Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığının (YTB) desteğiyle Köprü Derneğince düzenlenen “Balkan Gençlik Okulu (BGO) 2026” projesi kapsamında Yeşilay Eğitim Müdürlüğü’nden Klinik Psikolog Türkan Senem Mol tarafından “Bağımlılıkları Anlamak” konulu seminer düzenlendi.
TIMEBALKAN
Başkent Üsküp’teki INNOX İnovasyon Merkezi’nde düzenlenen programa Köprü Derneği Başkanvekili Mehmed Arif, Klinik Psikolog Türkan Senem Mol, Balkan Gençlik Okulu Atölye Sorumluları ve öğrenciler katıldı.
Köprü Derneği Başkanvekili Mehmed Arif, burada yaptığı konuşmada BGO projesi kapsamında atölye çalışmalarının başarılı bir şekilde sona geldiğini söyledi.
YTB ve Yeşilay iş birliğinde bağımlılığa ilişkin kıymetli bilgilerin sunulacağı bir seminer olacağını belirten Arif, misafir konuşmacı ve katılımcılara teşekkürlerini iletti.
Klinikik Psikolog Türkan Senem Mol, seminer öncesinde muhabirimize verdiği demeçte, YTB bünyesinde yürütülen Balkan Gençlik Okulu Programı kapsamında gençlerde bağımlılık konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla genel bağımlılık eğitimi gerçekleştireceklerini söyledi.
Bu eğitimin içerisinde 5 bağımlılık alanı olacağını kaydeden Mol, “Alkol, madde, kumar, teknoloji, tütün bağımlılığı gibi alanlarda hem farkındalık yaratmak hem de bunlardan nasıl uzak durulacağı ile ilgili bilgiler paylaşıyor olacağız. En sonunda da tedavi kısmında nelere dikkat etmek gerekiyor, nasıl tedaviye yönlendirilebilir bunlardan bahsettiğimiz bir eğitim olacak.” dedi.
Üsküp izlenimleriyle ilgili de konuşan Mol, Türk kültürünün burada, eski Türk kültürünün hâlâ devam ettiğini görmesininin kendisini çok mutlu ettiğini belirtti.
Aynı zamanda bu kültürle bağımlılığın da bazen denk düştüğü, hatta biraz böyle bağımlılığın arttığı noktalar olduğunu da gördüğünü ifade eden Mol, “Kültür gerçekten bağımlılık için önemli bir etken. Kültür etkisiyle de bağımlılık artabiliyor. Evet, kültürümüz, değerlerimiz bize hem bağımlılıklardan koruyucu bir faktör olurken bazen doğru olarak bildiğimiz yanlış inanışlar da bizi bağımlılığa yönlendirebiliyor. Ancak bunları fark edersek bağımlılıklardan da uzak durmamız, kendimizi koruyabilmemiz için de bir fırsat olduğu için bunları burada konuşuyor olmak da çok kıymetliydi benim için.” değerlendirmesinde bulundu.
Bağımlılıkla mücadelede en çok nelere dikkat edilmesi gerektiği sorusunu da yanıtlayan Mol, “En temelde biz bir şeye yakalanmak istemiyorsak, yani bir şeyden uzak durmak istiyorsak hiç ona yakalanmamamız gerekiyor. Yani en başta koruyucu, önleyici faaliyetler. Ancak bağımlılık geliştiyse bundan sonra muhakkak ki bir tedavi kısmı olması gerekiyor ama koruyucu, önleyici faaliyetlerde bizim kötü alışkanlıklardan uzak durmamız için başta sağlıklı yaşam biçimini benimsememiz gerekiyor.” şeklinde konuştu.
Bunun hayatın her alanında, hem fiziksel sağlığımızı hem psikolojik sağlığımızı koruyabilmemiz ve bunlara iyi gelecek şeyleri, adımları atmanın da bizi kötü alışkanlıklardan da koruyacağına dikkati çeken Mol, “Bizim bazı temel motto kelimelerimiz var: İşte, “boşluğa bağımlılık girer”. O yüzden boş vaktin doğru değerlendirilmesi çok kıymetli olacaktır burada. Bu değerlendirmeyi de birçok alanda yapmak, yani tek bir alanda değil. Her zaman şunu söylüyorum: Alet çantamızın sağlam olması gerekiyor. Biz duygularımızı doğru bir şekilde yaşayabiliyor olmamız, boş vakitlerimizi doğru bir şekilde geçiriyor olmamız bize en çok koruyacak şeylerden birkaçı olacaktır.” dedi.
Program hediye takdimi ve aile fotoğrafı ile son buldu.










