedi.

Baki ayrıca, farklı kurumların iş birliğiyle düzenlenen bu tür etkinliklerin kültürel hafızayı canlı tuttuğunu ve devam edeceğini ifade etti.

Yunus Dilber: “Balkanlar tasavvuf geleneğinin canlı olduğu bir coğrafya”

Üsküp Yunus Emre Enstitüsü Müdürü Yunus Dilber ise Balkanlar’ın tasavvuf kültürünün güçlü şekilde yaşatıldığı bir bölge olduğuna dikkat çekti.

Sinan Ağa ve Blagay tekkeleri gibi merkezlerde yüzyıllardır Yunus Emre, Mevlana ve Ahmed Yesevi’nin eserlerinin farklı dillerde okunduğunu hatırlatan Dilber, bu geleneğin bugün modern organizasyonlarla sürdürüldüğünü söyledi.

Dilber, konserin Bosna, Türkiye ve Üsküp’ten sanatçıların katılımıyla büyük bir prodüksiyonla hazırlandığını belirterek, “1000 kişilik salonda gerçekleştirilecek bu etkinlik, Muharrem ayının ruhuna uygun şekilde aşure ikramıyla taçlandırılacak” dedi.

Yunus Emre Enstitüsü’nün farklı coğrafyalarda benzer etkinlikler düzenlediğini ifade eden Dilber, bu konserin de kültürel köprü vazifesi gördüğünü vurguladı.

Konser Yarın Akşam

Tasavvuf musikisinin evrensel diliyle farklı kültürleri buluşturacak olan konser, yarın saat 19.30’da Üsküp Filarmoni Salonu’nda gerçekleştirilecek.

Read Previous

Balkan Gençlik Okulu 2026 Atölye Çalışmaları 7. hafta dersleriyle devam etti

Read Next

MATÜSİTEB’ten Hakça ve Adil Temsil Yasa Tasarısı’yla ilgili açıklama